Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '15

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1051
 

Hiç davalı,davacı olmadım

Hiç davalı,davacı olmadım
 

Görsel alıntı


Öncelikle, güncel ile ilgili bir kaç söz.

Hayat, sen çok acımasız, merhametsiz ve vicdansızsın. Her canlı ve cansızın bir vadesi var. Körler görmese de çok iyi duyarlar.

Sağırlar duymasa da iyi görürler. İkrar insana huzur verir, inkâr insanı içten yaralar. Vade dolunca başlar hesaplar.

Siyasete alet edilmeyen hiçbir şey kalmadı. Son yıllarda yeter ki siyasi getirim getirsin diye devletin kurumlarını da siyasete alet ettiler.

Bakanlık emekli olan Hâkim, Savcı ve diğer memurlara teşekkür belgesi göndermeyi adet haline getirdiler. Peki, teşekkür belgesi nedir, teşekkür belgesinde neler yazılı bir bakalım. 

Sayın, …………………hizmetlerinizden dolayı teşekkür eder, bundan sonraki yaşamınızda sağlık ve mutluluk dilerim. (  İmza )

Aslında gaye gerçekten hizmette teşekkür etmek değil. Gaye teşekkür belgesine muhatap olan kişinin duygularına el atmak ve gelecekte siyasi getiri elde etmektir.  

Teşekkür belgesini direk muhataba göndermezler, Kurumu da alet ederler.

Cumhuriyet Başsavcılığına………..Yazı ekinde gönderilen kapalı zarfın aşağıda adı, soyadı ve adresi yazılı muhataba teslim edilerek teslim tutanağının Bakanlığımıza gönderilmesi rica olunur.

Geçmiş yıllarda telefonun diğer ucunda henüz birkaç ay önce emekli olmuş Sayın Savcı korkulu ve yanık bir ses tonuyla “ Efendim, ben emekli savcı……………bundan beş altı ay önce emekli oldum. Mersin/Pozcu semtinde şu adresteki evime yerleştim.

Bu gün sabah saat onda ve şanda kapımda Emniyette görevli Bekçi olduğunu söyleyen biri var bana “ Seni adliyeden istiyorlar, hemen giyin önce Karakola, sonra Savcılığa gideceğiz” diyor.

Görevli Bekçi sözde bir kez ev adresime geldiğini evde olmadığımı söylüyor. Hal bu ki hiç evden dışarıya çıkmadım. Bekçi Bey diyor ki sizin yüzünüzden Savcılıktan ihtar aldık ( Yazı akıbeti hakkında yazılan tekit yazısını kast ediyor )

Efendim, Emekli Savcı olduğumu söyledim, kim olursan ol diyor, çabuk giyin önce karakola, sonra Savcılığa gideceğiz diyor.

İnanın ben hiç kimseyle davalı, davacı olmadım, kimseyle kavga yapmadım, hiç bir soruşturma geçirmedim, Takdir edersiniz ki bir suç işlememiz mümkün değil.

Zaten şekerim var sağlığım ne karakola gitmeye, ne de savcılığa gelmeye elverişli değil. Efendim acaba bir yanlışlık ya da isim benzerliği olmasın mı?

= Savcı Bey, görevli bekçi yanınız damı?

-  Hayır, efendim kapıda bekliyor,

= Bir zahmet telefona çağırabilir misiniz?

-  Efendim, çağırdım telefona gelmiyor, giyinin gideceğiz diyor,

= Siz telefon numaranızı verebilir misiniz?

– Telefon numaram ……………..

 = Peki, biraz sonra sizi arayacağız,

Adres itibariyle bağlı olduğu karakolu arıyoruz. Emekli savcı ile ilgili evrak numarasını alıyoruz ve bizdeki ilgili servisten evrakı istiyoruz. Evet, istenmeyen, bilerek yapılmayan bir hata olduğunu görüyoruz. Bakanlıktan gönderilen yazının ekindeki kapalı zarf var.

Geçmişte benzer yazılardan anlıyoruz ki kapalı zarf içinde teşekkür belgesi var. Özellikle böyle konularda emekli Hâkimin veya Savcının müracaatı için Emniyete yazı yazılmaz.

Kapalı zarf ekinde “ Teslim tesellüm tutanağı düzenlenir bir görevli ile belirtilen adreste emekli, Hâkim veya Savcıya teslim edilir” imzası alınır.

Bu olayda kasıt yok, ancak bir hata yüzünden kişi/ kişiler huzursuz olmuş ve üzülmüş. Bizdeki hatayı henüz namzet ( aday ), asaleten atanması yapılmamış memur, yazının mahiyetini tam anlamadan muhatap için celp yazısı yazmış amire imzalatmış ve Emniyete göndermiş. 

Bu kez acilen bağlı karakolu tekrar arıyoruz şu tarih ve şu sayılı yazımızın işleme tabi tutulmadan iade ediniz. Emekli savcının kapısında bekleyen görevli bekçiyi geri çağırınız.

Emekli savcının üzüntüsünün giderilmesi ve merak etmemesi için tekrar arıyoruz.

= Sayın Savcı Bey, kapınızda bekleyen görevli Bekçiyi Amiri geri çağıracak, birazdan size bir görevlimiz gelecek. Bakanlıktan size kapalı zarf göndermişler, zarfı teslim alınız ve teslim tutanağını imzalayıp bize gönderiniz.

- Efendim o zarfı göndermeseniz olmaz mı, ben o zarfta ne olduğunu anladım. Zarfı almak istemiyorum. 

= Sayın Savcımız olmaz, sizde biliyorsunuz ki tebliğ etmemiz lazım ve üst yazı ile Bakanlığa göndermemiz gerekir.    

Birkaç ay sonra Sayın, Savcımız geldiler, bu kez sevinçli ve mutlu olduğunu gördük. Oturdular çayımızı içtiler teşekkür edip gittiler.

Esas üzücü olan bizdeki hatanın ötesinde görevli bekçinin ” çabuk giyinin, önce karakola, sonra savcılığa gideceğiz” diye emekli savcıya korku vermesi.  

Dilerseniz bu anıyı güzel bir fıkra ile bitirelim.

Devlet siyasi getirim adına soğuk, zemheri kış ayında Erzurum’a bir yazı gönderir. 

Yaktığınız yakıtın cinsini,

Yaktığınız yakıtın kalorisini,

Yakıt miktarını ve muhtaç sayısının acilen bildirilmesi rica olunur.

Erzurum hemen cevap yazmış.

Sayın Devletimiz;

Yakıtımızın cinsi pohtur,

Yakıtımızın kalorisi yohtur,

Yakıtımızın stoku çohtur,

 

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

  

     

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                            

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Sayın Burakgazi,empatiden yoksun,bencil,ego tavan yapmış insanlar olduk.Yaşadığımız toplum da dahil olmak üzere dünyayı kollektif ego kuşatmış ve bizleri esir almış durumda.Allah aklımıza mukayyet olmamız konusunda yardımcımız olsun.Yine çok anlamlı ve güzeldi emeğinize sağlık.SEVGİLERİMLE.

Şennur Köseli 
 27.03.2015 15:07
Cevap :
Kıymetli Şennur: Bu toplum ezelden beri korkular içinde yaşamış. Resmi kurumlardaki görevlilerin hitapları hep korkuyu var eder." Hemen giyinin, önce karakola, sonra savcılığa gidiyoruz " söylemi insana korku veriyor.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   27.03.2015 17:27
 

Ne kadar manidar. Korku ile yürütülen sistemler. Anlayana çok şey anlatır bu yazınız. Emeğinize sağlık,selamlar...

Merve Ballı Acar 
 27.03.2015 8:29
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın, Merve Ballı, Yani her kese suçlu gözüyle bakılması toplumda bir korku yaratmıştır.Yıllarca Savcılık görevini ifa eden Emekli Bekçinin özellikle üç kez tekrar, tekrar " Çabuk giyin gidiyoruz, önce karakola, sonra savcılığa" demesi kim olursa olsun bir korku yaratıyor.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   27.03.2015 17:22
 

Siyaset,tedirginlik ve huzursuzluk yaratmamalı asla.İnsan aklıl almaz gerçeklerle yüzyüze geldiğinde umudu kırılır ve endişeye kapılır.Vurguladığınız gibi asıl amaç:İnsanın duygularını sömürüp siyasi rant elde etmek.Ne rezilce bir yönelim ve insanı aşağılayıcı bir tutum.Hem masraf,zaman ve iş kaybı hem de karşı tarafa verilen rahatsızlık...Akıl sağlığımızı korumak adına gücümüzü tüketiyorlar işte Mehmet bey dostum...Fıkrayla da gerçeği özetlemişsiniz bir güzelce.Yüreğinize sağlık.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 26.03.2015 15:58
Cevap :
Kıymetli Öğretmenimiz Sayın, Abbas Oğuz : Siyasi getiri peşindesin,bari devletin kurumlarını alet etmeyiniz.Reklamınızı posta yolu ile iadeli, taahhütlü gönderin imzasını da alın, Bekçi de " çabuk giyin, önce karakola, sonra savcılığa gidiyoruz" demesin. Fıkra Erzurum fıkraları çoktur ancak yıllar önce ben bu fıkrayı çok beğenmiştim. Erzurumlular yazmaz anlatmaz ama ben yazdım.Tabii fıkrada siyasi getiridir.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  26.03.2015 18:08
 

Muktedir olanlar,ezilmişliklerinin hırsıni ellerine beylik geçince, alırlar. KORKU VE ZULÜM TOPLUMUN RUH SAĞLIĞINI bozmuş...Arsız/hırsız, yasa dinlemez;masum gariban da bir sarı zarfta ödü kopar. Saygılar. ..selamlar...

Mesut Selek 
 25.03.2015 12:32
Cevap :
Kıymetli Hocamız Sayın,Mesut Selek; Görevli bekçi hiddetli, şiddetli tavrını sürdürerek üç ez " Çabuk giyin önce karakola, sonra savcılığa gideceğiz " diye savcıyı hayli korkutmuştu.Devlet hep vatandaşını korkutmuş sesini kestirmiş, kuzu yapmıştır. Saygılar sunuyorum.Hep sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.  25.03.2015 17:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7046
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1725
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster