Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1612
 

Hiç kimsenin, hiçbir şeyin hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin. Ya verdiyseniz?

Hiç kimsenin, hiçbir şeyin hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin. Ya verdiyseniz?
 

İnsanların çoğu kaybettikleri ya da kaybettiklerini sandıkları şeylerin yerine yenisini koymadıkça, kaybettikleri şeylerin bağımlısı olmayı bırakamazlar. Halbuki kaybettiğini sandığı şey belki de kurtulduğu şeydir aslında... Nedense kimi zaman düşüncelerini, duygularını kontrol edemez. Ve bunu yapamadığı anda da birileri gelir ve kontrol eder. 

Eski hatta sizi artık sevmeyen, değer vermeyen sevgiliyi unutamamak bunların en üst sırada yer alanlarından biridir. Sizi sevmeyen birini sevmeyi bırakın... Sürekli bir sevgili ya da eş sahibi olma düşüncesine odaklanarak yaklaştığınızda, hep neden olamayacak kişileri çekersiniz biliyor musunuz?

Ya da başlayacak bir ilişkide daha başlayamadan karşınızdakini itersiniz. Bir düşünün. Takıntı yapılan her şey bir adım, bir adım daha geri gider. Hatta geçmiştekileri bırakamadıkça, yeniye de yer açılmaz.

Ya da sevmediği bir işte çalışmaktan yakınsa da, yenisini yerine koyamadıkça eskiye bağımlı kalmak...

Ya da inatla kopamadığı ama kendisini aslında mutsuz eden her ne ise...

Geçmişte olan ve acı veren bir durumun değiştirilmesi, insanın bugününü, geleceğini de değiştirmesini sağlar. Ne zamanki aşırı odaklandığınız kişiden ya da olaydan enerjinizi çeker, merkezinizde tutmayı bırakır, kendi hayatınızdaki diğer var olanlara odaklanırsınız, o zaman zaten serbest bıraktığınız her ne ise size kendiliğinden gelir. Ha geldiğinde hala istiyor musunuz; kendinize sorun. Çok istediğiniz birisi, çok istediğiniz bir şey, adını siz koyun.

Unutmayın, beyninizi ve yaydığınız enerjinin türünü isterseniz kontrol edebilirsiniz.

Nasıl mı yapabilirsiniz, beyninizdeki negatif düşünceleri nasıl susturursunuz, negatif iç sesinizi nasıl durdurursunuz?

 

Kendinize iç sesinizle söylediğiniz tüm negatif sözleri ve cümleleri yazın.

Yazdığınız zaman kendinizi negatif enerji ile yüklediğiniz her düşünceyi ve duyguyu kağıt üzerinde daha net görürsünüz. Negatif düşünceler aslında sadece sizi sabote eder. Bu durumu durdurmak istiyorsanız öncelikle tüm negatif düşünce ve duyguları yazarak en azından onların etkisini yavaşlatmaya başlayabilirsiniz  ve sizi manipule eden şeyleri daha net görebilirsiniz.  

 

Farkında olun

Ne zaman kendinizi sürekli depresif, kızgın, öfkeli, hayal kırıklığına uğramış, dikkate alınmamış, değer verilmemiş, kandırılmış vs. vs. hissederseniz önce bu duygularınızı yaşatan düşüncelerin ve hangi olaylarla bu hisleri yaşadığınızın farkında olun. Kime, neye bu kadar çizginizi aşmasına ve sizi ele geçirmesine izin verdiniz ki; size bu duyguları yaşatıyor. Sorun kendinize; siz mi izin verdiniz? Bunu nasıl yaptınız? Hayatınızı, sizi, düşüncelerinizi, duygularınız kontrol etmesine, hatta yönetmesine dahil? Kendinizle yüzleşmekten korkmayın.

Bunu yapın ki, kendinizi, ne istediğinizi doğru tanıyın. Bunu yaptığınızda, kendinizle yakınlaştığınızda beyninizi çok daha doğru kontrol etmeyi de zamanla öğreneceksiniz. Sandığınızdan da güçlüsünüz aslında; yeter ki yanlış birilerinin hayatınızı ve düşüncelerinizi, duygularınızı ele geçirmesine izin vermeyin. 

 

Büyük resmi görmeyi tercih edin.

Hayat sadece zor anlardan ibaret değil. Bir şekilde zorluğun içinden çıkmayı da başarabilirsiniz. Hayat enerjinizi düşürmediğiniz ve negatif düşüncelere saplanmayı bıraktığınız sürece… Zaman çabuk akıp gidiyor, hayat çok çabuk geçiyor. Her gününüzün kıymetini bilin ve negatif düşüncelere odaklanarak, başkalarının size söylediklerine, yaptıklarına, ettiklerine çok fazla anlam yükleyerek enerjinizi boşa harcamayın.  Hele ki size zaten faydadan çok zararı varsa... Yollayın, gitsin. Herkes konuşur, herkes söyler. O kadar enerjiniz varsa kendinize harcayın. Büyük resmi görerek…

 

İstemediklerinize değil, istediklerinize odaklanın.

Güzel yönlerinizi besleyin, eksik bulduğunuz yönlerinizi geliştirin. Ama bunu yaparken hep pozitife odaklanın. Hem sözlerle, hem düşüncelerle hem de davranışlarla… Bir kere önce kendinize inanın. Sürekli hep istemediklerinizle boğuşuyorsanız, bir sorun kendinize;  hep kendinizi sabote ederek, enerjinizi yanlış yerlere vererek sürekli istediklerinizden uzaklaştığınız için mi? İstemedikleriniz için söylenmeye, yakınmaya devam ettiğiniz ve buna rağmen hiçbir şey yapmadığınız için mi? O sağlam sandığınız konfor alanınızdan çıkmaya cesaret edemediiğiniz için mi? Bir şeyler değişmeli mi acaba?

 

Başkalarının hayatına değil, kendi hayatınıza odaklanın

Neleri yapmak istediniz ama ertelediniz? Hayatınıza nasıl dokunursanız onu daha iyiye taşırsınız? Bırakın sizi sevmeyeni, değer vermeyeni, geçmişte acı vereni, onu nasıl geri getiririmi, neden bana böyle yaptıyı, bırakın başkalarının hayatlarına odaklanıp onlara sürekli enerji yüklemeyi, bırakın tüm bugününüzde evirip çevirmeyi… Serbest bırakın. Atın, satın, gönderin, yollayın. Kendinize anlamlı bir söz verin ve bu sefer tutun. Sadece kendinizle ve sizi mutlu edecek, sizi olumlu besleyecek, size güzel enerji verecek şeylerle uğraşın. Dibe çekeceklerle değil. 

Ve kendiniz kadar, sizi gerçekten sevenlere, ailenize, çocuğunuza, yapabileceğiniz güzelliklere odaklanın. Sevmeyenlere, üzenlere, kıymet bilmeyenlere ya da sizin enerjinizi düşürecek olaylara değil. 

 

Bugünde kalın

Eski anılardan, eski ilişkilerden, sizi kırmış, hayalkırıklığına uğratmış her şeyden önce kendinizi tamamen arındırın. Geçmişin tüm enerjisini temizleyin. Birçok yöntem var bunun için; yeter ki araştırın, deneyin. Artık bugüne ve geleceğe bakın. Hayatınıza ne güzellikler getirebilirsiniz, hangi hedeflerinizi başarabilirsiniz? Kendiniz için ne yapabilirsiniz? Geçmişinize değil, sizi üzenlere değil, gidenlere ya da gitmesi gerekenlere değil, artık bugününüze ve geleceğinize yatırım yapın. Herkes, her şey gider; siz kalırsınız.

 

Önce derin bir nefes alın, artık tamamen kendi odağınızda, merkezinizde kendiniz olun.

Kendinize bu hediyeyi artık verin. En güzel hediye nedir? Hayatınızı başkalarının ya da olayların değil sadece kendinizin kontrol edebilmesi…

 

Yeşim Buyurgan

İlişki ve Yaşam Koçu, Eğitmen

 

*Telif hakları gereği yazılar isim ve link belirtilmeden kopyalanamaz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3637
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster