Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '17

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
305
 

Hey onbeşli türküsüne taktım kafayı

Hey onbeşli türküsüne taktım kafayı
 

Şu sıralar, bu türkünün sözlerine taktım kafayı.
Tokat’tan Çanakkale’ye savaşmaya giden gençlerin öyküsü bu.(İnternet öyle d...iyo) Yani 1 Haziran 1897 ile 22 Mayıs 1898 arasında doğan ve tam 18 yaşını doldurmuş olan gençlerdi. Türküde, bu 1315’li gençlerden şöyle bahsediliyordu:
Türkünün sözleri Şöyle;
Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı
 
Aslan yârim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye
 
Gidiyom gidemiyom
Az doldur içemiyom
Sevdiğim pek gönüllü
Koyup da gidemiyom.
Türkünün öyküsü de şöyleymiş;
 
“Türküdeki “15’li” ibaresiyle askere hicri 1315 yılında giden şahıs kastediliyor. Hicri 1315 doğumlu Tokatlı Halil evin en küçüğüdür. Yasa gereği her evde bir erkek, ailesinin güvenliğini ve geçimini sağlamak için askere alınmayabiliyordu. Ama Halil, gönüllü olarak Çanakkale’ye gitti. Geride bıraktığı annesi Rum çeteciler tarafından öldürülür, sözlüsü Hediye’ de kaçırılır. Hediye’nin bu andan itibaren hayatı kararır.
 
Hediye’yi uzun bir aradan sonra serbest bırakırlar. Halil’de köyüne döner. Hediye’nin başından geçenleri yanlış anlar. Ve kavuşmak ahirete kalır.
 
Birde türkünün Adanalı bir ozan tarafından, Tokat’ta askerlik yaparken yakıldığı söylenir. Açıklamada şöyle;
 
“Çanakkale Savaşı’nda 15 yaşında gönüllü asker olarak cepheye giden kahramanların duygu, düşünce ve hikâyelerini anlatan "Hey Onbeşli" türküsünün söz yazarı Adanalı İboş Ali Ağa isminde bir halk ozanı çıktı.
 
Araştırmacı-tarihçi ve yazar Cezmi Yurtsever, Mart 2013’de Çukurova Oğuz Boyları Derneği’ndeki konferansta konuşan folklor uzmanı Halil Atılgan’ın, "Hey Onbeşli türküsünün söz yazarı İboş Ali Ağa’dır. Seferberlik yıllarında Adana’dan Tokat’a askere giden İboş Ali, Adana’dan sevdiği kız Hediye için genç yaşta askere giden askerlerin durumlarını açıklayan ‘Hey Onbeşli’ türküsünü yazmıştır" demektedir.”(İnternette öyle yazıyo)
 
**
 
Türkü bir ağızdan değil Halil ve Hediye´nin karşılıklı konuşması şeklinde söyleniyor.”
 
Türküyü anlatanlar dertli hüzünlü hikâye diye anlatıyorlar. Birçok yerde de hızlı bir ritimle çalınıp göbek atılıyor. Bunun yanında türkünün sözleri de alabildiğince yanlış. Şimdi bu yanlışları paylaşayım sizinle. Şimdi türkünün sözlerini analiz edelim.
İlk dörtlükte sorun yok.
 
Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı
Elbette savaşa gidenlerin ardından bakanların, gözü yaşlı olacak. Bilhassa genç kızların. Hele de sevdiği (yâri) olanların.
Şimdi nakarat bölümüne bakalım.
 
“Aslan yârim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye”
 
“Aslan yârim” ne zamandan beri Tokatlı gençler (Ya da Adanalılar) sevdiklerine “Aslan Yârim” diyorlar. Ya da Halil, Hediye’yi aslan gibi görüyor. Hadi askere gidenlere genç kızlar “Aslan Yarim” askere gitti desin. Genç bir erkek, sevdiği genç kıza “Aslan Yârim” der mi? Tamamen uydurma bir durum. Nakaratın geri kalan kısmında bir sorun yok. Bu “Aslan” kelimesi sakat. Mesela “Ceylan yârim” dese olur.
 
Ancak şöyle bir durum var. Hediye Ermeniler tarafından kaçırılıp büyütülür. Sonrada birisi bunu tanır. Bu Hediyeyi seven oğlandır. Onu kaçırmaya gider. Kıza bir Ermeni ismi verilmiştir.
 
Çocuk Hediye’ye seslenir. “Aslın yârim kız senin adın Hediye”
İster inanın ister inanmayın. Ancak şuna inanın “Aslan” değil.
 
Gelelim diğer kıtaya. Bu bölümde de sözler sakat. Ben çok iyi türkü okurum diyenlerde, türkünün sözlerindeki anlamı bir kenara itim sallıyorlar da sallıyor. Şimdi iyi okuyun.
 
“Gidiyom gidemiyom
Az doldur içemiyom.“
 
Abe çocuğum, askere gidiyorsun! Rakıyla şarapla ne işin olur? Buradaki içemiyom kelimesi kesinlikle, çeşmedeki suyu yada bir bardak suyu ifade etmiyor.
 
Ben “Az doldur içemiyom” cümlesinin yerini alacak üç cümle yazayım size.
“Geriye dönemiyom Ardıma bakamıyom. Önümü göremiyom.” Üçünden birisini kullanın.
 
“Sevdiğim pek gönüllü
Koyup da gidemiyom.” Sözlerinde de kibir var. Sevdiği gönüllü olmasa, tekmeyi vurup gidecek bir durumu var delikanlının. Sevdiği gönüllü olmasa, umrunda bile olmayacak.
En doğrusu.
“Sen benden geçtin amam
Ben senden geçemiyom.”
Karşılık görmediği bir sevdaya karşılıksız bağlanmak budur işte.
Çalındığında göbek atılan, sözleri doğru olmayan bir türkü. Ağır söylendiğinde, belki de anlamını bulacak, bulacak ta… Toplum artık ağıtlarda bile göbek atıyor.
Yapacak bir şey yok. Türkü ne yapsın.
Ben olsan bu türküyü, ağır ağır şu sözlerle okurum.
 
“Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı
 
Aslın yârim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye
 
Gidiyom gidemiyom
Önümü göremiyom.
Sen benden geçtin ama
Ben senden geçemiyom.”
 
Yorumu sizlere bırakıyorum.
 
Şuayipodabasi…
23.02.2017/Kepez/Çanakkale

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu türküyü çok severim Tokat'lı olarak çok da üzülürüm düğünlerde kınalarda çalıp söylenirken, ağıtlar ve türküler bellklerde yerini bulabilse keşke, "Aslan Yarim" ise yadırganacak bir söz değil bana göre zira bizim oralarda yürekli, mert, yani "erkek gibi kadın" vasfına sahip olanlara "Aslan kızım, gelinim v.s " gibi yakıştırmalar yapılır ve doğal karşılanır. Emeğinize sağlık teşekkür ediyorum söz yazarını da öğrenmiş oldum. Saygılar selamlar

Cemile Torun 
 06.05.2017 0:30
Cevap :
Amacımız daha doğruyu bulmak. Ben size teşekkür ederim. Selamlar.  07.05.2017 0:25
 

Son olarak şunu da ilave etmek isterim: ‘fistan’ yeni bir zamana ve de onun tanyerinin ağardığına da bir işarettir. Anadolu artık kabuk değiştirecek, adeta yeniden doğacak. Akıl fukaralarının savrulmasından hem kendini, hem de insanını kurtulacak. Dahası insanlığa da uzun yıllar rehberlik edeceği görülecektir bir süre sonra. Ele aldığın türküye, zaman içinde söyleyenlerin ve de dinleyenlerin ruh haline göre birtakım eklemelerin olduğu açık. Türkünün zaman içinde aldığı biçim bile ele veriyor, zamanla ne tür yanlışlıklar yaptığımızı. Görüşmek üzere, dostça selamlarımla.

Rıza Üsküdar 
 24.02.2017 0:43
Cevap :
Teşekkürler.  09.03.2017 23:50
 

1915’te kazanılan Çanakkale Savaşları’ndan 1917’de oluşturan Suriye Cephesi’ne bir hatırlatma da var sanki bu türküde. Suriye’nin o tarihlerde Adana Vilayeti’ne bağlı olduğunu düşündüğümüzde bugünlere de işareti var gibi. İncirlik (Adana) nerde, oradan her on yılda bir yediğimiz tokat yetmiyormuş gibi, bir asır öncenin 1315 gerçeğinden 1417 (1997) garipliğini de yaşattık kendi kendimize. İnsanlığa tokat üzerine tokat vuranların rehberliğinde. Böylesi bir savrulmada coğrafyasını savunma azmiyle oradan oraya koşan asil ruhlara askeri ve siviliyle saygı duymak öncelikle tarihin görevi olsa gerek.

Rıza Üsküdar 
 24.02.2017 0:40
Cevap :
Bilgilendirme için teşekkürler.  09.03.2017 23:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1590
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster