Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '07

 
Kategori
Felsefe
 

Hey çöplük bakar mısın bana!

Ne oldu garibinize mi gitti çöplük diye hitap etmem. Ama gerçekten çöplüksünüz.

Üstelik çöpü de siz ürettiniz.

Tamam tamam kızmayın. Siz de bana çöplük deyin ödeşelim.

Sonuçta ben de dahil olmak üzere hepimiz çöplüğüz. Ben peşin, peşin kabul ediyorum.

Kanıtlayayım mı size bunu?

Ama önce beyninize bir bakmam lazım.

Çok mu özel şeyler var içinde?

Tamam! Ben bakmıyorum o zaman siz söyleyin bana.

Hadi düşünün biraz ama.

Çekinmeyin dökün hepsini ortaya. Biz bizeyiz. Yabancı yok. Özellikle acılı olanlardan lütfen.

Ben yardımcı olayım mı peki size.

Mesela eski sevgilinizin sizi terketmesi, ya da eski eşinizin sizi aldatması nedeniyle hala ona duyduğunuz öfke.

Geçmişte dostlarınızdan yediğiniz kazıklar nedeniyle onlara karşı hissettiğiniz bitmek bilmeyen kızgınlıklarınız.

Bir türlü affedemediğiniz, bugüne kadar size karşı yapılmış tüm haksızlıklar.

Listeyi daha uzatabilirim ama bu kadar yeterli sanırım.

Bilmiyorum, beyninizi ne kadar çok duygu çöpü ile doldurduğunuzun acaba biraz olsun farkına varabildiniz mi? Biriktirdiğiniz bu çöpler çoktan işi bitmiş ve artık hiç bir işe yaramayan acılarınızdan oluşuyor. Geçmişte önem taşıyan ama şimdi hiç bir anlamı kalmayan acılarınızdan. Zihniniz oynuyor bu garip oyunu size. Onun marifeti bu biriktirdiğiniz çöpler.

Atmaya bir türlü kıyamadığınız eski eşyalarınızı bir daha kullanmayacağınızı bile bile evin deposuna yığdığınız gibi, onları da yığıyorsunuz itinayla beyninizin içine. Bir müddet sonra onlardan yer kalmıyor hiç yenilerine. Yani şimdiye.

Düşündünüz mü hiç biriktirdiğiniz bu çöpler sizin bir işinize yarıyor mu?

Ben söyleyeyim mi?

Onlar beyninizde o kadar çok yer işgal ediyor ki, beyninizi o kadar çok meşgul ediyorlar ki. Sizi asıl önemli olan şeyden, bulunduğunuz andan ve buradan uzak tutuyorlar.

Ne dersiniz?

Bir sonbahar temizliği yapıp ufak ufak bu çöplerden kurtulmaya? Ya da en azından yenilerini toplamamaya.

Bilmem farkında mısınız ama hepimiz sürekli olarak kendimizi yaratma süreci içindeyiz. An be an, kim, ne olduğumuza karar veriyoruz ve sürekli değişiyoruz. Ve bunu genellikle de aldığımız kararlarla yapıyoruz.

İster eskisi gibi çöplerinizle birlikte yaşamaya devam edin. İsterseniz bulunduğunuz anın keyifini dibine kadar çıkarabilmek için, hiç bir işinize yaramayan bu garip bağımlılıktan vazgeçin.

Karar sadece sizin!

15 Kasım 2007
Haşim Arıkan
http://hasimce.blogspot.com/

 
Toplam blog
: 110
: 1108
Kayıt tarihi
: 05.02.07
 
 

Kimliksiz bir yazanım aslında... Bazen benim, bazen senim, bazen de herhangi biriyim. Belki d..