Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '16

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
107
 

Hiiiiiiiih sen şimdi ölecek misin?

Hiiiiiiiih sen şimdi ölecek misin?
 

iNTERNETTEN ALINTI.


Hiç beklemediğim bir soruydu,  dört yaşında  bir güzel “prenses” kendisine böyle seslenilmesini istiyor. “Ben büyüdüm artık, annem babam genç, sen yaşlısın değil mi?” dedi.

Evet dedim sana ve senin anne babana göre ben daha yaşlıyım. Kocaman gözlerini açarak, “hiiiiih yani sen şimdi ölcek misiiiiiin?” Şaşırdım ne söyleyeceğimi bilemedim.

Hayır ben sağlıklı biriyim ve ne zaman öleceğimi de bilmiyorum diyebildim. Ama annem dedi ki “insanlar yaşlanınca ölürmüş”

Tam olarak öyle değil  Prensesim  insanlar sadece yaşlanınca ölmezler, fakat sen bunları şimdi düşünme olur mu? Diyerek konuyu değiştirmeye çalıştım, O ısrarla anne babasından yaşlı herkesin ölebileceğini düşünüyordu. Halbuki anne  bilinçli, dikkatli, uzmanlarla sürekli iletişim halinde olan, anne olmayı gerçekten hak eden bir genç anne, çocukların telefondan uzak olmasını istediğim halde prensesin de süsüne püsüne düşkünlüğünü ve birbirinden afilli fotoğraflar çektirdiğini bildiğimden ve de en önemlisi içinden çıkamadığım konuyu değiştirebilmek istediğimden, ben şimdi senin fotoğrafını çekeyim istermisin? Dedim. Hemen EVEEEEET diyerek hemen hazırlığa başladı. Önce bacak bacak üstüne attı, minik elleriyle saçını düzeltti, ellerini dizlerinin üzerine yerleştirdi. Parmaklarını kavuşturdu. Gözlerini kırpıştırarak  “hadi çek!” dedi. kendi uslubunda konuşmalarını çok sevdiğimden ağırdan aldım biraz "Hadi ama LÜFLEEEN" dedi. Çektim ben de, çok sevindi "adımı da yaz tamam mı?" dedi. Böylece konuyu da değiştirmiş olduk, Seni çok seviyorum prenses, şansın da bahtında açık olsun. Hayatın başarılarla dolsun. Annenin babanın gurur kaynağı ol! diye sıralıyor bir yandan da  karşılaşabileceğim olası soruları  düşünüyordum. Olağanüstü durumlarda çocuklara, Ne diyeceğiz, nasıl açıklayacağız, bu durumlarda sergilenecek doğru davranış nedir?  Cevabı yazının devamında,

“Çocuğun yas sürecini sağlıklı biçimde atlatması ve çocuğa ölüm haberini verirken dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

1)Çocuğun yaşına göre 1-2 hafta bekleyip, alıştırmak mümkün olsa da gerçek uzun süre gizlenmemeli, en kısa sürede, çocuğun en yakını haberi vermelidir.

2)Haber verirken, ölen kişinin bir daha geri gelmeyeceği, ancak sizin onun yanınızda olduğunuz, bakımında, ihtiyaçlarının karşılanmasında hiçbir sorun yaşamayacağı net olarak anlatılmalıdır.

3)Üzgün olsanız da güçlü olduğunuzu, sevgi ve desteğinizin hep onun yanında olacağını göz teması kurarak ve tensel temas ile söyleyerek korkularını hafifletin.

4)Ölmüş kimseden konuşmaktan kaçınmayın, anılarını anlatıp paylaşın.

5)Yasınızı çocuktan gizlemeyin.

6)Çocuk yas yerine neşeli, hareketli, canlı, oyuncu davranışlar gösteriyorsa kesinlikle suçlamayın.

7)Ölümü yadsıyan çocuk için aceleci olmayın, bekleyin ve anlayışla davranın. Genelde birkaç haftada durum olağan akışına kavuşur.

8)Ev, okul, şehir değiştirmek gibi büyük değişikliklerden bu dönemde kaçının.

9)Üzüntüsünü belli edemiyor, soru soramayacak kadar şaşırmış ya da üzgün ise siz onun adına konuşmayı başlatabilir, duygu aktarımına yardımcı olabilirsiniz.

10)Ölüm sebebiyle çocuğa karşı korumacı davranmayın.

11) 6-7yaşından önce çocuklar gömme merasiminden uzak tutulmalıdır.

12)“Annen melek gibiydi, Allah çok sevdiğinden onu aldı” “Baban çok iyi biri olduğundan erken öldü” gibi ölümü sevimli ve aranacak bir şey olarak göstermeye çabalamayın.

13)Zamanı geldiğinde sevdiklerimizle öteki dünyada buluşacağımız umudu ve bilgisini vermek doğrudur.

Yas sürecinde çocuğun yaşadığı huzursuzluk 1 aydan uzun sürerse psikiyatrik destek almak uygun olur.” 

Psikiyatri uzmanı ve psikoterapist Filiz Uluhan. kayıtlarından kendisine saygıyla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuk bizden akıllı "İnsanlar yaşlanınca ölürmüş" Siz ne zaman öleceğimi bilmiyorum demişsiniz.Ya elbette şu gün şu saat değil de insanın ne zaman öleceğini bilmesi gerekir.Kaza durumları dışında normal ölüm olarak belli bir zaman tahmininde bulunabiliriz diyorum.Vücudumuzun durumu, genetik yapımız, yaşadığımız hayat...Hepsi bir değerlendirme unsuru...

Kerim Korkut 
 06.06.2016 16:51
Cevap :
Aldığımız ilk nefesle başlıyor aslında ölüme giden yolculuğumuz Kerim bey, hayatın tek eşitleyicisi ölüm diye düşünüyorum. Kimse bilmiyor ne zaman öleceğini ve çocuklara süre vermek de doğru değil ben ce, doksan yaşında idi komşumuz, bir komşum yardımcı olup doktora götürdü. Doktor yaşını sorunca "Öfkeyle, ne varmış yaşımda yahu daha doksan yeni girdim." Deyivermişti. Belirleyici bilgileri açıklayın bilelim. Teşekkürler yorum için selamlar  07.06.2016 1:40
 

Oğlum da ölümle ilgili benzer soruları sordu bana. Ne diyeceğimi şaşırdım ve "Sen ölümü düşünme, senden çok uzak." diyebildim. Bana ne zaman öleceğimi sordu. Takdir edersiniz ki yanıtı çok zor sorular bunlar. Biz çocukken psikolojik destek almadan atlattık bunları. Her şeyde psikiyatr veya psikologlara danışmak doğru değil bence. Sondaki önerileri dikkatle okudum, gayet mantıklı. İnşallah gerek kalmaz. Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 04.06.2016 19:11
Cevap :
Çocukları çok seviyorum. Benim henüz torunum olmadığından yeğenlerim ve komşularımın torunlarından nasibimi almaya çalışıyorum. Bu prensesle de aramız çok iyi, sırlarımız var. Herkesin duyduğu yerde, "Eğil kulağına söylcem aramızda kalacak, LÜFLEN kimseye söyleme" diyor, bitmez tükenmez enerjileriyle şaşkına çeviriyorlar insanı, Hepsi birer cevher, dilerim karşılarına doğru insanlar çıksın ömür boyu, Sizin oğlunuz da ömür boyu sağlıkla yaşasın hayırlı evlat olsun diliyorum. Zaten şanslı olduğunu biliyordur. Çok teşekkür ediyorum zahmetinize selam saygılarımla  07.06.2016 1:16
 

Yerinde bilgi aktarımı dolaysıyla teşekkürlerimi belirtiyor sevgilerimi sunuyorum öğretmenim:)

Halil Güven (Sökeli) 
 04.06.2016 1:19
Cevap :
Ben size çok teşekkür ediyorum değerli hocam, lise mezunu bir öğrenciniz olarak "Öğretmen" takdirinizi saygılarımla başım üstüne alıyor, Hayırlı Ramazanlar diliyorum.  07.06.2016 1:05
 

Çocuk Psikolojisi garip... Onlara hitap kendilerine göre olmalı. Ve her zaman psikolojik boyutları göz önünde bulundurulmalı.. Mutluluklar Cemile Hanım.

Erdal Ceyhan 
 03.06.2016 19:50
Cevap :
Teşekkür ederim Erdal bey, gerçekten zor durumda bırakabiliyor insanı çocuklar, teknolojinin olanaklarını ve hızını müthiş kullanıyorlar. Siz birinci sorunun cevabını düşünürken O ikinci üçüncüyü sıralayıveriyor. Allah karşılaşacakları büyüklere de doğru yönlendirebilme gücü,hepsine sağlık, mutluluk versin diliyor sizi saygılarımla selamlıyorum. Hayırlı Ramazanlar  07.06.2016 0:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 212
Toplam yorum
: 2802
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 332
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

İnsan, emek ve eğitimin kıymetli olduğu yılları hızla geçip, yalanla gerçeğin ayrım güçlüğüne nas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster