Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1034
 

Hiç olursan, herşey olursun....

Hiç olursan, herşey olursun....
 

Herkes gibi....


Kendimizi önemseriz, çok çok değerli görürüz. Özünde insanızdır oysa, sadece insan!

Herkes gibi, herkes kadar…

Birinin evladı, birinin dostu, birinin arkadaşı, ulaşamadığı, sevdiği, sevgilisi, kardeşi ve bir dolu sıfatlandırılacak bir dolu şeyi….

Ve birileri de bizim için öyledir.

Sıradan, özel, değerli ya da değersiz. Sınıflara ayırır, yargılar, bazen affeder bazen de affetmez  ama sınıflara ayırır hayat insanlarımızı.

Tüm bu değerlendirmeler içinde verdiğimiz ya da vermediğimiz değeri hak ettiğini sorgulamayız. Fakat bize biri hata yapınca hak etmediğimiz inancına kapılır, sıralara dizilmiş tüm sitemlerle yükleniriz hem kendimize hem karşımızdakilere. Roller değiştiğinde ise tüm değerlendirmeleri kendi bakış açımızdan yaparız. Sevgiyi de, değeri de, özel olmayı da biz hep hak ederiz, aksi olamaz. Kendimizi pek bir sever, yüceltiriz…

Hep en iyisini hak ederiz. Buna inanır, bununla yaşarız. Egolarımız, hayattan edindiğimiz tecrübeler buna odaklar bizi, odaklanmak isteriz. Bağlanır, bağlanılmak isteriz. Tüm bu bağımlılıklar içinde insan olduğumuzu, hatalarımızı, yüklediğimiz tüm sıfatlarla değerlendirir, var olmanın temel nedenini unuturuz.

İnsan olmayı, varlık, birey kavramlarını algılamada hatamı yapıyoruz?

Oysa herkes aynı. Genel olarak bakıldığında farkımız nedir ki birbirimizden?

Hepimiz aynıyız oysa, birkaç karakter adlandırmasıyla üzerlerimize yapıştırdığımız birkaç farklılık, göz algısında farklı görünmeler dışında aynıyız…

Ruhlarımız farklı sadece! Dünya da nesnel olarak her canlıda var olan ruhlarımız farklı. Benzer ama farklıda. Göz temasında ayrımına varılabilecek, öz benliklerimiz dışında kalan tüm biriktirdiklerimiz ya da biriktirdiğimizi sandıklarımız, karşımızdakilerin bizde algıladığı kadarız hepimiz… Hiçiz, sadece hiç…

Her şeyin, herkesin içinde yer edinme çabalarımızda tüm varlığın içinde sadece insanız…

Hiç olunca, hiçliğe yükselebilince, her şey olabilmenin yalınlığına varırız oysa. Vazgeçip tüm yaşam boyunca dikte edilen yargılardan fikirlerden, içimizi boşaltabilince huzuru da buluruz belki…

Bedenlerimiz herkes kadar, herkes gibi…

Farkımız ruhumuz ve hiçliğimiz…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kimine göre iyi insansındır, kimine göre kibirli, ötekine ukalaa..hepimizin eksikliklerimizi tezat sıfatlandırmalarda ararız..oysa bir becerebilsek hayat denen sivrisineği yakamızdan silkeleyebilmeyi..nirvana neresi olaki dağçiçeğim..öpüyorum hiçliğinden..

mis-tress 
 15.10.2011 13:30
Cevap :
İnsanız imbatım işte, iyi, kötü, ukala, egoları olan insanlarız. Ve fazla fazla derinlerde kalmış insanlşığımızı ortaya çıkartırıyoruz ara sıra. Eyvallah imbatım, öpüyorum....  15.10.2011 22:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 127
Toplam yorum
: 448
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 794
Kayıt tarihi
: 22.09.07
 
 

Sıcağıyla bilinen memleketimde bir kış gününde geldim dünyaya. Bütün tezatlıklar hayatımda farklı r..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster