Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1946
 

Hiç kızmayan öğretmen olur mu?

Hiç kızmayan öğretmen olur mu?
 

Hiç kızmayan öğretmen olur mu?


Hemen olmaz demeyin. Olur. Böyle bir öğretmen var, hem de İstanbul’da. Nedim Taktak, İstanbul Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu’nda görev yapıyor. Bugüne kadar hiç kızmadan öğretmenlik yapmayı başarmış hatta bunu bir model haline getirmiş

Nedim Taktak, ‘Erdem toplumu kızmayan insanlardan oluşacak’ diyor

Hiç kızmayan öğretmen olur mu? Hemen olmaz demeyin. Olur. Böyle bir öğretmen var. Hem de İstanbul’da. Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu’nda görev yapıyor. O idealist bir öğretmen. Nedim Taktak, 12 yıldır sınıf öğretmenliği yapıyor. Bugüne kadar hiç kızmadan öğretmenlik yapmayı başarmış hatta bunu bir model haline getirmiş. Timaş Yayınları tarafından yayımlanan ‘Hiç Kızmayan Öğretmen’ adlı kitabında bu ilginç deneyimin detaylarını anlatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ödüllendirilen ikinci kitabı ‘Gerçek Müfettiş Velidir’ de öğrenci, öğretmen ve veliler arasında kurduğu diyalog köprüsünü ilginç örneklerle anlatıyor. Hiç Kızmayan Öğretmen’i sınıfında ziyaret ediyoruz. Beşinci sınıf öğrencileri, öğretmenlerinin etrafından tam bir sevgi yumağı oluşturmuşlar. Velilerin katkısıyla sınıfa bir bilgisayar bir de televizyon alınmış. Sınıfın bir de ‘Hickizmayanogretmen.com’ adlı sitesi var. Öğrencilere birer elektronik posta adresi açılmış. Evlerinden öğretmenlerine mesaj atabiliyorlar. Veliler, çocuklarıyla ilgili bilgilere siteden ulaşabiliyor. Taktak, sorularımızı cevaplerken hiç kızmamanın sırlarını anlatıyor.

Okulu sevdirelim

‘Hiç Kızmayan Öğretmen’ adında bir kitap yazmışsınız. Gerçekten bir öğretmen hiç kızmayabilir mi?

Biz öğretmenler olarak okulu öğrencilere sevdirelim ve tan ağarmadan gelen minikleri yorgun asık yüzlüler olarak değil ay yüzlüler olarak karşılayalım diyerek hiç kızmayan öğretmen olalım istedik

Hergün bir sınıf dolusu çocuğa tahammül etmek mümkün mü?

Çekilmeyen ve yaramazlık yapan çocuk bu yaşlarda yapmayacak da hangi yaşta yapacak? Çocuk kurallara uygun hareket eder. Siz kurallara uygun bir model olursanız o sizi içten içe model alır. Doğan Cüceloğlu’nun dediği gibi, ‘yetişkin çocuk’ olarak mı geleceği sırtlasınlar? Ya da ‘mış gibi’ mi yaşayarak bizi uygar devletler düzeyine çıkarsınlar?

Öğrencilerine şiddet uygulayan öğretmenler var. Bunun nedeni ne?

Kızgınlık veya öfke halinin öncesi vardır. Bu duyguları bastırmak veya şiddete dönüştürmek geleceğe sıkılan bir kurşun gibidir. Herkes kızar. Ama bunu şiddete dönüştürmeden muhataba beden dili ile anlatmak gerekir. Ve empati en iyisidir. Sizi daha kolay anlayabilirler. Bu şiddet kimden gelirse gelsin anne, baba, öğretmen haklı olamazlar.

Evlerde şiddete son

Öğretmenlerin hepsinin kızmayan öğretmen olması mümkün mü?

Okullarda şiddetin olmaması için öncelikle evlerden şiddetin kalkması gerek. Dayak veya kötü söz ile duygularını ifade eden ebeveynlerin eğitilmeleri, ana-baba okulu şarttır. Ama hiç bir öğretmen öğrencisi olsun veya olmasın şiddeti savunduğu için uygulamaz. Uyguladığı andan itibaren de vicdan azabı çeker. Hiç kızmayan öğretmen bir modeldir.

Hiç kızmamak insanın doğasına aykırı değil mi? Bunun için özel bir eğitim mi aldınız?

Özel bir eğitim almadım. Özellikle güneydoğu kentlerinde öğretmenlik yaparken yaşadıklarım bana kızmamam gerekitğini öğretti. Lise yıllarında hiç kızmayan bir kimya öğretmenim vardı. O bana model oldu.

Çocukları nasıl motive ediyorsunuz?

Öğretim yılı başında onlara uyacakları kuralları 7 maddeyi aşmamak üzere belirlemeleri için bir gün öncesinden düşünme fırsatı veriyoruz. Haftada birgün sınıf içi toplantı yapıyoruz. Tüm kararları ortaklaşa alıyoruz. Yetki ve baskı olmadan tamamen onların düşüncelerine uygun hareket ediyoruz. Asla yapamayacaklarım için söz vermiyorum. Ya da söz vermişsem hangi şartlar altında olursam olayım yerine getiriyorum.

Suistimal yok

Hiç kızmamanızı suistimal etmiyorlar mı?

Hayır, etmiyorlar. Suistimal eden olursa o derste onu öğretmen ilan ediyorum ve sorumluluk veriyorum. Ben de onun gibi bir öğrenci oluyorum.

Sınıfa bir web sayfası hazırlamışsınız. Başka bir örneği var mı bunun?

Bazı örnekler var ama bizimkisi gibi yok. Bizimki gibi öğrenci, öğretmen ve veliler arasında sağlıklı bir iletişim kuran bir web sayfası yok bildiğim kadarıyla.

Web sayfasının öğrencilere ve velilere ne faydası var?

Veliler öğrenciyle ilgili her konuda site yoluyla iletişim kurabiliyor. Çocuklarının okuldaki davranışlarıyla ilgili bilgi sahibi olabiliyorlar. Öğrencilerin sosyal aktivitelerini ve yaptıkları çalışmaları sitede görebiliyorlar. Herkese açık olan form sayfasında görüşlerini açıklayabiliyorlar.

Öğrenciler evlerinden size mesaj atıp özel bir istekte bulunuyor mu? Ya da herhangi bir sorularını anlatıyorlar mı?

Çok fazla olmuyor. Özel istek geenelde problemi çözme ve ertesi gün okula gelemeyeceğini bildirmele ilgili oluyor.

Kitabınızda güneydoğuda öğretmenlik yaptığınız yıllara ilişkin ilginç anektodlar var. Güneydoğu da öğretmenlik yapmak mesleki açıdan öğretmenlere ne gibi farklılıklar katıyor?

Benim için çok özel bir yeri var. Öğretmenlik mesleğini ‘Kurban Olam’ diyen Fatma isimli öğrencim sevdirdi. İnsanlar sizi bağırlarına basıyorlar. Sanki hal dilleriyle ‘Siz bu meslek için seçilmişsiniz’ diyorlar. Bu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde görev yapmanızı kolaylaştırıyor. Onların kültürlerini tanıyorsunuz. Davranışlarını tahmin ediyorsunuz.

Geçenlerde Milli Eğitim’den ödül aldınız? Neydi bu?

İstanbul’da ilk ödülümüzü İstanbul İl Milli Eğitim Müadürü Sayın Ömer Balıbey’in elinden aldık. Geçen yıl Öğretmenler Günü’nde ‘Gerçek Müfettiş Velidir’ adlı kitabımdan dolayı gümüş rozetle ödüllendirildim. Öğrencilere ve velilere yönelik kitap okuma kampanyası düzenledim. Bu kampanya da MEB tarafından ödüllendirildi.

Velilerle nasıl diyalog kuruyorsunuz?

Veli toplantısı yapıyoruz. Velilerle çay içmek ve öğrencilerin sorunlarını konuşmak için biraraya geliyoruz. Okulda Anneler Günü kutlaması yaptık. Bu örneği olmayan bir uygulamaydı. Sınıf kumbaramız var: İsteğe bağlı olarak öğretmen ve çocuklar diledikleri an kumbaraya madeni para atarlar. Kumbara defterimiz var. Nöbetçi öğrenci, sınıf başkanı, öğretmen ve sınıf huzurunda açarız bu kumbarayı. Harcamalaları belgeli olarak öğrencilerle birlikte yapıyoruz.

Bu mesleğin yüküne katlanabilmek için idealist mi olmak gerekiyor?

İdealistlik çok yüksek bir çıta. Sadece sevmek yeterli. Öğrenciler bize emanet. Sadece bu emanetin değerini ve önemini anlamaya çalışıyorum.

Gerçek müfettiş velidir

Gerçek müfettiş velidir diyorsunuz? Nasıl müfettişlik yapacaklar?

Gerçek müfettiş velidir elbette. Eleştirilere daima açığız. Sadece sınırları zorlamamak kaydıyla. Onlar bizim dış danışmanlarımız. Veliler bize danışmanlık yapıyor. Şirket mantığıyla hareket ediyoruz. Danışmanlırımızın görüş ve eleştirilerini dikkate alıyoruz.

Öğretmen sizi dövüyor mu?

Hiç kızmayan öğretmen modeline meslektaşlarınızın tepkisi ne oldu?

Önce çok şaşırdılar. Sonra beni, öğrencilerimi ve velilerimi sıkı takibe aldılar. Hatta geçen ay idarecilerden biri öğrencilerime ‘Öğretmeniniz sizi dövüyor mu, size kızıyor mu?’ diye sormuş. Hiç kızmamanın mümkün olmayacağını sanıyorlar.


27.11.2005

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kızmayan öğretmen modeli olduğunuz için. Ben şimdiye kadar, ben dahil kızmayan öğretmen görmedim...Selamlar...

moonlight1 
 01.03.2008 20:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 310
Kayıt tarihi
: 22.02.08
 
 

Eğitimle Geliştir Kendini           Eğitimci-yazar olarak halen Kişisel Gelişim, Liderlik, Beden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster