Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '11

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1360
 

Hıncal Uluç Bahane Yılmaz Özdil Şahane

Hıncal Uluç Bahane Yılmaz Özdil Şahane
 

Defne Joy Foster’in ölümünden sonra başlayan tartışmaların ana ekseni Hıncal Uluç’un “testi”li söylemi olmuştu. Ne ilginçtir ki özgürlükten bahseden bir çok kişi özgürlüğü kendi tekellerine alıverdiler. Hıncal Uluç (bence de son derece yanlış olan) yaklaşımı nedeniyle linç ediliverdi.

Hıncal Uluç’un polemikten beslendiğini bilindiği halde onun oyununa gelindi ve gündem bir anda Hıncal Uluç oldu. Üstüne üstlük insanlar Hıncal Uluç’a sayıp/sövme hakkını da kendilerinde buldular. Neler neler söylendi hakkında.

Basitçe “ne söylediyse söylemiş, kendi fikridir” deyip geçip gitmek varken yaygara koparıldı. Hatta ve hatta onun üzerinden mütedeyyin kitlelere bile çakıldı.

E fırsat bu fırsattı işte. Hazır çakmışken inançlı insanlara da çakalım, nasıl olsa onlar da Hıncal Uluç gibi düşünüyordur denilerek. Bunun için uç örnekler zaten vardı, onlar da meze yapılırdı işte ne güzel…

İşte bu yönlendirilmiş; ekseni kendinden makul kitleler bakalım bugün Yılmaz Özdil’in yazısına ne tepki verecek? Bana kalsa hiç tepki verilmeyecek, hatta alkışlayacaklar. Facebook ortamında Yılmaz Özdil’in yazısı elden ele dolaşacak.

İşte bu da “ikiyüzlülük” olarak tarih sayfalarında yerini alacak. “Ölüp gitmiş onca insanın belki de söylemeyeceği, belki yapmayacağı şeyleri onlara isnad etme hakkını Yılmaz Özdil nereden buluyor?” diye kimse sormayacak belki.

Öyle ya, bu ülkede bazı şeyleri bazı insanlar yaparsa mubahtır.

Ben ölen genç bir insan arkasından hiçbir art niyet taşımadan; kişiyi herhangi bir şekilde rencide etmeden; ölümün insanlara çok yakın olduğu gerçeğinden hareketle üç beş satır bir şey yazarsam “propaganda” yapmış sayılıyorum.

Ben gencecik yaşta, öyle ya da böyle çeşitli ihmallerle ölen genç bir insanın arkasından ölümün soğuk yüzü ile insanın soğuk yüzünü kıyaslamaya kalkıp birkaç satır bir şey yazarsam ölüm üzerinden siyaset yapmış olmakla itham edilebiliyorum.

Ben hiç istenmeyen bir şekilde belki de acı çekerek meydana gelen bir ölüm sonrasında “keşke öyle ölmeseydi” dediğim anda toplumsal linç kampanyasının hedefi haline gelebiliyorum .(Buradaki ben gerçekten ben değilim tabi, olur ya anlamayan çıkar, malum çok geniş anlayışlıyız!).

Ama adına yazar denilen bir başka zat-ı muhterem ölmüş bir çok kişinin ismini kullanarak; onlara replikler yazarak; onlara mizansen yaratarak kendince bir tiyatro oluşturursa “şak şak” alkış makineleri devreye girebiliyor.

Belki bu kadar karamsar olmamam gerek. Belki de buna itiraz edecek başkaları da çıkacaktır… Kim bilir?

Evet, sayın ve sevgili (kendisi severek okuduğum bir yazardır) Yılmaz Özdil, bugünkü yazınızı üzülerek okudum. Güya komik olmaya çalışmışsınız, güya mesaj vermeye çalışmışsınız… Bence hiç komik değil. Ölen o kişilerin şu anda nerede ve ne halde olduklarını biliyor musunuz?

O kişilerin şu an ne halde ve nasıl olduklarını biliyor musunuz da kafanıza göre onlara söz yazabiliyorsunuz?

Siz bir köşe yazısı yazacaksınız, köşesinizi dolduracaksınız diye onlar adına racon kesme hakkını nereden buluyorsunuz?

Kafanızda böyle bir mizanseni oluşturup kendi kendinizi eğlendirebilirdiniz. Buna kimse karışamazdı zaten. Ama ölmüş o insanlar adına basın yolu ile mizansen yaratma ve konuşma hakkını size kim veriyor?

Bir ölümü kutsamak isterken düştüğünüz durumun farkında mısınız?

Merak ediyorum bizim güdümlü medyamız Yılmaz Özdil’e ne diyecek. Bakalım “ölülerin ardından ölüler adına konuşmak ayıp” mı diyecek yoksa “vay kerata neler yazdın öyle” deyip başını mı okşayacak?

Hamiş:
Ben kaç kişi olduğunu sayamadım. Şu propagandalarımızdan sorumlu sevgili arkadaşımız bir saysın bakalım kaç tane ölünün üzerinden propaganda yapılmış… Tabi zat-ı alilerinin zihniyeti “propaganda benim lehime ise iyidir, değilse kötüdür” ise yapacak bir şey yok!

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

Yılmaz Özdil’in Bugünkü Yazısı

www.murathacioglu.com

http://twitter.com/murathacioglu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Hacıoğlu, yazınızı destekleyenlerle Hıncal'ı destekleyenlerin aynı saflarda olduğunu düşünüyorum. Yılmaz Özdil "Üzülme kızım, sen bu ülkenin çocuklarının kalbinde çiçek gibi açtın" demiştir, "bu ülkenin kadınlarının" değil! Buradaki sözü anlamak için insanın iyi niyetli olması gerekir. Sürekli çocuk dizilerinde oynayan ve bu yüzden çocukların sevgilisi haline gelen ve ölen bir genç kadından söz ediyoruz.. Bu genç kadının öldükten sonra "her mahallede bulunan namus bekçileri" tarafından çekiştirilmesine karşı mücadele edenlerle mücadele ettiğinizi fark etmenizi diliyorum. Saygılarımla..

Bekir Gümüş 
 13.02.2011 20:27
Cevap :
Yok ben kimseyle mücadele etmiyorum :) İtikadımca her fikir sahibine saygı ile bakarım. Fikirlerimi söylerim, beğenen ya da beğenmeyen herkese -özellikle de bunu benimle paylaşanlara- şükran hisleriyle dolarım. Eskiden eleştiriyi sevmezdim, gururuma dokunurdu galiba. Ama şimdi çok seviyorum. Hele sizin gibi bunu medenice ve düzeyli ifade edenler olursa öpüp de başıma koyasım geliyor. Elbette övgüleri de seviyorum ve onlardan gerçek olanlara itimat ediyorum. İkisini dengede tutmak en iyisi :) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  15.02.2011 18:44
 

Bugün Kanaltürk- 2.sayfa programında Yılmaz Özdil'in köşenizde konu ettiğiniz yazısını baştan sona okudular konuk Gönül Yazar'dı yazı okunurken gözyaşlarını tutamadı. Yazıyı çok beğendiklerini ve övgülerini dile getirdiler...Sağlığınızın son durumunu merak ediyorum. Yazılarınızı ara ara yazdığınız için sorununuzun devam ettiği kanısındayım. Aman belinize ve sinirlerinize hakim olun... (Not: Eğer benim yorumlarım sizi fıtık ettiğse söyleyin, yazılarınızı okurum ama yorum yapmam. Dikkat ettim de ben yorum yazmaya başladıktan sonra size nazar değdi...).. Sağlıklı, ftıksız günler temennisiyle...

KOMSU KIZI 
 12.02.2011 15:46
Cevap :
:) Yok yok sizin yorumlarla ilgisi yok hastalığımın. Tamamen iyileşmiş değilim, yazıları zoraki yazıyorum, zoaki derken içimdeki yazma güdüsünü daha fazla frenleyemediğim için :) Yılmaz Özdil'in yazısını okudukları programı seyretmedim. Olabilir, insanlar duygulanıp ağlayabilir elbet. Ben fikren ve şeklen bu yazıya hoş bakmıyorum. Beğenenlere de birşey diyemem tabi :) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  14.02.2011 17:42
 

Değerli doktorum;sarımsak kokulu,limonlu bir yazı yazdım,bu mevzudaki değerlendirmen benim için önemli bir ara bakabilr misiniz?teşekkürler..:),selamlar.

cinford 
 10.02.2011 15:56
Cevap :
Benim yazıya istinaden mi oldu bu limon sarımsak işi :)) tabi konu mayhoş olunca :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  10.02.2011 20:07
 

Bilirsiniz beni az-çok. Yazı amacım asla polemik olmamıştır. Sırf bu yüzden bazı zamanlar söylemek istediklerimi yazmadan, teğet geçme şıkkımı kullanmışımdır. Özdil'in yazısında beni en çok rahatsız eden; "Üzülme kızım sen bu ülkenin çocuklarının kalbinde çiçek gibi açtın" cümlesiydi. Bu konuda paralel düşünüyor ve benzer rahatsızlıkları hissediyoruz. Bu, 2. yorumumu yazmamın temel sebebi; "Yalnız değilsiniz Murat Bey. Burada sizi anlayan biri daha var" diye haykırmaktan ibaretti. Ne yapayım işte, ben böyleyim. Ben tarafım. Ve çok şükür ki, her zaman Hakk'ın tarafında olmuşum. Rabbim bundan sonra da Hakk'ta daim kılsın cümlemizi İnşaallah... Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 10.02.2011 15:53
Cevap :
Eksik olmayın, Allah razı olsun.. Etliye sütlüye karışmayanlardan biri de benim esasında.. Ama galiba bazı durumlarda karışmak gerekiyor. Defne çocuklarla ilgili bir filmde oynamış sanırım, o laf nedenle söylenmiş.. Bana saçma bir gerekçe gibi geldi, zaten gerçekten o gerekçeyle olup olmadığını da bilmiyoruz. Rabbim bu ölümlerden ders almayı nasip etsin bize.. Gerisi boş.. Sevgi, hürmet ve muhabbetle  11.02.2011 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1618
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster