Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '20

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
51
 

Heykel Sanatı Ve Siyaseti (1)

21 Temmuz 1929 tarihli The New York Times gazetesinin 47.sayfasında, “Türkler, Kemal’e Bir Kabir Yapmak İçin Para Topluyorlar” başlığı ile verilen haber, aşağıdaki içerikle devam etmektedir :

“Türkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal öldüğünde, onun bedenini barındırmaya lâyık bir mezar inşaatına katkıda bulunmak için para toplamaya çalışıyorlar.

Hızlı büyüyen yeni başkentten daha yüksekte olan eski bir kalenin kalıntıları üzerine dikilecek olan Panteon’un inşası için milyonlarca lira harcanacak.

Binanın mezar odalarına bir gün Cumhurbaşkanı Kemal'in ve Milli Meclis tarafından böylesi bir şerefe lâyık olduğuna karar verilebilecek olan yeni rejimin diğer liderlerinin tabutları yerleştirilecek ve bina, Türkiye Cumhuriyeti için de bir anıt olacak”.

...

Türk Dil Kurumu’na göre "Panteon" : (Fransızca "panthéon")

1. Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad.

2. Bir halkın, bir ulusun bütün tanrıları:  Eski Yunan panteonu.

3. Büyük yararlık göstermiş kimselerin gömüldüğü ulusal anıt.

* * *

Amerikalı yazara göre “Panteonun, bizdeki tanımına göre “Anıtkabir”in yapım serüveni için bir kaynakla devam edelim :

“...Atatürk’e uygun bir kabir yapma girişimi ise İnönü’nün 12 yıllık iktidarında tam bir yılan hikâyesine dönüştü. Anıtkabir’in yerinin tespiti için bir komisyon kurulmasına 1941 yılında karar verilmişti, yani Atatürk’ün ölümden üç yıl sonra !

Tek parti dönemi: İsmet Paşa tek adam. Ama Anıtkabir için yer konusunda bir türlü karar verilemiyor !

...İsmet İnönü 1950 seçimleriyle birlikte koltuğunu Celal Bayar’a devrettiğinde, tam 12 yılda bitmemiş bir Anıtkabir inşaatı ve Etnografya Müzesi’nde bekleyen bir naaş bırakmıştı... Celal Bayar ise önce Atatürk’ün aziz hatırasına yapılan saldırıları engellemek için Atatürk’ü Koruma Kanunu’nu çıkarttı (1951). Ardından da bütün hızıyla yarım kalmış Anıtkabir inşaatını bitirdi... ve 1953 yılında önder Atatürk ebedi istirahatgâhına defnedildi." (1)

...

Atatürk’ün na'şı, 19 Kasım 1938’den, Mart 1939 tarihinde Etnografya müzesine kaldırılacağı döneme kadar katafalkta kalmıştır.

* * *

Atatürk’ün resminin para ve pullardan, resim ve heykellerinin (de resmi dairelerden) kaldırılması :

“...Milli Şef İsmet İnönü devrinde meydana gelen gelişmelerden biri de, Atatürk’ün resminin para   ve pullardan kaldırılmasının dışında, resmi devlet dairelerinden de Atatürk’ün resimlerinin kaldırılarak, İnönü’nün resimlerinin asılmasıdır...” (2)

...

Dolmabahçe Sarayı’ndaki Atatürk Heykelinin kaldırılması

“...İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçildikten sonra, Dolmabahçe Sarayındaki Atatürk heykeli kaldırılmıştır.  

Bu konuda Murat Bardakçı, 28 Ocak 2007 tarihinde, Sabah gazetesinde 'İnönü Köşk’e Çıktı Ata Heykeli İndi' başlığıyla yayınlanan makalesiyle, İnönü döneminde, Dolmabahçe Sarayı'nda bulunan Atatürk heykelinin, ölümünden 8 gün sonra hamallara taşıtılarak kaldırıldığını belgeleriyle ispat etmiştir. Murat Bardakçı, Atatürk heykelinin Dolmabahçe Sarayı'ndan kaldırılmasını şu sözlerle anlatmıştı :

'Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı'ndaki heykeli, ölümünden sekiz gün sonra devlet tarafından söktürülmüştür. ' " (3)

* * *

İsmet Paşa, Atatürk’ün resimlerin-heykelinin kaldırılması konusunda ne diyor ?

“...Atatürk’ün en yakın çalışma arkadaşı olan İsmet Paşa’nın, Cumhurbaşkanı olduktan sonra Atatürk’ün resmini para ve pullardan kaldırması, her zaman tarihimizin en merak edilen konularından biri olmuştu ve İsmet Paşa, bu konuda çok eleştirilmişti.

Seyfi Sadi Pencap, İsmet Paşa’nın para ve pullardan Atatürk’ün resimlerini kaldırması konusunda, İsmet Paşa’ya bu konuda bir soru yöneltmiş ve İsmet Paşa ile Seyfi Sadi Pencap arasında şu konuşma geçmişti :

Seyfi Sadi Pencap : 'Paşam, paraların üstündeki Atatürk’ün resimlerini kaldırmanızın sebebi neydi ?'

İsmet Paşa : 'Atatürk ölmüştü. Lider gitmişti. Bu yer boş kalmayacaktı. Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı istihlaf etmiştim. Ona yakın olan biriyim ve Atatürk’ü göğsünde taşıyan bir İsmet İnönü olarak da, liderliğimi ilan etmek zorundayım. Atatürk’ü bu kadar kutsiyetle andığım halde, gölgesinde lider olamam. Paraların üzerinde Atatürk var ama Atatürk yok… Anlatmak istedim ki, Atatürk öldü ama yeri boş kalmadı.' ” (4)

* * *

İnönü döneminde para ve pullardan Atatürk’ün resminin kaldırılma meselesi...

"...CHP’nin iktidardan düşüp, DP’nin iktidara geldiği 1950’li yıllarda bile bu mesele üzerinde önemle durulmuştu. Özellikle DP’liler, CHP’lileri Atatürk aleyhtarı olmakla suçluyorlardı... 1950’de iktidar partisi olan Demokrat Parti mensuplarınca, doğal bir saldırı gereci haline gelmişti.

Mesela buna dair, 4 Mayıs 1951 tarihinde Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun Tasarısı’nın Mecliste görüşüldüğü sırada, dönemin Başbakanı Adnan Menderes, İnönü döneminde Atatürk’ün resminin para ve pullardan kaldırılması hususunda, İnönü’yü suçlamış ve bu konuda şu ifadeleri kullanmıştı :

'Ölümünün hemen akabinde paralardan, pullardan Atatürk’ün resimlerini sildirenler onlardır.' (5)

...Buna dair, TBMM’de 11 Eylül 1957 tarihinde bir tartışma yaşanmıştı. DP milletvekili Hikmet Bayur, CHP’nin Atatürk  aleyhtarlığı yaptığını iddia etmişti.  Hatta Bayur, Atatürk düşmanı olarak nitelendirdiği CMP ile CHP’nin işbirliği yaptığını söylemiş ve bunu sert bir dille eleştirmişti.

Ayrıca Bayur’un, İnönü’yü ve CHP’lileri Atatürk’ün hatırası konusunda suçlaması, Atatürk resminin para ve pullardan kaldırılma meselesini yeniden gündeme getirmişti. DP’li Hikmet Bayur, İsmet İnönü’nün Atatürk’ü sevmediğini, bu nedenle Atatürk’ün resmini para ve pullardan kaldırdığını söylemişti ve bunun üzerine, Mecliste oldukça gergin anlar yaşanmıştı. (6)

...Hikmet Bayur, bu sözlerinin ardından sözlerine şöyle devam etmişti: 'CHP kendisini Atatürk’ün partisi bilir, İnkılâpların koruyucusuyum, der. Millet Partisi veya CMP ise, Atatürk’ü her fırsatta küçük düşürmeyi vazife bilir. İnkılâpların düşmanıdır. Bunların her pahasına olursa olsun işbirliği yapmaları siyasi bakımdan büyük bir ahlaksızlıktır.' (7)

Yukarıdaki sözlerine ek olarak Hikmet Bayur, şunları söylemişti: '...Atatürk öldüğünde pullardan, paralardan Atatürk’ün resmini kaldırttı ve adını unutturmaya çalıştı. O vakit, hadi bu işin zevahir kısmı diyelim. Ama bugün Atatürk’ün paralardan, pullardan resmini çıkarmak değil, onun bütün eserini yıkmak isteyen Millet Partisi ve bugünkü Cumhuriyetçi Millet Partisi ile işbirliği yapmaya kalkıyor. Bu hepsinden fenadır. Bu hareketiyle Atatürk’ü unutturmaya  değil, eserini yıkmaya çalışıyor ve yıkmaya çalışanlarla beraber oluyor. Ben, onlarla mücadele edenlerdenim.' (8)

...Hikmet Bayur’un para ve pullardan Atatürk’ün resminin kaldırılması konusundaki ağır ithamlarından  sonra, Meclis kürsüsüne gelen İsmet İnönü, şunları söylemişti :

'Parada, pulda resim meselesi vardır. Her partici bunu benim Atatürk’le münasebetim için kullanmak  ister. Bu, bir nazariye meselesidir. Nazariye şudur: Bir devlette sikke ve pul, Devlet Reisinin adına basılır. Böyle devletler de vardır. Bu usulü takip etmeyen devletler de vardır. Biz bu usulü  takip eden  devletler arasında idik, İmparatorlukta para, pul padişah namına basılırdı (Soldan : 'Sen Padişah mıydın Paşa' sesleri).

Cumhuriyeti kurduğumuz zaman halk tarafından Cumhurbaşkanı padişahtan daha az kudretli bir adam zannedilirdi. Atatürk’le bu mevzuda hassastık. Milletin reyi ile başa geçmiş olan Cumhur reisinin, eski hükümdarın Devlet Başı olarak haiz olduğu bütün haklara malik olduğunu, hukukta ve şekilde göstermek lazımdı. Atatürk, bu fikirde idi.

Onun içindir ki, kendisi hayatta olduğu halde paraya da pula da resmini basmamak, adını yazmamak Cumhuriyette a'det olsaydı, Atatürk zamanında da ölülerden, pullarımıza, paralarımıza resmini basacak, ismini yazacak hesapsız ad bulunurdu. Bugün de kanaatimiz budur.' " (9)

* * *

Heykellerin (Abide - Anıtların) Yapım Amacı :

Heykeller (Anıtlar), tüm dünyada ideolojik ve siyasal propaganda aracı olarak kullanılmıştır.

“Propaganda ve sanat üzerine çalışmalar ve özellikle 'Baba figürü' kültü etrafında örgütlenen otoriter rejimler, sosyal ve insani bilimlerinin yoğun ilgi alanı olagelmiştir. Mussolini’nin İtalya’sı, Hitler’in Almanya’sı, Stalin’in Sovyetler Birliği ve Mao’nun Çin’i yaygın biçimde araştırılmıştır. Tüm bunların aksine Atatürk’ün Türkiyesi'ne pek az ilgi gösterilmiştir.” (10)

* * *

"Mustafa Kemal Paşa’nın en yakın arkadaşlarından olan siyasetçi Falih Rıfkı (Atay), yazarlığı döneminde (şöyle yazmıştı) :

'Basın üzerinden Mustafa Kemal karizması son sürat pekiştirilir, Özellikle ittihatçı muhalefet arasında mevcut olan negatif karizmaya karşı pozitif karizma ön plana çıkarılırken, okuma yazma bilmeyenler için de Mustafa Kemal heykelleri yaptırılır.

Heykeller böyle bir amaca hizmet etmenin yanında resmi tarihin görselleşmesini de sağlıyordu.' " (11)

* * *

Devam edecek...

www.canmehmet.com

 

AÇIKLAMA VE KAYNAKLAR :

(1) HEP İNANMAMIZI İSTEDİLER. Gürkan Hacır. s.177. (Destek Yayınevi, 1.Baskı, 2010).

(2) İNÖNÜ DÖNEMİNDE ATATÜRK İMAJI (1938 – 1950). Yüksek Lisans Tezi, Hilâl İşçi. s.33-34. (daha sonra kitap olarak da yayınlanmıştır).

(3) Aynı kaynak, s.47-48.

*(4) 9 Ocak 1986 tarihli Güneş gazetesi. Kurtul Altuğ, “Paşa’nın İyimser Kalbi Durdu”.

*(5) TBMM Tutanak Dergisi,  c.7, B.72, 4 Mayıs 1951, s.56.

*(6) 12 Eylül 1957 tarihli Milliyet gazetesi, “Meclis Feshedildi”.

*(7) TBMM Zabıt Ceridesi, c.20, d.10, 11 Eylül 1957, s.693.

*(8) TBMM Zabıt Ceridesi, c.20, d.10, 11 Eylül 1957, s.699.

(*4~8 no.lu kaynaklar, Hilâl İşçi'nin 2 no.lu araştırmasından aktarılan kaynaklardır).

(9) İNÖNÜ DÖNEMİNDE ATATÜRK İMAJI (1938 – 1950). Hilâl İşçi. s.38-41

(10) ERKEN CUMHURİYETTE SİYASET, PROPAGANDA, SANAT VE ULUSUN İNŞASI. Faik Gür. Sosyoloji Dergisi, 2014-2015; (31-32): 135-173.

(11) ATATÜRK HEYKELLERİ VE TÜRKİYE'DE RESMİ TARİHİN GÖRSELLEŞMESİ. Faik Gür. Toplum ve Bilim, Sayı: 90 (Güz, 2001), s.147-166.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1080
Toplam yorum
: 2683
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1713
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster