Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
546
 

Heyecan kasırgasında puanlar paylaşıldı

Heyecan kasırgasında puanlar paylaşıldı
 

Fenerbahçe adına bu maçın 2 anlamı vardı. Biri geçen seneki şampiyonluğu verdiği rakip oluşuydu Bursa, diğeri de kendi evinde 2-0'dan 3-2 verdiği maçın rövanşı olmasıydı... Tabi bu anlam gerçekten sadece biz taraftarlar içinmiydi yoksa futbolcular için de bu önemi taşıyormuydu bilmiyorum ? Bu düşüncelerle seyretmeye başladım Atatürk Stadında ki sahte derbi'yi...


Kocaman, biraz da zorunluluktan geçen haftaki kadrodan 3 farklı isimle sahadaydı. Ama bunlardan daha önemlisi geçen haftanın Dia-Stoch'lu kırılgan orta alanının derbide çok boş görünmesinden etkilenmiş olacak ki, o bölgeye yeniden Christian'ı alarak başlamıştı. Bu kurgu kabul edilebilir bir kurguydu çünkü şampiyon rakip hem mücadeleci hemde çok hızlı hücum yapıyordu.


İlk yarı Bursa, geçen haftaki Fener görüntüsündeydi; şaşkın ve kırılgan...Fener nasıl Cimbomun karşısına fark anlayışıyla çıkmışsa, Bursa da Fenerbahçe karşısına o anlayışla çıkmışa benziyordu ilk 45'de. Kalabalık ve dirençli Fenerbahçe orta alanı ilk yarıda meyvesini vermiş ve 1-0 öne geçmişti. Gol Semih'in ismini taşıyacaktı ama asıl golün kahramanı Emre'ydi. Emre bu gecenin Fenerbahçe'de Volkan'dan sonra ön plana çıkan ikinci ismiydi Alex'le birlikte. Özellikle ilk yarı tek başına Bursa orta sahasına direniyor ve başarıyorduda...


İkinci yarı Bursaspor'un şoku attığını ve Fenerbahçe'ye önde baskı kurmaya ve topuda önde tutmaya başladığını gördük. Bu baskı sonucu Caner'in basit top oynamama hatasından da kaynaklanan kornerle Bursaspor golü buldu. Golden sonra Bursaspor'un tekrardan özgüveninin oturduğunu Fenerbahçe'den de yavaş yavaş başta Semih, Christian, Bilica gibi isimlerin oyundan düştüğünü görmeye başladık...


Özellikle 60-65 den sonra Fenerbahçe orta alanını çok kolay geçmeye başladı Bursaspor ve Sercan'la önemli pozisyonlar buldu. Kocaman'ın sorgulaması gereken temel bir sorun haline gelmeye başladı bu konu ; “Neden bu kadar çok pozisyon veriyoruz” ya da “orta alanı neden bu kadar kolay geçiyor rakipler”


Takımının verdiği pozisyonlardan etkilenmeyen Kocaman oyunun sonlarına doğru gereksiz riskler almaya başladı, ki bu riskler kazanma hamlesi adına alkışlanabilecekse de ben şahsen bu risklerin doğru olmadığını düşünüyorum. Kazım ile Gökhan'ı aynı anda oyuna almak, takımı komple rakip yarı alanına itmek, Bursaspor gibi hızlı ve kollektif bir rakibe karşı yiyeceği gol sonrası dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak gibiydi... Üstelik Fenerbahçe'nin en temel problemiydi arkada büyük boşluklar bırakmak. Kocaman bu risklerin bedelini ödemediyse bu gece Volkan Demirel'e ya da belki de Sercan'a dua etmelidir.


Sonuçta Bursa deplasmanı zor bir deplasman ve bu kadar eksik bir kadro ile şampiyondan 1 puan almak iyidir. Geçen senenin şampiyonu ve ikincisinin müthiş futbol resitalini izledik. Özellikle ikinci yarı heyecan kasırgası şeklindeydi...


Ancak Fenerbahçe'nin sorunları her geçen gün tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkıyor... Sezonun ikinci yarısına ışık tutacak yapılanmada aşağıdaki isimlere dikkat...


Bilica : Fenerbahçe'nin futbolcusu değil. Ne oyun anlayışı ne de sahaiçi karakteriyle.

Christian : Deve mi, Kuş mu belli değil. Fenerbahçe'ye ne kattı ki bugüne kadar ? Ne bekleniyor ?

Santos : Fenerbahçe formasını hafife mi alıyor bilmiyorum ama brezilya forması giyen birisi çok çok daha iyi olmalı. Hani Carlos gelse bugün gene formayı giyer...

G.Ünal : Gerçekten Fenerbahçe'nin santraforu mu ?

Semih : Gol attı ama yorgun, durgun, güçsüz ve çabuk oyundan düşüyor.

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

29.Ekim 2010 (Yaşasın Cumhuriyet)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 929
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster