Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
911
 

Hiç kimse kansere yenik düşmez!

Hiç kimse kansere yenik düşmez!
 

Görsel: Hürriyet gazetesi.


Ağzımızdan çıkan sıradan sözlerin çevremizi nasıl etkilediğini hiç düşünür müyüz?

O sıradan sözler, sıradan gibi gelen ifadeler çevremizde fırtınalar yaratabiliyor. Bunu hiç farkında olduk mu acaba?

Çocukken oynadığımız bir oyun vardı:

Bir arkadaşımızı işletmek için, aynı gün içinde “hasta mısın?” diye defalarca sorardık.

Sabahtan başlanan oyun öğlen saatlerinde sonuç verir ve arkadaşımız kendisini hasta hisseder, okuldaysa izin alıp eve gitmeye kalkardı. Oyunu kendisine açıkladığımız zaman bile bize inanmaz ama hastalığına inanırdı.

Bunun tam tersini de yapardık. O gün kötü olduğu her halinden belli olan (özellikle kız arkadaşlarımıza) “bu gün ne kadar güzelsin” derdik. Bir-kaç saat içinde oyun sonuçlanır, güne kötü başlayan arkadaşımız eski neşesine ulaşırdı.

Karşı komşumuz Sadiye teyzeyi yıllardır muzdarip olduğu ses kısılması hastalığından da “Avrupa’dan gelen ilaç” diye verdiğim kahverengi bonbon şekeri ile tedavi etmiştim.

Bunları basit bir oyun gibi oynardık, ama o oyunla sözcüklerin gücünü de öğrenmiş olduk.

Siz de şöyle bir düşünürseniz sıradan sözcüklerinizin insanların hayatı üzerinde nasıl etkiler yarattığını da göreceksiniz.

Burada şunu söylemek istiyorum:
Konuştuklarınıza, yazdıklarınıza dikkat edin... Sıradan bir sözünüzle bir insanın hayatını cehenneme çevirebilir, başka bir insanı da cennette yaşatabilirsiniz.

Özellikle söyledikleri, yazdıkları küçük ya da büyük kitlelere ulaşan insanlar çok dikkatli olmalılar.

Örneğin; gazeteciler...

Hürriyet gazetesin internet sayfasında bu gün bir başlık gördüm. Sayfanın tepesinde herkesin gözüne sokar gibi yazılmış.

KANSERE YENİK DÜŞTÜ...

Kimin düştüğünü, nasıl düştüğünü yazıya tıklayınca anlayabiliyorsunuz.

Gazeteci arkadaşlara soruyorum:

Bu haber Patrick Swayze’ nin ölüm haberi değil midir?

Başlık olarak kansere yenik düştü mü demek gerekir, Swayze öldü mü demek gerekir?

Sayfada en dikkat çeken yere kansere yenik düştü başlığını koymanın, kanserle mücadele eden başka bir insanı nasıl etkileyeceğini hiç düşündünüz mü?

Bunu anlamanız için kendinizin ya da bir yakınınızın kanserle mücadele ediyor olması gerekmiyor. Sadece kitlesel haberleşmede çalışan bir insan olarak sözcüklerin gücünü çok iyi bilmeniz gerekiyor.

Kimse kansere yenik düşmez. İlla ki yenildi demek gerekiyorsa ölüme yenik düştü diyebilirsiniz, ki, bu da çok yanlış bir ifadedir.

İnsan olarak ölümle maç yapmıyoruz ya da tavla oynamıyoruz.

Daha önce Milliyet Blog’ da Şadıman Şenbalkan da bu konuya değinmişti.

Aynı dönemlerde ben de gazetelere, televizyonlara ve RTÜK’ na “lütfen kanserden öldü demeyin” diyerek bir izleyici dileğini iletmiştim. Hiç birinden yanıt gelmedi.

Oysa istediğim şey biraz duyarlılıktı.

Bu duyarlılığı istememin nedeni, özellikle bu hastalıkla mücadele eden insanlar için moralin çok önemli olduğunu bilmemden kaynaklanıyordu.

Örneğin meme SEA ile mücadele eden bir insanın televizyonda “falanca kişi yıllardır mücadele ettiği meme kanserine yenildi” ifadesini duyduğunda neler hissettiğini düşünebiliyor musunuz?

O insanın bir anda nasıl çöktüğünü hiç gördünüz mü?

Görmek ister misiniz?

İstemezsiniz elbette. Ben de istemezdim.

Ama sayenizde defalarca gördüm.

Ölen ünlü bir kişinin hangi hastalıktan öldüğü çok mu önemli? Bu haberde önemli olan şey kişinin ölmesi mi hastalığı mı?

Ama haberi eksik vermeyelim diyorsanız bunu laf arasında geçiştirebilirsiniz.

Televizyonda hastaların gözlerinin içine bakarak “falanca kişi yıllardır mücadele ettiği kansere yenik düştü” diyerek lafa başladığınızda bu sözlerle ne fırtınalar yarattığınızı lütfen bir kez olsun düşünün.

Bu fırtınanın bir gün sizi de etkileyebileceğini hiç unutmayın.

Hiç kimse kansere yenik düşmez. Sadece “bir nedenle” vefat etmiştir.

Hiç bir şeye yenilmemiştir. Neden ne olursa olsun bir gün herkes (yenilgiyse eğer) bu yenilgiyi tatmıyor mu?

Bir kez daha söylüyorum:

Konuştuklarınıza, yazdıklarınıza dikkat edin... Bir sözünüzle bir insanın hayatını cehenneme çevirebilir, başka bir insanı da cennette yaşatabilirsiniz.

Bunu hiç unutmayın ve lütfen bundan böyle KANSERDEN ÖLDÜ DEMEYİN!

Kanserle mücadele eden ve morale ihtiyacı olan insanlara bu kötülüğü yapmayın. Lütfen!

Ben bu günlüğü yazarken bile acaba moral bozar mıyım diye endişe ediyorum.

Oysa biliyorum ki her kişide hastalık farklı seyreder ve kanser olan herkes ölümcül hasta değildir. Bu hastalıktan ölenden daha fazla kurtulan kişi vardır.

Ama yine de yazarken rahatsız oluyorum. Aynı rahatsızlığı herkesin duyması dileğiyle...




Not:
Bu konuda duyarlılık gösteren arkadaşlardan da RTÜK, gazeteler ve televizyonlara mail atarak bu tepkiyi vermelerini ve kamuoyu oluşturmalarını rica ediyorum.

nevay DAG bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle çok değerli bir konuyu hatırlattığınız için kaleminize sağlık.Süper bir yazı olmuş. Kanser tedavisi gören bir arkadaşım saçları dökülünce bandana taktığı için ona çok laf atan olmuştu "böyle kapalılık mı olur" diye .Buda başka işin başka bir boyutu. Biraz daha duyarlı olmak dileğiyle..

filiz gündoğan 
 08.02.2013 20:37
Cevap :
Ne yazık ki böyle bir hassasiyet toplumda hala olgunlaşamadı Filiz hanım. Anlaşılan herkes (Allah korusun)kendi başına geldiğinde bu hassasiyetin ne demek olduğunu kavrayacak. Ne diyelim? Biz elimizden geleni yapalım, gerisi kişinin duyarlılığına kalmış. :-) Yorum için teşekkür ediyor sevgi ve saygılar sunuyorum...  08.02.2013 20:53
 

Ya bir örnekte ben versem.. Hiçbir rahatsızlığı olmayan bir insanı yolda gören bir arkadaşı rengin sarı hastamısın dese o anda sağlıklı insan, kendini hasta hisseder..Çok güzel bir konuya değinmişiniz , her kelimenizin altını çizerek size katılıyorum.Üzüntüm ise şu yazdıklarınızı haber yapan insanların okuyamamasıdır. RTÜK e gelince valla herkes kendi bildiğini okuyorr...yüreğinize sağlık..

fugen 
 18.09.2009 1:23
Cevap :
Sevgili Fugen, güzel bir gelime gözlemledim. Hürriyet gazetesinde ertesi gün (şu an kim olduğunu hatırlayamadım) yine ünlü bir kişinin vefat haberi vardı. Ama başlıkta ölüm nedeni yoktu, hatta ölüm nedeni haber içinde "geçiştirilerek" verilmişti. Çok sevindim ve okur temsilcisini bu kez kutlamayı düşündüm, ama haberi kaybettim ve kutlayamadım. Yani bu yazı ve verilen tepkiler bir yerde bir şeyleri düzeltmişti. Bu da bir kazançtır diye düşünüyorum. Duyarlı olan herkese ve tabi ki size sevgi ve saygılarımı sunuyorum...  18.09.2009 12:54
 

Bunu tersini de yapıyorlar; "kanseri yendi" manşeti altında "zakkum mucizesi" gibi atmasyon bir alt konuyu işliyorlar. Böyle manşetler neden atılır anlayamıyorum. Bazılarının dediği gibi bu manşetler yayınlanan ürünün satışını nasıl artırıyor, onu hiç anlayamıyorum. Artırsa bile bu artışın kazancının ahlaki olduğuna yayın sahipleri nasıl inanıyorlar bilemiyorum. Biririnin ölüm haberinin içinde ölüm nedeni olarak kanser gösterilebilir; ancak "kansere yenik düştü" "kansere kurban gitti" gibi manşetlerle kanser hastalığını şeytani bir tanrısdallığa yüceltmenin amacı sırf para kazanmaksa yuh olsun o yayın anlayışına...

Muharrem Soyek 
 16.09.2009 12:47
Cevap :
Sevgili Soyek, farklı bir pencereden bakmış ve işin bir de rant tarafını işaret etmişsiniz. Çok da iyi etmişsiniz. İnsanların çare arayışlarını, duygularını sömürmek gibi bir rant aynen sizin dediğiniz gibi işliyor. Kişini ölüm nedeni kanser olabilir, ama bu insanların gözüne sokarak "yıllardır müadele ettiği kansere yenik düştü" gibi bir ifadeyle verilmez,ki, geçenlerde (kim olduğunu şu an hatırlamıyorum) kansere yenik düştü diye haber verildi, ama ölüm nedeninin kanser olmadığı anlaşıldı. Ölüm haberindeki amacın para kazanmak olduğu zannetmiyorum, ama daha kötüsünü düşünüyorum: Farkında olmamak... Evet bu durum bir medya kuruluşu için gerçekten daha kötüdür. Farkında olarak, bir amaç için böyle yapsalar amaçlarını eleştirip amaçtan vaz geçirebiliriz belki. Ama farkında değilse uyarıyı umursamaz bile. Yine de bir açık kapı bırakıp eğer amaç para kazanmaksa yuh, hem de kaç kere yuh olsun derim. Yorumunuz için teşekkür ediyor sevgi ve saygılar sunuyorum...  16.09.2009 15:14
 

Bu duyarlı yaklaşımınızı anlıyor ve katılıyorum düşündüklerinize. Ne yazık ki yazma etiği haber etiği gibi şeyler de, insanlıkla yani insani duyguların kayboluşuyla ya da kayboluşuna neden olarak birlikte kaybolmakta. Gerçek insani duyguları olan medya mensupları sözcüklerine dikkat edenlerdir. Bu arada blog yazanlar için de aynı konu geçerli. Bloğunda küfür yazanla el ense ama sevmediği kötülemek istediği gazetede bi küfür çıktığında ahlak elçisi kesilenler için diyorum. İşte böylesi etiksizlikler yenilerini doğurmakta. sağlıcakla

Ezgi Umut 
 16.09.2009 5:01
Cevap :
Yazdıkları ya da söyledikleri küçük-büyük kitlelere ulaşan insanlar ne söylediklerine ve ne yazdıklarına çok dikkat etmek durumunda. Ama ne yazık ki bu konudaki etik (yazılı olmayan) kurallar kaybolup gitmekte. Söylediğiniz gibi blog yazarları için de aynı konu geçerlidir. Ahlaki değerleri işimize geldii gibi algılamak ise bir "hastalıktır." Desteğinize teşekkür ediyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum...  16.09.2009 8:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 1679
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2000
Kayıt tarihi
: 27.05.07
 
 

Yaşayacağım yıllar yaşadıklarımdan daha az... Öyleyse "adam gibi yaşamalı" diye düşünüyorum. Kola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster