Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
405
 

Hiheytttttt Seviyorum ulan……….

Hiheytttttt Seviyorum ulan……….
 

aşık olunca, Karadayı, Kenan imirzalioğlu, berguzel korel


Bir Haykırış yükseldi bu akşam Atv’de

Tutuldum !!!  aşık oldum ben sana, Birde böyle utanıyor, gözlerini benden kaçırıyorsun ya, en çok ta bu halini seviyorum. Yarabbim sen ne güzel oynuyorsun, bu saf kız edalarını, ne güzel bakıyor, gülüyorsun. Oyunculuk bunu gerektirir. Sen görmüş geçirmişliğini bir kenara bırakıp saf ve temizce gülebiliyorsan helal olsun sana. Hani diyor ya Feride ;

Ama sen böyle söyleyince ben daha da utanıyorum. Utan Feridem, Erkeğine bakarken sevgi dolu bak. Kendince koru onu. Yasla başını şömine başında göğsüne, erkeğinin yanan yüreğinin ateşi ol. Sen bakma ona, Korkma ! Anı yaşa sevgi ile saygıyla, düşünme kimseyi o an. En güzel şeymiş birini sevmek.

Neden söyleriz o zaman sevdiğimizi ?

Kaybetmemek için, sevmeyi bırakmasın diye. Belki bir gün gelir de neden söylemedim denmesin diye. Bir sabah uyandığında senle uyanmak ne güzelmiş denebilsin diye, sabaha kadar o uyurken onu izleyebilesin diye. Aşkın halleri vardır. Çeşit çeşit yaşamışlar bilir, boş boş dalarsın, ortam arasında olduğunu unutur, onunla yaşadığın anı yaşar seslice konuşursun. Gereksiz yerde gülümsersin. ‘’mutlusundur çünkü ‘’ Toz kondurmazsın sevdiğine, kimse görmez çünkü senin onu gördüğün gibi.

Neden söyleriz o zaman sevdiğimizi ?

Bu dizinin geçmişteki  o saf o duru aşkı anlatışını seviyorum. Günümüz aşklarının akış hızında kaybolurken insan. O devirde nefesinin son damlasına kadar yaşıyorsun. Neden mi ?

Hemen söylemiyorsun sevdiğini, tutuyorsun içinde, büyütüyorsun aklında o kişiyi düşünceleri. Bu zamanda ise söylemezsen hemen sevdiğini ya Erkek bulur yeni bir Bayan, ya Bayan bulur başka bir Erkeği. Açıklama basittir, seviyorsa söyler kardeşim. Bekleme yok ! Sabır yok ! sevdiğinin hayalini bile kurmak yok. Devir öyle bir devir ki attığın mesajın telefondaki zarf Halinde katlanıp gidişini izlemeye bile vakti yok sevenin. Hemen gitsin, hemen sevsin, hemen anlasın o kişi, çünkü anlatmaya zamanları yok nesilin. Hızlı ve seri yaşansın. Peki bitince neden bitti denir. Hızlı başlayan herşey de hızlı biter niyedir şaşırmak!!!  Özeli nerededir, bir insanın. Her şeyi konuşmak mı gerekir. Şimdilerde kavuşmak zor değil ki açar telefonu konuşur. Ayağına kadar gitmeye bile gerek yoktur.

 Neden söyleriz o zaman sevdiğimizi ?

 

Sevilmek için, anlaşılmak için. Peki bu dizide nerede takılıyor insan diyorum ya, bir kadının saflığına, saf tavırlarına, narinliğine kadın budur. Erkek bir demirse, onu eriten ateş ‘’ tavır ‘’ dır. Erkek zoru sever, kolay geleni kolayca iter. Yetişkin gibi gözüksede küçük bir çocuk gibidir. Oyuncağı alınsın istemez. Mesele şimdiki zamanda oyuncağı eline verip oynatmak değil, o oyuncaktan sıkılmamasını sağlamaktır.

Sırf Erkek mi ister haykırsın sevgisini, Kadın da ister sevildiği kadar, sevildiğinin bilinmesini. En kötü kadın bile aşk sarhoşu oldu mu, kalpten sever sevdiğini. Diker aşk dolu bakan gözlerini gözlerine, çıkmasını ister onun için kurduğu düşlerin seferine. Ah Feride ahhh…

Sen istiyorsan dağa taşa haykırayim istersen seni sevdiğimi, diye Karadayı'ya söyletirsin.

Baba Nazif için ne zordur, evlatların birinin başına buyruk olması, beni sevmiyorlar edalarında bir Orhan evlat olması. Hep yaşanmalı mı kötü şeyler. Bir baba sesleniyor Orhan abinin yanında ol diye, niyedir hala isyan ve zıt gitmek. Geçen haftaki bölümde Orhan'ın bir lafı güzeldi. Eskiden aileler evlatlarına uyarı için seslendiklerinde belli bir süreden sonra onlar seslenmese bile, evlat kulaklarında sevdiği kişinin sesini duyar, suç işlese de işlemese de Orhan diye seslenildiğinde ki tonlamanın dokunuşu gibi hissederlerdi. Bilirsin kulağına gelen sesin aslında ne çok şey anlattığını sana. Gözlerdedir azar, ellerde değil. Anlamaz şimdiki nesil çok, o günlerdeki ses kulaklarına aşina değil, artık aileler seslenmiyor bile çocuklarına eve girdikleri saat belli değil.

Turgut’un bir aşkın, güçlü bir aşkın tarifini anlatışı bu hafta dinlemeye değerdi. ‘’öyle derine girmiş ki çiçekler, topraktan söküp atamadım. Öyle dibe dalmışlardı ki, öyle derindi ki söküp alamadım, bırak almayı koparamadım. Herkese sevebileceği, derin hisler besliyebileceği eşler bulması dileğiyle, o eşleri bulan kişilerinde bu hisleri devam ettirmesi dileğiyle, sevgiyle kalın.

Murat sarı

https://twitter.com/muratsari8084

(19.02.2013 )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1329
Kayıt tarihi
: 25.11.12
 
 

Düşüncelerimi, hayallerimi, bilgilerimi paylaşmayı seviyorum, dünyaya birbirimizi anlamak çin gel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster