Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '17

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
873
 

Heykeltraş Hakan ÇINAR, Bursa'da

Heykeltraş Hakan ÇINAR, Bursa'da
 

Mübadele evinin önü Bilge Çocuk heykeli Hakan ÇINAR


Sinemanın en büyük özelliği tüm sanat dallarını içinde barındırmasıdır, bu sebeple  7. sanat diye adlandırılır. Bunlar sırası ile bir; resim, heykel, iki; Müzik, üç; tiyatro, dört;  dans, beş; edebiyat, altı; yapı, yedi; sinema'dır.

Bu hafta size heykel sanatından bahsetmek istiyorum.Nilüfer belediyesinin düzenlediği  6. Uluslararası Kuzgun Acar Heykel Sempozyumu yapıldı ve bende bu sempozyuma katıldım.

2007 yılından bu yana her iki yıldan bir yapılan heykel sempozyumu şehrimize renk kattı katıyor. Bu sene dokuz heykeltraşın katılımı ile gerçekleşti. Katılımcı  Türk heykeltraşı Hakan ÇINAR  ile heykelinin dikildiği Görükle Mübadele Evi'nin önünde  güzel bir sohbet yaptık.

Haluk YALÇINKAYA: Hakan ÇINAR  kimdir ve bize heykellerin hakkında bilgi verir misin?

Hakan Çınar : 1983 Trabzon doğumluyum. İstanbul da yaşıyor ve çalışıyorum. Marmara Üniversitesi Heykel Bölümünden menzun oldum. Yüksek Lisansıma Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümünde devam  ediyorum.C.A.M. galerinin sanatçısı olarak üretmeye devam ediyorum.

İnsan, doğası gereği, yaşamın kimi süreçlerinde kimi duygularını farklı bağlamlar çerçevesinde deneyimler. Bu deneyimlenen duygu durumları yaşam döngüsünde bizi bugünden yarına; geçmişten bugüne taşır. Bu taşınma süreçlerinde belleğimiz anılarımızı çağırır çağırmasına ama neyin kurgu neyin gerçek olduğunun ayırt edilmesinin güç olduğu evrelerin varlığı da unutulmamalıdır. Anılarımızı ama en çok da duygularımızı depolarız; bu biriktirdiklerimiz arasında... Sonrasında ise özenle seçtiğimizi alır karşımıza ‘yontarız’. 

İnsanlık tarihi boyunca edinilmiş tüm deneyimlerin, düşüncelerin, duyguların kuşaklar arasında aktarımı heykellerimin ana dinamiğini oluşturuyor. Sanırım en çok da travmatik olduğu ya da önemsiz görüldüğü için görmezden gelinenler. Dolayısıyla, bunların depolandığı insan bedeni bu arayışımın ana  formunu oluşturuyor. Bedeni yontmak sadece biçim vermeye indirgenemeyeceği için kimi heykellerim yarım bırakılmışlığın, kimileri abartılı uzuvların, kimileri çocukla yetişkin arasında ‘küçümenlerin’ diliyle bu dünyaya dair söz söylüyor.  

Düşünen, gören, işiten ama aynı zamanda unutan, yanılsamayı gerçekmiş gibi gösteren ve şekil değiştiren bu beden aracılığıyla geçmişin bugünün söz dizimi ile ne dediğini arıyor heykellerim. Kuşaklar arası aktarımın sekteye uğradığı anları, duyguları ve durumları vurgulamayı tercih ettiğim heykel pratiğimde çoğu zaman sıkışık bir düzen ve kapalı bir form arayışım da bunun sonucu olarak kendini gösteriyor. 

Haluk YALÇINKAYA :  Kuzgun Acar Sempozyumunda yaptığın Bilge Çocuk  heykelini anlatır mısın?

Hakan Çınar : Hayatı oyun, bellek ve kimlik üzerinden teatral bir biçimde anlattığım bu işte; kişilerin, nesnelerin ve durumların geride bıraktığı izlere yoğunlaştım.

Haluk YALÇINKAYA :  Benzer çalışmalarınız var mı?

Hakan Çınar :  Beş adetten oluşan bronz bir serinin parçası aslında. Yaklaşan Yolculuk, Tatlı Yağmur, Yaşamak Telaşı ve Duruş seriyi oluşturan diğer heykeller. Bu seriye ait Bilge Çocuk ve Yaklaşan Yolculuk Eylül ayında gerçekleşen Contemporary İstanbul'da sergilendi.

Haluk YALÇINKAYA :  Bu çocuk hangi yüzyılda, hangi zamanda  yaşıyor?

Hakan Çınar : Bilge Çocuğu aslında bir yüzyıla koymuyorum. Bu heykelde iki malzemeyi bir arada kullandım. Mermer bir heykel ama çocuğun çevirdiği hulahop çelikten. Çelik çağımızın en çok kullanılan malzemelerinden biri. Geçmişten günümüze bir gönderme aslında. Ellerin göz hizasında durmasını amaçladım, ilk temasa ellerle geçiyor izleyici ve çembere doğru devam ediyor. O zaman şu sorular geliyor akla, acaba çocuk çemberi çeviriyor mu?bu bir oyun mu? çemberle diyaloğu ne? nasıl bir duygu ile bakarsanız, görürseniz ona göre bir yorum çıkarıyorsunuz.

Haluk YALÇINKAYA : Bilge çocuk'taki  pantolonun, ellerin  anlamı var mı?

Hakan Çınar : Heykel yaparken illa heykelde pantolan ya da elde elbise yapacaksınız diye bir şey yok. Bu ütopik bir şey de olabilir. Benim çoğu heykelimde ellerde iki parmak birleşik araları açıktır imzam gibi bir şey oldu, bu benim tarzım, tam da karşılığı yok. İnsan hayatında bazı soruları kendimize sorsak bile karşılığı yok ya, bu da öyle bir soru.

Haluk YALÇINKAYA : Kullandığınız malzemenin, taşın özellikleri ne?

Hakan Çınar : Muğla taşı kullandık daha yumuşak bir taş, ben genelde Afyon mermerinden heykeller yapıyorum. Belediye'nin verdiği mermer buydu onun için kullandım, biz sadece ölçüyü verip özel el aletlerimi alıp geldik, tabi yontmanın da çeşitli teknikleri var.

Haluk YALÇINKAYA :  Bazı heykeltraşlar der ya mermerin içindeki heykeli ortaya çıkarıyorum . Sizin yorumunuz ne?

Hakan Çınar : Benim mermerle özel bir diyalogum var, bazen mermer size dur diyebiliyor, devam et diyor bu karşılıklı anlaşma gibi bir şey, mermer aslında insanı uyutan bir malzeme, oydukça oyasınız gelir. Bence kesinlikle mermerle aranızdaki diyalog içindeki heykeli, çıkartıyor. Aslında bir ortaklık gibi bir şey bu. Ben genelde heykelin başından başlıyorum bu beni rahatlıyor. Önce kaba hatlarını ortaya koyuyorum, sonra ince işliyorum.

Haluk YALÇINKAYA : En severek çalıştığın çalışma hangisi?

Hakan Çınar : Dilhun isimli heykelim.. Klasik üslupta, modern tuşeleri bir arada kullandığım, geçmiş ve günümüzü  birleştirmek istediğim bir iş. Heykelin altında modern bir kot pantolan ve vücudunda ise Selçuklu motiflerinden bir dövme var.. Dilhun'un anlamı ise kalp yarası, içi kan ağlayan demek.

Bu güzel sohbet için teşekkürler Hakan Çınar çalışmalarında başarılar dilerim. Tüm sanatçıları ve sanat dostlarını tebrik ederim.  İyi Seyirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 14437
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. Bursa Karagöz Sinema Atölyesinde Sinema 1 yıl ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster