Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
388
 

Hey gidi günler

Hey gidi günler
 

Aklıma çocukluğum geldi... Bahçeli bir evde büyüdüm. Misket oynadım, çivi oynadım, yakartop oynadım, yılan oynadım, seksek oynadım, taş oynadım, istop oynadım, saklambaç oynadım, ağaçlardan düştüm, kışın kartopu oynadım, tornetle kaydım, domatesi ve her türlü meyvayı sebzeyi dalından hormonsuz olarak yedim, hanımeli topladım, papatya topladım, gül topladım elime diken battı yine de topladım, leylak topladım... Neler neler yaa... Çok güzeldi.

İki tane de kız arkadaşım vardı mahallede diğerleri erkekti. Hatta birgün sokağımızın karşısında oturan Nazan’a giderken kamyonun altına girmekten son anda kurtulmuştum. Bunun üzerine babam çok uzun süre bahçe dışına çıkmama izin vermemişti

:))))))))) Tornet ne derseniz, abimle komşu oğlanlarının kavga gürültü ve küfürle karışık birlikte yaptıkları, üzerine oturup yokuş aşağı yalpalayarak kaydığımız uyduruk bişeydi.

Blog arkadaşımız Ömer Turan’ın “Çocuk olmak zor bu şehirde” isimli yazısını okudum.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=142440

Şimdiki çocuklar gerçekten çok şansız. Erkenden kalkıp sobanın üzerinde ekmek kızartan tereyağı ve balı karıştırıp kızarmış ekmeğin üzerine süren anneleri yok.

Ve yine blog arkadaşlarımızdan Emekli Öğretmen’in “Müsait olunca beni sever misin” isimli yazısında belirttiği üzere sevgi yoksunu da büyümedik.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=142475

Eskiden aileler daha bir kalabalıktı. Çekirdek aile gibi görünsek de dört çocuk ve anne babadan oluşan kocaman altı kişilik bir aileydik. Amcalar dayılar kuzenleri de her zaman yanımızda görebiliyorduk.

Her misafir geldiğinde hiç sorulmaksızın kocaman yer sofraları hazırlanırdı. Büyükler önceliği çocuklara verirdi hep. Kadınlı erkekli çocuklu büyüklü sofralarda keyifle yemeklerimiz yerdik.

“En çok anneni mi seviyorsun babanı mı” sorusu hiç bıkmadan sorulurdu. İçimden “öff yaa yine miii” diye geçirir sonra “ikisini de” derdim. Bu cevabı aile büyükleri hiç kabul etmek istemezdi. Mutlaka ikilik yapmamız beklenirdi. Onları nasıl ayırabilirim ki? Hayatımda ikisinin de çok özel bir yeri var.

Kalabalık olmamıza rağmen hepimizle tek tek itinayla ilgilenirlerdi. :) Bahçemizde her türlü sebze meyva vardı. Dalından koparıp hemen yeme şansına sahiptik ama ben şeftali yiyemezdim arıdan çok korkardım, çünkü alerjim var. Babam yerken yanımda bekler beni arıdan korurdu.

Ayvamız vardı taşa sürtüp tüylerinden arındırırdık. Hayatım boyunca o kadar tatlı ayva yemedim.

:)))))) Bu şarkı bitmez...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazen olur hepimize hatıralar canlanıveriri gözümüzde ne güzel günlerdir onlar, o şen şakrak kalabalıklar, o dönem de her çocuğa nasip olan oyunlar ve doğa .. bugün ise beton yığınları ile okul dersaneler arasında geçen bir at yarışı okumalar, yaşam gün geçtikçe farklılaşıyor ve insanlar ayrışıyor. En önemlisi herçeşit meyvayı dalından koparabilmek, aynı soru anne babayı sevme sorusu gülümsetti. sorulmayan varmı acaba:) Birde gelen misafirlere çocuk erkekse külotu indirilir malzeme gösterilirdi. Misafirden de şöyle bir nida gelirdi Ooooo!.. aferin ne demekse:)) Kendi bahçemizde onca meyva ağacı varken illaki komşunun bahçesinden aşırırdık. Keyiflendirdin.:)

Bumerangs 
 08.11.2008 13:26
Cevap :
:))))))))))))))) Sayın Yazarım komşunun bahçesindekiler her ne hikmetse hep daha güzel gelirdi gerçekten... İstanbul'da babamlarım evi yine bahçe içinde ve aynı güzellikler orada devam ediyor... Ben ve ailem galiba şanslı insanlardanız... Ne güzel gülerdi... :) Paylaşımına teşekkürler. Sevgiler.  08.11.2008 17:54
 

bu sarki hic bitmesin, sen hatirladikca mutlu ol canimcim benim..

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 07.11.2008 21:24
Cevap :
:) Dimi yaa... Kocaman öptüm...  07.11.2008 22:01
 

Esma Hanım, Çocukluk günlerimiz ne kadar da benziyor...:)) Ben de tornet'e binmeye; bir de kornet dondurmaya bayılırdım...Tornetin biyelerini evden kaçak aldığım annemin makine yağıyla yağlardım :))Ayvayı da taşta kırıp yemenin tadı bir başka olur...Halen ayvayı kırarak yerim::)) Selam ve sevgilerimle...

Mesut Selek 
 06.11.2008 15:50
Cevap :
:) Sayın Başkanım biran ön şu zaman tünelini yapsalarda çocukluğumuza geri dönsek yaa. Biz böle nereye kadar gitcez bilmiyorum ama zor ya... Bahçede eriklerimiz vardı üzümlerimiz incir... En güzeli de domatesi koparıp hemen oracıkta tuzlayıp yemekti. :))) O zamanda mızıklıyodum ellerim kirleniyor diye :))))) Ne zormuşuz ben ya. Zavallı anacığımla babacığım. :) Sevgileri kendine çok iyi bak. :) Unutmadan, çileğimiz bile vardı...  06.11.2008 16:24
 

BEN VARIM BU İŞE MİSALİ...EEeee O ESKİ GÜNLER AKIP, GİTTİ.. ARTIK GERİ GELEMEZLER..ANCAK HAYALİMİZDE BİR ANIDIR O HEYY GİDİİ GÜNLERR...! :-))) PEKİ MEREK ETTİM TORNETE İSTANBUL'un HANGİ SEMTİNDE BİNDİNİZ HEYY GİDİİ O ANILI,HATIRALI GÜNLERDE..??? :-)))) SEVGİLER ve SELAMLAR..! :-)))))

Necip Köni - Adana / TR 
 06.11.2008 13:37
Cevap :
:) Sayın Başkanım tornete İstanbul/Maltepe'de biniyoduk. Anadolu yakası o zamanlar beton yığını değildi. Aahh İstanbul aahhhh... Sevgiler, kendine iyi bak.  06.11.2008 14:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 653
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster