Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
454
 

Hiç farkında değilim

Hiç farkında değilim
 

Kadınım ve yıllarca kadın olarak yaşadığımı düşünüyordum.Belkide bir çok kadından daha kadınca...

Bir gün bir arkadaşım sen kadınsın, ancak anne olursun. Çocuklarına hem anne, hem baba olamazsın diyene kadar...Bir anda buz kestim. Başımı kaldırıp baktığımda yüzüne kendinden emin bir tavırla ve sorgularcasına bana bakıyordu. Gözlerimi kaçırdım, başka taraflara bakarak; Zaten ben de iyi bir anne olmaya çalışıyorum dedim.

Kısa bir sessizlikten sonra başladı bana beni anlatmaya.

''Öfken var içinde dindiremediğin, acıların var hala kanayan yaraların. Bastırdığını zannediyorsun, bitirdiğini. Ama hala bir savaşın, hala intikamın var hayata dair, belki de bir kaç insana duyulan kin. Sen zaten güçlüsün insan olarak. Üstelik kadın olarak çok daha güçlüsün.Bizim toplumumuzda bir çok kadının yapamadığını yapıyorsun. Tabiri varoş denilen..ki bana göre hala özünü unutmamış insanların yaşadığı bir yerde, uzun yıllar sonra tekrar yaşamaya başlamak kaç kişinin harcı. Üstelik de dul bir kadınsın. Ama ne dedikodun yapıldı, ne kötü gözle bakıldı.o insanlar aksine sana imrenerek baktı, orda yaşayan kadınlar, onların arasında olmandan mutlu oldu. Başları sıkıştığında sana geldiler. Ama oraların kadınlarından çok erkeleri gibi olmaya çalıştın, öylede oldun..Sen varoşta hanfendi saygınlığıyla yaşaman gerekirken kendine erkek gibi kadın dedirtiyorsun.. Nedir bu erkek fatma olmaya çalışmak.Neyin ıspatı. neden çocuklarına karşı hem anne hem baba rolunü üstleniryorsun.sen annesin sadece anne ol. Çocukların babalarının olmadığını kabullenecekler. Anne olarak ne verebiliyorsan onları vereceksin.Kendine de, çocuklarına da kötülük etme. Sen kadınsın ve kadın gibi yaşa, kadın gibi davran. İçindeki korkudan kurtul. kadın olarak yaşarsam beni üzerler, incinirim diye düşünme. Çelik gibi bir zırh çekmişsin etrafına, yüreğine Sen sevdiğin zaman, sevildiğin zaman daha mutlu olacaksın. Unutma sen izin vermediğin sürece kimse seni üzemez. Bunun için erkek gibi olmaya çalışma. İçindeki kadın yüreğinle, şefkatinle sarıl yaşama, çocuklarına. Bırak seni sevsin birisi, sarıp sarmalsın. Belki hatırlarsın kadın olduğunu. Bırak adına şiirler yazılsın, türküler çalınsın. Unutma ne yaparsan yap sen kadınsın.''

O konuştu ben seyrettiğim deniz dalgalarından gözümü alamadan, gözyaşıma hakim olamaz bir durumda sadece dinledim....

Acaba ben bumuydum. Yoksa onlarmı yanlış görüyor , anlıyor beni şimdi onu sorguluyorum. Ben kendimi ifade edemedim mi, anlatamdım mı.Ben hiç bir zaman erkek egomanyasıyla yaşamadım.Erkek fatma olmak ta istemedim. Aksine ruhum bir çok kadından romantik, hassas, her zaman hanfendiliği savundum Ben sadece yalnız da güçlü olunur, kimseye yaslanmadan yaşanabilir düşüncesiyle onurlu yaşamanın tadında yaşamak istedim. Onurumu her şeyin üstünde gördüm belki hataysa enbüyük hata bu. İnsanlara güvenimi yitirdim, yanlışsa bu. Kadın erkek ayırmadım dostlarımı, arkadaşlarımı. İnsan olarak baktım sadece. Ben kadınların zor durumda hemen topu erkeklere atmasına kızdım.Kadının en az erkek kadar hatta fazlasıyla güçlü olduna inandım. Sevgininde saygınında karşılıklı olduğuna inandım. Dört duvar arasında, yuvası yapılan sadece kadınlar olmamlı diye düşündüm.

Yıllarca saçlardaki süpürge telleri bize, mütevazilik bize, sabır bize, özveri bize layık görüldü....Öyle abartıldı ki yuvayı dişi kuşlar yapar hale geldi..Ben hep böyle olmadığını , yaşamlarımızda sevgi paylaşılmazsa , saygı olmazsa, karşılıklı sahiplenme, koruma olmazsa hiç bir şey olmayacağını savundum. Ben yaşamda koşulsuz sevgiye inandım. Sevdiklerimi olduğu gibi kabullenmeyi, onu değiştirmeye çalışmadan hatalarını bile severek paylaşarak sevmeyi. O hataları yanlışları birlikte düzeltmeyi. Hayatın en zor, en güzel anlarını birlikte yaşamayı. Zaman gelip birlikte ağlamayı, birlikte gülebilmeyi. Aynı gökyüzüne aynı gözle bakabilmeyi, aynı yemekten aynı tadı alabilmeyi düşledim......Ben hiç erkek gibi yaşamak istemedim. Belkide arada onların gözüyle bakmak istedim hayata, onları anlamak için. Ama asla erkek gibi yaşamak istemedim.

Benmi fark edemdim yoksa.Kendim olarak kalmya çalıştığım yaşamda, ben başkasımı olmuşum.öyleyse bile, ben erekek gibi yaşamaya başladıysam bunu suçlusu benmiyim.Hani hep çok severiz, ama bazen bize hayatı katlanılmaz yapan, bizi zayıf gören, bazen kuşlara böceklere , çiçekler benzeten.....erkeklerin.....babalarımızın, abilerimizin, dayılarımızın, sevgililerimizn, kocalarımızın......bu toplumda yaşayn erkeklrein suçu yokmu.Beni onlara benzeten onlardır.Bu ülkede erkek oluncamı yaşamk kolaydır.Pardon erkek fatma oluncamı...İnanın öyleside onların işine gelmez......Kadın kadınlığını bilmeli değilmi......sevgili erkekler.Bir çok erkek okuyucu kızcak .Kızmayın arkadaşlar Bu hayat sizleriz de bizlersizde olmaz..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı idi, teşekkürler. Yazı ilerlerken artan duygu yoğunluğu o kadar belli ki. Önemli olan insanın kendisi olmasıdır. Hayat bazen insanı kendi seçimi dışında başka roller oynamaya zorluyor belki ama "su yolunu bulur" diye bir atasözümüz vardır. O an için gerekli olan rolü sadece gerektiği kadar, gerçek sizi unutturmaycak kadar oynamakta problem yok bence. Bu rol gerçek sizin yerini almadığı sürece.

Primat 
 11.04.2008 11:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 560
Kayıt tarihi
: 07.03.07
 
 

Bu dünyada kimine eş, kimine kardeş, kimine evlat oldum. Evlatlar doğurdum. Sevdim, sevilmedim. S..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster