Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
4340
 

Hıdır ile Hacer'in yatak odası konuşmaları

Hıdır ile Hacer'in yatak odası konuşmaları
 

Hepimizin bildiği gibi; her kahkaha bir pirzolaya bedelmiş. Günümüzün ergengergin durumunu da göz önünde bulundurarak, MB'deki arkadaşlarımla bu yazı sayesinde şööööyle bir sanal mangal sefası yapmak istedim.

Yazının sonunu getirirseniz eğer, biraz acılı bir ziyafet olduğunu tespit edeceksiniz ama iş işten geçmiş olacak!

Buyrun Hıdır ile Hacer'in yatak odası konuşmalarına:

- Hıdır... Hıdıııırrrr....

- Hııı??! Ne vaaarr??

- Uyuyon mu?

- Yok böğrülce ayıklıyom... Soru mu lan bu Hacer? Uyuyom tabii ya ne edecem... Yat sen de zıbar hade...

- Senin işin bitti tabii, devirip gıçını yatabiliyon... Şipşak yap, sonra horul da horul uyu... Bir kere de geç gelsen dişimi kırıcam...

- Geçen gece eve geç geliyon diye dırdır ettiydin de, ben senin dişini kırdıydım ya daha ne istiyon?

- Ben o geç gelmekten bahsetmiyom... Birlikte gelmekten bahsediyom...

- Beraber mi gelcen? Kız o saatte dışarda senin ne işin var ki eve benimle gelcen lan?

- Off be Hıdıır off beee Hıdııırr. Sen beni anlamıyon...

- Ya sabıııırrr... Uykumu gaçırdın gene bak, de hele ne istiyon...

- Orgazm neyin istiyom tamam mı? Orgazm olmak benim de hakkım...

- Orgazm da ne lan?

- Hıdır... Bazen diyom ki kendi kendime acaba ben de zoofili mi var?

- Ne fili, ne fili? Ne diyon ya?

- Zoofili... Yani hayvanlarla ilişkiye giren dimek. Eh ben de senin gibi bir öküzle her gece yatağa girdiğime göre...

- Sen bana öküz mü dedin?

- Bildiğin kelimelerden konuşunca anlıyon bakıyom...

- Ya Hacer yat diyom sana... Orgazmmıs... Yok bilmemne filiymiş...

- Ne fili be cahil ayı... Zoofili...

- Hacer yarından tezi yok o kadının evine temizliğe gitmiyon tamam mı?

- O kadın dediğin koskoca bir yazar tamam mı? Doğru konuş. Feministlerin başı... Lideri... Idolüm o benim.

- Ne dol ne dol?

- Idolüm deyyom... Onun evini temizlemek benim için şerefdir tamam mı? Bütün kitaplarını, dergilerini okuyom ben onun...

- Sonra da yalan yanlış öğrenip benim uykumu kaçırıyon... Sana ne lazım orgazm.... Onlar zengin garıları için...

- Heç de bile... O fizyolojik bir ihtiyaç...

- Fiz...yo...ne?

- Milletin kocaları evrim geçirdi metroseksüel oldu... Sen daha bir insan olamadın be Hıdır... Evrim... evrim... evilusin...

- Haceeeeerrr...

- Neeee?

- Gız bu deminden beri dediklerini tekrar etsene peş peşe...

- Ne oldun lan Hıdır, yanakların al al oldu...

- Dediğimi yap seeennn.

- Evilusin... Orgazm... Metroseksüel.... Zoofili... Fizyolojik... Idol... Istersen apurçunist de diyem... Ne olcaksa...

- De Hacer deee... Bir daha söyleee...

- Ne yapıyon Hıdır... Kudurdun mu len?

- Sen bu gâvurca lafları edince gözüme yabancı avratlar gibi göründün de bir an...

- Istemiyom Hıdır... Kendimi şu an ilişkiye hazır hissetmiyom..

- Ama ben hissediyom... Gel buraya...

- Bu bir konsantrasyon meselesi Hıdır....

- Gonsontrosponon diyen dillerini yirin... Gel buraya Helga...

- Ne Helgası be? Adım var benim... Bireyim ben.. Bıraaaak... Yetiiiişiiiin... Aile içi siddete maruz kalıyom... Heeeellppp...Heeellllpp!


„Yukarıdaki diyaloğa benim zerre kadar katkım yoktur. Ama okuduğumda o kadar güldüm bir o kadar da düşündürdü ki beni "paylaşmadan" edemedim. "Bugünlerde milletçe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum...“ diyen Hürriyet gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman’a bire bir katıldığım için onun köşesinde yer verdiği bu yazıyı sizlere aynen aktardım. : ))))

Burada diyaloğun güldürdüğü kadar da düşündüren kısmını biraz olsun açmak istiyorum:

Bundan bir evvelki yazımda erkek adam karısına ev işlerinde yardım etmeli mi konusunu işlemiş ve kesinlikle yardım et (me) meli sonucuna varmıştık. Bu yazıya kadınların sorunlarını mizah kategorisi olmaması kaydıyla işleyeceğimi bir yoruma cevabımda yazmıştım. Şimdi diyeceksiniz ki; “ Senin sorunları ciddi işleme tarzın buysa, gayrıciddi işlersen ne çıkar ortaya? “ Tamam canım hemen sinirlenmeyin. Aaaaa amma asabiysiniz bugün ya.

Aslında diyalogtaki konunun ne kadar ciddiye alınması gereken sosyal bir sorunumuz olduğu apaçık ortada. Türkiye’de kaç milyon Hacer ile Hıdır’ın yaşadığını tahmin etmek bile istemiyorum.

Almanya’da dahi eşleri tarafından sadece cinsel obje olarak kabul edilen onlarca kadınla, derneğimiz vesilesiyle şahsen tanıştım. Yine çeşitli birlikte çalıştığımız dernekler aracılığı ile Türk ve Arap ( Müslüman ) kadınlarının sorunları şu şekilde sıralanmaktadır: Hemen-hemen hergün aile içi şiddet, psikolojik baskı, dini zorlamalar ( türban veya çarşaf giyme zorunluluğu ), zorla evlendirilmeler ve ardından gelen tecavüzler , nihayetinde sonuna dek mutsuz bir hayat veya büyük cesaret sonucu gelen boşanmalar, namus cinayetleri veya intiharlar.


Aile planlamasındaki eksikliğimiz vesilesiyle, ortalama çocuk sayımızın üç cıvarında olduğunu hesaba katarsak, Alman yurtlarında yaşayan Türk ve Arap gençlerindeki yüzde, Almanlara göre iki kat fazladır.

Önümüzdeki günlerde, taslak olarak hazırladığım, bir kaç söyleşisi eksik olan bir yazı sunacağım sizlere.
Konu: Berlin’de bundan üç sene evvel namus cinayetine kurban giden, komşumuz Hatun ve bu tip kadınları korumak üzere Hatun e.V. ismiyle faaliyet gösteren derneğin aktiviteleri.

Yazının başında da söylediğim gibi biraz acılı bir ziyafet oldu bu. Aslında Hıdır ile Hacer’in diyaloğundan sonraki kısmı ap-ayrı bir blog olarak girecektim ya neyse böyle bitti işte ‘napalım. Siz yinede yüzünüzden gülücükleri eksik etmeyin lütfen.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzeldi...Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 03.09.2008 13:52
Cevap :
Teşekkürler sayın yazarım. Sevgiler  03.09.2008 14:05
 

Mizah türünde yazılan bu yazı aslında toplumumuzun cinsel eğitim konusundaki eksikliklerini göstermektedir. Kadını cinsel obje olarak gören, tek taraflı bir zevk aracıdır bu işlem. Ama ne yazık ki cinsellik toplumumuzda hale bir tabu olarak görülmektedir. Güzel bir konuyu işlemişsin. Tekrar aramıza hoşgeldin. Selamlar, esen kal.

Erol Özışık 
 01.09.2008 16:23
Cevap :
Merhaba sevgili Erol, yorumuna bu kadar geç cevap verdiğim için özür dilerim. Tam olarak söylyemek istediklerimi yazmışsın yorumunda. Beğenin için teşekkür ederim arkadaşım. Sizlerden tekrar yorum almak keyif veriyor. Hoşbulduk. Sevgilerimle...  07.09.2008 12:13
 

Siz Ayşe Arman'ın köşesinde okumuşsunuz bahsettiğiniz yazıyı. Merak ettim de, acaba A.Arman yazının kime ait olduğunu yazmamış mı? Sabah gazetesinde yazan Hakan/Utku ikilisinin yazdığı bir yazıdır bu ve epey önce yayınlanmıştır. O yazarlar hala aynı gazetede mi bilmiyorum, o da ayrı konu. Sevgiyle sağlıkla kalın.

Nilgün Akad 
 01.09.2008 0:46
Cevap :
Merhaba Nilgün Hanım. Hoşgeldiniz. Sorunuza gelince; hayır A. Arman yazının kendisine ait olmadığını belirtmiş ama kime ait olduğunu da bildirmemiş. Sayenizde bende çok merak ettiğim bu yazının yazarlarının kim olduğunu öğrenmiş oldum. Teşekkürler. Sevgiler saygılar  02.09.2008 12:49
 

ciddi ciddi okurken birden bir kahkaha koptu içimde.Çok yaşa sen.Konu komik komik olmasına ama aslında can alıcı bir nokta.Bu sorunu yaşayan o kadar çok insan varki.Berlinde bu konuyla ilgilenen dernekler olması çok güzel,burdakilerin vay haline.

emel dedeoglu 
 31.08.2008 22:53
Cevap :
Haklısın sevgili Emel. Bende okurken kırıldım gülmekten ama hemen akabinde de, senin de söylediğin gibi; aslında bu yazının kara mizah olduğuna karar verdim. Az uz sorunlar yatmıyor aslında bu diyaloğun arkasında. Ziyaretin için teşekkür ederim sevgili Emel. İnan daha senin sayfana uğıramaya vakit bulamadım. Önümüzde ki günlerde sayfanda buluşmak üzere. Bakalım şu İlham tıkanıklıkların çözülmüş mü? Sevgiler saygılar...  02.09.2008 12:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1031
Toplam mesaj
: 141
Ort. okunma sayısı
: 1797
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

Almanya'da doğdum. Haylaz bir öğrenciydim. 16 yaşımdan beri ticaretle ilgileniyorum. Şu anda büyük b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster