Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
453
 

Hey gidi eski nesil hey!

Hey gidi eski nesil hey!
 

Simitçi Amca! Eli öpülesi insan.


Malum bilen biliyor ya ailemize yeni üyenin katılmasına az bir zaman kaldı. Bundan dolayı doktora da daha sık gidip geliyorum. Yıllardır aynı doktora gittiğim için doktorumu değiştirmeyip kilometrelerce yol gidiyorum. Ne işime yakın, ne de evime yakın doktorum. Eh karnı burnunda arabayla o kadar yolu gitmeyeyim diye de "Metrobüs" denen yüzyılın icadını kullanıyorum, hastane tam durağın önünde olduğu için. Hastaneye giderken sorun yok da, dönüşte yer bulabilirsen bul...

Neyse, gittim, dönerken yavaş adımlarla merdiven çıkmakta zorlandığım için, Metrobüs durağına giden rampadan yürüdüm. Metrobüs geldi, zaten beklemiyorsunuz ya ardarda geliyorlar. Bindim. Ama kıpırdamak ne mümkün. Tutunmaya çalıştım sıkı sıkı, aman fren yaparsa bişey olmasın diye. Hani bu dönemlerde dengeyi sağlamak zor oluyor ağırlık merkezi değiştiği için.

Bir-iki durak sonra koltukların olduğu yere varmayı başardım. En ön koltukta siyah saçlı, kıpkırmızı bolca ruj sürmüş, dudağının yanına da bir hızma iliştirmiş 17 li yaşlarda bir "genç!" oturuyor. Kulağında son model telefonundan çalan mp3lerinin müziği, yüzü de camdan yana.

Hani diyor ki:

Hiç bana ilişmeyin, kulağımda kulaklık olunca gözlerimde görmez benim. E tabii o koca siyah gözlüklerinin ardından gelişmemiş beyninin algılaması için hem kulağının hem gözünün boş olması gerekiyor. Sinirlendim vesselam. Hani oturmak sorun değil. Çok şükür ayakta durunca birşey olmuyor da... Yanında oturan yaşlıca bir teyze dayanamayıp kalkınca çok üzüldüm. Yaşlı teyze önce şöyle yanındaki kızı bir süzdü, baktı baktı baktı ama kız oralı değil. Şöyle kafayı bir sallayıp yerinden kalkıp " Gel kızım sen otur" dedi.

"Yok"dedim. "Gerçekten gerek yok, tutunabiliyorum" ben dedim.

"Olur mu hiç" dedi. "Düşersin Allah korusun, can taşıyorsun sen" dedi. Derken çoktan kalkmıştı bile. Yandaki takıp takıştıran hatun hiç oralı değil. Oturdum. Sinirli gözlerle baktım. Bu kıza eğitim veremeyen kültüre kızdım. Annesine, babasına kızdım. Eline son model telefon almayı biliyor ama en basit görgü kurallarına uymayı bilemiyor dedim. Gözüm bir yandaki koltuğa ilişti. Baktım tombulca 16 yaşlarında genç bir delikanlı. Yanında yaşlıca bir amca. Çocuk en ön koltukta cama bakıyor. Cama baktınız mı tamamdır iş bitti.

"Ben yerimden kalkmam demek" miş...

Eğitim şart!!!

Bugün işe gelirken, (hala mı demeyin, hala, işe gidip geliyorum. İş yerindeki çalışma arkadaşlarım gerekli eğitimi aldılar şükür ki :) ) arabayı park ettim bir simitçinin önünde. 10 adım ötedeki Bankoma'ta bir koşu gidip ( benim koşumdan ne olursa işte... ) para çektim geldim. Simitçi den bir peynir bir simit istedim. Yaşlıca bir amca Simitçi amca. İlk defa ondan Simit alıyorum. Simitçi amca bana ne dedi biliyor musunuz?

- "Kızım yoksa Simit paran yok diye mi para çektin. Olsun bugün vermeseydin. Ne gerek vardı gittin oraya. Bidahakine verirdin." dedi.

Şaşırdım baktım kaldım. Amcanın bütün Simit'lerini orada alıveresim geldi.

-Yok amcacım zaten çekecektim ben teşekkür ederim dedim.

Ne varsa eksi nesillerde var yine. Her geçen gün yozlaşıyor kültürümüz, neslimiz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok görsün, çok bilsin, çok sevilip sevsin Yiğit Tuna'mız... Adı gibi yiğit ve alp kişi olsun!

Emine Supçin 
 14.02.2011 18:48
Cevap :
Vatanına milletine faydalı bir insan olsun :) Saygıyla hocam.  16.02.2011 10:10
 

Nasıl bilirim o durumu. Ayakta duracak halin yok, ama oturanlar camdan dışarı bakıyor... Son günlerde babam için hastanelerde koşturuyoruz. Bel fıtığı var kendisinde, ağrıları dayanılmaz ölçüde. Polikliniklerin önündeki sandalyeler dolmuş oluyor, o garibimse ayakta duramıyor. İnsanların yüzüne bakıyorum, hepsi büyükbaş hayvanlar gibi yüzüme bakıyorlar. Sonunda, "Babam ayakta duramıyor, rica etsem, en sağlıklınız hanginizse, yer verebilir mi?" diyorum. İşte o zaman birinden biri muhakkak yer veriyor. Oysa, daha o durumu görür görmez ayağa kendiliğinden kalkıverse olmaz mı?! İnsanımız gittikçe yozlaşıyor... Seni anlıyorum can... Ama ufaklığımız pek bir güzel, pek bir şirin be ya! Kırk kere maşallah! Adı nedir? Adıyla yaşayası... Sevgimle sana...

Emine Supçin 
 12.02.2011 11:29
Cevap :
Ben hiç oturmaya bile yeltenmiyorum iyi olduğum sürece, benden daha zor durumda olanlar otursun, ihtiyacı olanlar. Çocuk kucağımdayken mecbur :) Oğlumun adı Yiğit Tuna... Bol saçlı karaböcük...  14.02.2011 9:39
 

<İ>... ama ne yazık ki yaşamdan kareler... Ben merkezci görünen bu kuşak bizim çocuklarımız ve onlar hâlâ bizlerden gelecek bir şeyleri samimiyetle almayı bekliyorlar...umut her zaman var...olmalı...
Sağlık ve esenlik diliyorum...

TEKBAŞINA 
 28.09.2010 20:33
Cevap :
Ne güzel özetlemişsiniz. Teşekkür ederim.  29.09.2010 9:32
 

kaleminize sağlık. Güzel bir konuya değindiniz, Biz hep gençlere suç buluyoruz o gençleri yetiştiren biziz. Toplu ulaşımda yıllardır dikkat ederim, Anneler,Babalar eğer yanlarında boş koltuk varsa yaşı kaç olursa olsun hemen çocuğunu oturtur ve mümkün mertebe de kimseye yer verdirmezler,sorumluluk vermezle v.s maalesef ne ekersek onu biçiyoruz. Allah kurtarsın sizi, umarım sağlıklı bir biçimde Bebğinize kauşursunuz. Saygılarımla...

SELVİ 
 28.09.2010 8:39
Cevap :
Bir çocuk ailesinin kültürü ile yetişir. Herkes kendini haklı görüyor. Bizim kültürümüzde, tıka basa dolu otobüslerin ön koltukları, yaşlı ve çocuklu kişilere önceliklidir. Ben çocuklarımı bu şekilde yetiştirecegim. Katkınız için teşekkürler.  28.09.2010 13:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 24.02.09
 
 

Yazmak bir tutku benim için. Yıllardır yazmayı seven biri olarak, bilgisayarın icadı ve gelişen t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster