Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1432
 

Hiç olmadı doktor hanım!

Hiç olmadı doktor hanım!
 

Kaynak:hediyeler.org


Bugün yaşanan olayı sizlere de aktarmak istiyorum lakin nereden ve nasıl başlayacağımı bilemiyorum; zira oğlumun başından geçmiş bir olay ve klasik anneler gibi çocuğumu ille de kayıracağım gibi bir dürtüm yok, hatta herkesten önce çocuğumun hatalarını ben görmeliyim ve düzeltmesi için uyarmalı, yardımcı olmalıyım diye düşünürüm.

Oğlum on dokuz yaşında ve yaklaşık dört yıldır takıntı hastalığı tedavisi görüyor. Şu an çok yol kat etmiş durumda ancak belli bir süre daha düzenli kullanması gereken ilaçları var.

Hastalığının teşhisini koyan ve tedavisini sağlayan doktorumuz emekli olup da tam gün özel poliklinikte çalışmaya başladıktan sonra yeni bir psikiyatr edinmemiz gerekti.

Psikolojik rahatsızlıklarda özellikle hekim çok büyük önem taşıyor, hastalık akut haldeyken gözünüz ne para ne pul görüyor, nitekim biz de ilk doktorumuzun öğleden sonra çalıştığı polikliniğe gitmiştik çoğu kere, ancak durum kontrol altına alındıkça zaman zaman da çalıştığı devlet hastanesinde ziyaret etmiştik.

Bu tarz rahatsızlıklarda randevusuz çalışan devlet hastanelerinde sıra beklemek, hekimi tanımamak büyük sıkıntıdır, hasta için olduğu kadar hasta yakını için de…

Bu nedenle evimize yakın bir özel hastanenin psikiyatrına devam etmeye başladı oğlum.

Geçenlerde yazdırdığı reçetede bir hata olunca eczane düzeltilmesini istedi doğal olarak ve oğlum da düzelttirmek için bugün doktora gitti.

Doktor hanımın kapısını çalmış ve içeri girmiş, doktorun da bir hastası varmış odada meğer, ne var deyince oğlum durumu anlatmış ki, bir anda ne olduğunu anlamadım anne diyor, doktor hanım avaz avaz bağırmaya başlamış!

Oğluma da söyledim, eğer doktorun ilaç yazdırmaya gelen yaşlı bir beye bağırışına, elindeki kalemi yere fırlatışına ve kapıyı güm diye çarpmasına tanık olmasaydım bir randevumuz esnasında beklerken, kesinlikle ya konuyu abarttığını ya da farkında olmadan kadını çileden çıkaracak bir şey yaptığını düşünürdüm!

Ayağa fırlamış, bağırıp çağırmış ve kapıyı çarpmış yine!...

Doktora da söylemiş oğlum, bekle deseniz yeterdi diye… Gerçi sonradan biraz daha fazlasını söylemiş, bir daha size gelmem, önce siz kendinizi tedavi edin demiş. Şey, bir de “Probleminiz kiminle bilmiyorum, eşinizle mi, başkasıyla mı ama acısını bizden çıkarmanızın anlamı yok”…

Aşağıya inmiş, dört gün sonraki randevusunu iptal ettirmiş ve şikayet edebilir miyim diye danışmaya sormuş, aldığı yanıt tabii ki hayır olmuş!

Oğlum diyor ki: Anne, yine de sinirimi iyi kontrol ettim, bir an üstüne dahi yürümeyi düşünmedim değil!

Ehh, yiğidi öldür hakkını yeme demişler, doktor hanımın başladığı bir ilacın neticesi…

Anne, diyor, oğlum, ya ben kendimi kontrol edemeseydim ne olacaktı?

Haklı çocuk, ya edemeseydi?

Nitekim psikolojik tedavi gören bir delikanlı, doktor da psikiyatr; hakikaten doktor hanım oldu mu bu şimdi?

Oğlum içine sindiremedi hala bu durumu, hastaneyi arayıp durdu bir şikayet mercii bulsun diye ancak işgünü bitti diye sanırım açan olmadı.

Oğlum, bir kez bende çok sinirlenmiştim, doktorun izindeydi, sürekli alman gereken ilacı yazdıramamıştık, hastanenin nöroloji uzmanı yazabilirdi bir tek, o da hastası olmadığın için yazmadı, o dönemler sana söz bile etmemiştim hastaneye ve doktoruna olan güvenini kaybetmeyesin diye!

Nöroloji hekimi haklıydı, hastası olmayana ilaç yazmazdı ancak “herhangi bir hastaneden yazdırın” diyen hastane personeline durumu anlatmaya çok çalışmıştım: Bu çocuğun tedavisi burada yapılıyor, doktor hanımın kayıtlarında mevcuttur, elimde eski reçeteler var, herhangi bir hastaneye gidip derdimi anlatmaya çalışmak yerine bu problemin burada çözülmesi gerekmez mi? Bu ilaca ara verilemez, reçetesiz de bu ilaç alınamaz!

Bende başhekimle görüşmek istemiştim lakin dışarıda mı demişlerdi, neydi, görüşememiş, durumu da izah edememiştim kimseye, maalesef!...

Yaşadığı durumu içine sindiremeyen bir delikanlı var doktor hanım, oldu mu şimdi yaptığınız?

Şikayet kabul etmeyen hastaneye ne demeli, onu da hiç bilemedim, şey, şu olur mu acaba: Ana oğul sizi kınıyoruz Çesav Tıp Merkezi ve ilgili hekimi!

Gülgün Karaoğlu

Haziran,11/2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sbu.saglik.gov.tr/sbhastahaklari/ sayfasından ya da alo 184 sağlık bakanlığı danışma hattından yaşadığınız sorunlarla ilgili başvuru yapabilirsiniz.

ayfer aksit 
 17.06.2010 14:17
Cevap :
:) Çok teşekkür ederim bilgilendirmeniz için Ayfer Hanım... Selam ve sevgilerimle...  20.06.2010 2:05
 

Niyetim sadece caydırıcı olmak. Yoksa bu durum cezasız kalırsa sonraki doktorlara cesaret verebilir. Her doktor da hastasına bağırıp çağırırsa hastaneler sinek avlamaya başlar. Burası Türkiye. Şiddeti önlemek yerine alışmaya çalışıyoruz. Hem de hiç kaderimiz değilken. Anlatabildim mi? Saygılar...

Ali Haydar ÖZKAN 
 13.06.2010 14:20
Cevap :
Anladım ben seni tatlım da, avukatıydı, mahkeme kapılarıydı, şahit bulmasıydı falan... Şikayet kabul etmeyen özel hastaneden söz ediyoruz... Bak, devlet kurumları, toprakları parsel parsel satıldı, hangimiz memnunuz bu durumdan ama hangi merciye dilekçe verebiliyoruz, hadi söyle... Vatandaşlık hakları, özgürlükleri bir kısıtlanmaya görsün, dalgalar halinde yayılır her yere ve maalesef ne senin paran vardır uğraşacak ne de vatandaşlığına inancın kalmıştır... Çok selam ve sevgilerimle...  14.06.2010 0:54
 

Hastanede veya özelde... "Doktorun kapısını tıktıklatamayız" biz. Bekleme odasında oturur, doktor yardımcılarının "Herr Culduz, lütfen muayene odasına" anonsunu bekleriz. Hepi topu devamlı aldığımız bir ilacın reçetesidir almak istediğimiz ama yine de beklemek zorunda kalırız. Size bir örnek, hem de sitemizden: Devlet hastanesinde çalışan ve yeri gelince "Sabah sekiz akşam beş, yüzlerce hastaya bakıyorum ben" diye şişinen MB üyesi bir doktorun sayfasına baktım... Yazdığı yazı ve yorumlar hep mesai saatleri içinde... O kapıda şifa için bekleyen hastaların durumunu bir düşünün. İşin özüne gelirsek... Doktorlarla bir, garsonlarla iki... Tartışılmaaaaaz! Selamlar, saygılar:)

Ümit Culduz  
 12.06.2010 23:02
Cevap :
Olması gereken de budur aslında, doktor hanımın en büyük kızgınlığı da bir hemşireyi diğer bir doktor ile paylaşmaları ve hemşirenin de diğer doktorun odasında ikamet ederek hastalar ile gerekli koordinasyonu kurmamasınadır muhtemelen ancak sistemleri bu olduğuna göre Oğulcan'a davranışı gerçekten de yanlıştı. Hele ki bir psikiyatr olarak... Bu olay özel hastanede yaşandı, bir de devlete bağlı sağlık ocaklarında aile hekimliği uygulaması başladı. Örneğin bizim aile hekimimiz gerçekten de çok idealist bir hekim ve sistemi gayet iyi oturttu: panoda sıra numaramızı okumadan kapısını çalmıyoruz, mesela... Neyse... Çok selam ve sevgilerimle...  13.06.2010 0:32
 

Aynı şey bana yapılsa etkisini kolay kolay üzerimden atamazdım. Hatta öyle ki ölüm yatağına düşecek bile olsam asla doktora gitmezdim. Yaşımız küçük diye itilip kakılmamız mı gerekiyor? Doktorluk kolay değil ama hasta olmak da işkenceden başka bir şey değil. Bence bağıran doktordan özür beklemeyin. Sadece kendisinden yüklü bir tazminat kopararak sürgüne gitmesini sağlayın. Saygılar...

Ali Haydar ÖZKAN 
 11.06.2010 17:34
Cevap :
İlahi Ali Haydar, tazminat koparmak mı dedin? Yok canım artık daha neler! :) Çok selam ve sevgilerimle...  13.06.2010 0:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1321
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster