Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '09

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
2992
 

Hey Onbeşli Onbeşli

Hey Onbeşli Onbeşli
 

15 li çanakkale şehitlerimiz


Türkülerimiz…

Bazen bir ağıt, bazen coşkulu bir güfte, Doğu, Batı, Anadolu fark etmez, aynı yüreklerdeki acıyı, aşkı, ayrılığı bazen de sevinci dile getiren, ezgiyle dilden dile dolaşırken zaman içinde anonimleşen türkülerimiz.

“Hey on beşli onbeşli” türküsünü bilmeyenimiz yoktur. Müziği pek bi coşkulu, oynak bir türküdür. Düğün de dernek de çalınınca hemen kalkar, keyifle oynanır, raks eder davetliler.

Pazartesi akşam televizyon kanallarını zaplarken Kenan Erçetingöz’ün “Yüz Yüze” adlı programında, ilk defa dikkatimi çeken ismini sonradan öğrendiğim Elif Güvenlik adında bir şarkıcı, mimikleri, jestleriyle son derece abartılı, coşkulu bir şarkıyı icra edercesine müziğin akışına kaptırmış kendini hem söylüyor hem de raks ediyor. Türkünün hazin hikayesini daha önceden bildiğim için bir süre durup izledim ve merak ettiğim, seslendirdiği şarkının hikayesini bilip bilmediğiydi! Gerçi yeni nesil şarkıcılarımızın bu konuda işi çok da zor değil! çünkü! trend bu artık. Eski şarkıları alıp, remix versiyonuyla modernize etmeye çalışıyorlar. Bana göre bir şey ürettiklerini düşünmeleri gibi de bir yanılgıları var.

Oysa ki! bazı marşlar ve türküleri dinlemek, Milli duygularımı hareket geçirirken, kelimelerle tarif edemeyeceğim duyguları yüreğimin ta derinliklerinde hissettirir. Bu yüzden bunların dokusunu değiştirmelerine, her ne kadar telif hakkı talep edecek bestecisi olmasa bile, anonimleşen bu ezgilerin halka mal olmuş bir değer teşkil ettiğini düşündüğümden icra edilmesini de kesinlikle tasvip etmiyorum.!

Şimdi gelelim bu türkünün hazin hikayesine;

Çanakkale Savaşı Gelibolu yarımadasında tüm hızıyla devam ediyor. İngilizler, Fransızlar ve Anzaklar tarafından kuşatılmış tüm cephelerde ayrı ayrı hücum ediliyor. Bizim Mehmetçikler ellerinde süngülerle, siperler de gün geçtikçe şiddeti artan bu taarruzlara karşı koymaya çalışıyor. O kadar ki cephe de her gün binlerce askerimiz şehit düşüyor. Bunun üzerine takviye kuvvetlere ihtiyaç olunca padişah bir tebliğ yayınlayarak askere alınacak kimse kalmadığından, askerlik çağına gelmemiş, eli silah tutan boyu posu yerinde olanlar askere alınıyor. Daha sokaklarda koşup oynayacakları çağda, gönüllü olup olmadığına bakılmaksızın 15 yaşın üzerindeki ana kuzularının asker olmak zorunda kaldığı o kara günlerde yazılmış bir ağıt bu!

Hey Onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı …

diye devam edip gidiyor....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugün canım ne yazı yazmak nede yorum yapmak istemiyor,hem yorgunum hem kızgınım...:((..Bu yazının fotoğrafı ve hikayesi canımı bir kez daha yaktı..''hey onbeşli'' türküsünün yazıldığı yerin adı Tokat'ta başka bir acı türkünün öyküsü yaşandı.. Hikaye aynı değil ama oyun aynı..Neden iğrenç,kirli,ahlaksız oyunların kolay oynandığı yerin adı oldu Anadolu ve biz..Selamlar..

cinford 
 08.12.2009 19:38
Cevap :
Mutluluk kısa dönem yaşanan anlık duygulardır hayatımızda. Bazen yaşamı sorgularken hüzünlerin, beklentilerin ve hüsranların daha büyük bir kısmını teşkil ettiğini düşünürüm. Zaman akıp geçerken hayaller ve umutlar da olmasa ömür zor geçerdi sanırım! Sevgi ve umut dolu yarınlar sizinle olsun. sevgilerimle...  08.12.2009 21:40
 

Çok yerinde ve anlamlı tesbitiniz için tebrik ederim..Çarşambayı sel almış...Haydaaa ...Oynarız...Ormancı Türkümüzde cinayet vardır...Cinayete oynarız...İnsan haklarını ve sömürü düzenini kınayan grev yaparız...Grevci tren makinistine dayak atarız:)) Vesselam tam bir Arabesk toplum misyonumuz gittikçe artarak sürer gider...Selam ve sevgilerle...

Mesut Selek 
 27.11.2009 0:26
Cevap :
Siz de duyumsayarak ve hissederek okumanın da yorumunda hakkını veriyorsunuz gerçekten.Yorumlarınızı okurken dikkat ediyorum öylesine geçiştirmek, sıradan beylik laflar etmek yerine yazıya bir anlam bütünlüğü katıyor paylaşımınız. Ruhunuza, kaleminize sağlık Mesut Hocam. Sevgilerimle...  27.11.2009 9:20
 

Şıkır şıkır oynadığımız o kadar çok türkülerimiz var ki.. Çoğu da müstehçen. Ben blog sayfamda 'ACICIK UCUNDAN VERSEN' başlığıyla toplamaya çalıştım. Bloğunuzda yazamadıklarınızı oraya yazarsanız sevinirim. Paylaşımınız için teşekkürler.

Yüksel ÖNAÇAN 
 25.11.2009 11:17
Cevap :
yorum için teşekkürler hocam, hemen okuyorum. saygılar,selamlar  25.11.2009 13:30
 

Internete baktım. Şu adreste şöyle bir açıklama buldum. www.baktabulum.com/turkulerimizin-hikayeleri/229122-hey-on-besli-hey-on-besli-turkusu-hikayesi.html Türküde geçen 15, eski takvimle 1315'liler olarak alınmış.Bu da 1897 yılına karşılık geliyor ve o yaştakiler 1915'te 18 yaşında. Yine de çok genç tabi. Bir de Gazi Er Adil Şahin'i biliyorum. 1915'te 16 yaşındaydı. Saygılar.

Mehmet Sinan Gür 
 25.11.2009 3:09
Cevap :
katılımınız için teşekkür ederim Mehmet bey, saygılar sunarım.  25.11.2009 9:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 187
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1376
Kayıt tarihi
: 17.07.09
 
 

Bir Nisan akşamı kışı uğurlayan, baharla gelmişim dünyaya…  Hobi olarak çeşitli tasarım etkin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster