Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '07

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
542
 

Herşeye rağmen

Herşeye rağmen
 

6 Ağustos 2007

Bendeniz “Japon kültürü” hayranıyımdır. Hayran olmamak elde mi? Saygıya, onura, gurura, bağlılığa bu kadar önem veren ve zamanın ilerleyişiyle dahi bozulmalar yaşamamış, mütavazi yaşam tarzını seven, bilgeliği, erdemi her daim başının üstünde taşıyan başka bir kültür tanımıyorum.

Tüm dövüş içerikli sporlarının önünde bile “selam vermek” vardır(tokalaşmak ayrı, eğilmek ayrı).Ben şimdiye değin kibirli bir Japon görmedim(zaten kaç tane görmüşsem. Hem hayranlığım öyle büyük ki görsem bile Japon demem “ÇİNLİ” derim J ).Alçakgönüllülüğün ve hümanizmin abidesidirler adeta.

Paranın “her şey” demek olduğu zamane çağında, bence “para köleliğini” kabul etmemiş tek millettir. “Her şeye rağmen…”

“6 Ağustos 1945 de saat 8’i çeyrek geçe, Hiroşima’da ki ırmağın en geniş kolunun iki yakasını birbirine bağlayan köprünün üstünde Enola Guy bombardıman uçağının kapakları açıldı.51 saniye sonra, Little Boy (tarihte ki ilk atom bombası), 600 m. yükseklikte ve hedefine 200 m.den az bir uzaklıkta patladı. Şok dalgasının yarattığı rüzgâr, fabrikaları büroları ve evleri yıktı; binlerce insan öldü. X ve Y ışınları, akyuvarları yok ederek ağır anemi krizlerine yol açarken, ısı rüzgârı, korkunç yanıklara neden oldu. Tek bir bomba, 78 150 kişinin ölümünden, 13 982 kişinin kaybolmasından, 9 428 kişinin ağır ve 29 957 kişinin hafif yaralanmasından sorumluydu.9 Ağustos da Nagazaki’ye atılan ikinci bomba(36 000 ölü ve 40 000 yaralı), imparator Hirohito’yu teslim olmaya mecbur etti(14 Ağustos).”

Bugün bu insanlık ayıbını 62.kez utançla anıyoruz. Evet… Her şeye, bu insanlık dışı olaya rağmen JAPONYA, teknolojisiyle en ileri toplum ola bildi. Bu da gösterir ki; Japonlar paranın efendisidir, kölesi değil(ne kadar ABD onların efendisi gibi gözükse de).

Konuyu hemen toparlıyorum. Geçen gün ben bir makale okudum ve bugün sizlerle bir bölümünü paylaşmak istedim. Paylaşacağım bölüm fikirlerimi destekleyici nitelikte. İnsanlığı bir kez daha “Japon Kültürüne” hayran bırakacak bölüm şöyle:

“Amerika’da uzun süredir üretim yapmakta olan Electronic Produce isimli firma Uzakdoğu pazarına daha kolay ulaşabilmek için Japonya’da bir fabrika kurdu. Fabrikada bilgisayar parçaları üretilmekteydi. Ürünlerin kutulanması ve ambalajlanması için Japon kadınlar işe alındı. Yapılan işte ücretlendirme Amerika’da ki fabrikada olduğu gibi parça başı sistemine dayanmaktaydı. Yani Japon kadılarına ödenecek ücret ürettikleri iş sayısına bağlı olarak birbirlerinden farklı olacaktı. İlk ayın sonunda hem kutulanan ürün sayısı düşüktü hem de işten ayrılmak istediklerini ustabaşı Ouchi’ye bildirmişlerdi. “Neden?” diye sordu yönetici.

—Efendim. Bu durum son derece utanç verici biliyorum. Ancak çalışanlar ücretlerinin diğer Japon işçilerinde uygulandığı gibi olmamasından şikâyetçiler. Burada işe yeni birisi alındığında aynı işi yapanların ücretleri yaşına göre belirlenmektedir.36 yaşındaki bir işçi, 18 yaşındakinden daha fazla maaş alır. Her yeni yaşta ücretler otomatik olarak arttırılır. Bu iş yerindeki küçük yaştaki işçilerin, kendilerinden yaşça büyük olan işçilerden daha fazla ücret almaları her ikisini de utandırmaktadır. Daha fazla üretenin daha fazla alması yanlış. Çünkü genç yaştaki çalışanlar, yaşı ileri olanlardan daha fazla üretmemeye, böylece onları utandırmamaya çalışmaktadır.”

Sadece bu bölüm üstüne öyle cümleler dökülebilir ki. Ben herkesi, kendi kendiyle düşünmeye ve tartışmaya davet ediyorum.

SAYGILARIMLA

LAVİNYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdiklariniza katilmamak elde degil . gercekten onurlu bir toplum . gecenlerde secim yapildi. (Upper house ) biz de eskiden olan senatorler gibi. Hukumetteki parti hezimete ugradi. Basbakanin deyim yerinde ise reytingi dustu . Ama secim sonrasi soylegi sozler anlamliydi . "Nerede yanlislik yaptik arastirip duzeltmeliyiz " dedi, efendi bir sekilde .Kimseye satasmadan . Ama biliyor musunuz yeni nesilin hali pek ic acici degil .Amerika ve yabanci hayranligi ile ozlerini kaybediyorlar gibi geliyor bana . Buradaki yaklasik yirmi yillik gozlemlerime dayanarak duygularimi ifade etmek istedim sadece .

Nursen 
 12.08.2007 11:33
Cevap :
Öncelikle geniş yorumunuz için çok teşekkür ederim.Beni etkileyen diğer bir nokta da şu:Birçok kültürdeki gençlerimizin eline ekonomik özgürlük geçtiği takdirde yaşlarının toyluğu ile birçok yanlış içine giriyorlar.Ama Japon kültüründe (tabiri caizse)gençler yaşlılarının eline baktığı için yanlışlar azalıyor ve tam bir ekonomik özgürlüğe kavuştukları zamanda zaten olgunlaşmış oluyorlar.Çok mu katı düşünüyorum?SEVGİLER ve SAYGILAR.  12.08.2007 17:04
 

Gerçekten hayran kalmamak elde değil ayrıca bilgilendirdiğin için teşekkürler. Sevgiler:)

nelliyizbudak 
 09.08.2007 17:44
Cevap :
Şükür kavuşturana :))  09.08.2007 19:43
 

Böyle bir kültüre sahip toplum başka yoktur. Birbirlerine gösterdikleri saygı herşeyin başı, saygı beraberinde mutluluk ve sevgiyi getiriyor zaten. Benim gördüğüm bir olay şok etmişti beni; 20-25 yaşlarında bir genç japon bayan, masasının önünden geçen 4-5 ileri yaştaki japonun her biri için masasından kalkıp eğilerek selam vermişti...Saygı ve sevgiler

drgayemm 
 07.08.2007 9:39
Cevap :
Hayran olmamak elde değil.Katkın için teşekkürler.SEVGİLER.  07.08.2007 15:32
 

Japonya'dan o güzelim gözlü insanlardan birer vahşi çıkmaz; ama vahşetin en derinlerinden biri yaşadılar.

sivyus 
 06.08.2007 22:08
Cevap :
Bir kaç kişinin, bir kişinin katline karar vermesine eş değer bir durum.Anlamsız.Çok anlamsız ve acınası.Yorum için teşekkürler.SAYGILAR.  07.08.2007 15:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 622
Toplam mesaj
: 104
Ort. okunma sayısı
: 1742
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

1975 ANKARA DOĞUMLUYUM, 15 YAŞIMDAN BERİ YAZARIM(yazmak fiilinin geniş zamanlı kullanımıyla) evli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster