Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
83
 

Heves

Heves
 

Kırmak konusunda ustalaşmış insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz bilmiyorum fakat bunun ümitsizlikle bir ilgisi olmalı. Mesela, bazı insanların gelip hayatınızın merkezi olduktan sonra sizi uçurumdan aşağı itmesinin de inanmakla çok büyük bir bağı var. Deneyin, göreceksiniz. Hep yanındayım yalanını söylemiş, hiçbir zaman üzmeyeceğinin sözünü vermiş olan kişi o uçurumun başında olacak. Sırtınızda izlerini  hissedeceksiniz. Eminim, sizin için de bu böyle. Çünkü özellikle bu konuda uzman olan insanları bulma gücümüz var.

Ben hiç sevmek konusunda ustalaşabilen iki insanın birbirini bulduğunu görmedim. O gerçekliği yakalamış olanınız varsa bize anlatsın. Çoğumuzda masal olarak kalmış, efsaneleşmiş bir iç çekiş bu. Bir insana hayatınızda her zaman görmek için güzel bir yer verirken onun bunu istememe özgürlüğünü anlıyorum, en doğal hakkıdır belki de. Ama hayatınıza bilerek ve isteyerek gelmiş, önemli bir yere sahip olmak için çabalamış birinin sizi kırması, üzmesi anlatılabilir bir yıkım değil. Her insanın hayal ettikleri ve hayal kırıklıkları var ama bu ona hayal olduğu bir varoluşu parçalama imkanını vermiyor. Bu hayatta derin nefes alıp gülümsemek için o kadar çok sebep var ki insanlar birbirlerinde 'daha çok nasıl incitirim?'  hesabını yapmaktan farkedemiyorlar. Düşünüyorum, deneyimlediğim bir olguyu çokça insan deneyimliyorsa büyük bir yanlışın içinde yuvarlanıyoruz. Yanlış yönün çığıyız. Kendimi bildim bileli nefes almanın asıl sebebinin sevmek olduğuna inanıyorum. Bir ağacın yapraklarını sevmek, bir köpeğin masumiyetini, bir şarkının melodisini, bir insanın yüreğini, varlığını sevmek...

Öyle güzel ki seviliyor olmayı tercih etmeme sebebimin temelidir sevme gücüm. Benim de kendi hayallerim için yazdığım masallarım var elbet ama kahramanını yücelttiğim masallarımın sonunda hep eksiklik kazanıyorum. Bir yanlışı doğruya çevirmenin en iyi yolu bir olmayı bilmekten geçiyor. Dünyada birbirini sevmiş her insanın yan yana olduğunu düşünsenize. Dünya, mutluluk topu olurdu. 

Size en basit gülümseme tarifini veriyorum.  Önce bir insanı tanıyacaksınız, elbette ki tanımak fiili şehir efsanesi anlatmak istediğim bir hayalin koridorlarında yapacağınız yolculuk. Hadi! Değeceğine inandığınız bir sevgi edinin. Tabi ki sizi sevmeyecek olanı tercih edeceksiniz çünkü biz hep 'mış gibi yaşamların artıklarıyız.'

Sevdikten sonrası zaten zor olanı, bundan sonrasında önemli olan yürek tadınızı tutturmak. Tarifin içine birkaç yalan, biraz hayal kırıklığı girdi mi tadı bozuluyor ama önemli olan malzemenin kalitesi. Demek istediğim: Taşıdığınız önemsiz,sadece işlevsel bir organ değil; siz bir hayatı yüreğinizde taşıyorsunuz ve buna en çok yakışanı istemek hakkınız. Çokça sevin, sizi uçurumdan iten elleri hiç unutmayacak kadar çok. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 93
Kayıt tarihi
: 04.06.17
 
 

Mavinin içinde mavi, çocuklarla çocuk, üzülene omuz, sevinene gülümseme, bir kalemin varolmasına ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster