Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '19

 
Kategori
Dünya Şehirleri
Okunma Sayısı
57
 

Hindistan

23-29 Kasım 2019 Tarihleri arasında Hindistan seyahati yaptım; Agra, Jaipur, Yeni Delhi. Gördüklerimi, gözlemlerimi paylaşıyorum.

Agra ülkenin eski başkenti, Yeni Delhi de şu anki Jaipur’da da çok tarihi eser var. Bombay (Mumbai) ise ülkenin en zengin şehri imiş.

Hindistan çok kültürlü, tarihi zengin bir ülke. Çeşitli dini, felsefi inançlar ve etnik guruplar var. Hindular, Budistler, Müslümanlar, Hiristiyanlar, vb ile bunların alt gurupları.

Hindistan’da ilk göze çarpan şey fakirlik ve pislik. Yeni Delhi’de resmi binaların ve zenginlerin yaşadığı bölge hariç, gördüğüm hemen her yerde pislik ve fakirlik hakim. Yollar, sokaklar, boş araziler çöplük gibi. Galiba Belediye çöpleri toplamıyor veya toplayamıyor. Bununla beraber, insanlar için aynı şeyi söyleyemem, insanların elleri, yüzleri, üstleri, başları temiz. İnsanların hamama gidecek paraları yok ama yollarda, yol kenarlarında hortumla, tabi soğuk suyla yıkanıyorlar, üst başlarını yıkıyorlar, neticede ter kokmuyorlar. Yol kenarlarında yıkananları görüyorsunuz.

Tarihi olarak Hindistan’a damgasını vurmuş olan devlet Babür Han’ın kurduğu Babür imparatorluğu. Babür Han Mogolistan’dan gelmiş, Mogol – Türk. Ne kadar Mogol, ne kadar Türk bilmiyorum ama inançlı bir Müslüman olduğu kesin. Namaz kılıyor (izlediğimiz bir tiyatroda gördük), Taç Mahal’in giriş kapısının etrafı baştan sona Kuran’dan ayetlerle bezenmiş. Türkler pek çok devletinin ve kültürün kökenini kendilerine bağlamak konusunda çok gayretliler ama Hindistan’da aldığım kitaplarda Babür İmparatorluğundan “Mogollar” olarak bahsediliyor.

Babür İmparatorluğu, kültür olarak Mogol, İran, Arap, Hindu, İslam, Budizm, Türk ve daha bazı kültürlerin etkisinde oluşmuş, karma bir kültür. İnekler hala yollarda, şehir içinde başı boş dolaşıyorlar; yaşlandıklarında, hastalandıklarında bakımevlerine alınıyorlar. İnek kesmenin cezası sekiz yıl hapis. Bu inek meselesini halletmeleri lazım; bu konuda sanırım bizim Atatürk’ümüz gibi bir öndere ihtiyaçları var.

Tabiat olarak, tropik; papaya, mango, Hindistan cevizi gibi meyvalar, palmiyeler, bol miktarda begonviller görüyorsunuz. Sokaklarda çok az kedi, az miktarda köpek var. Bunun yerine, inek, maymun, ve bol sincap görüyorsunuz. Bazı yerlerde filler de var.

Alışveriş olarak baharat, kaşmirden yapılmış şal vb kumaşlar, ipek ve kaşmir halılar, kıymetli ve yarı kıymetli taşlardan yapılmış mücevherler var. İpek ve kaşmirden yapılmış halılar tek kelimeyle muhteşem, saatlerce seyretseniz, bakmaya doyamazsınız, o kadar güzel, adeta her biri bir sanat eseri ve de ucuz.

Babür Han 1526-1530 yılları arasında hüküm sürmüş. Ondan sonra oğlu Hümayun (mozolesi var)1530-1556, sonra oğlu Akbar1556-1605, sonra oğlu Cihangir 1605-1628, sonra Şah Cihan 1628-1658, son olarak Aurangzeb 1658-1707 hüküm sürmüşler. Sonra bildiğiniz gibi İngiliz sömürge dönemi başlamış. Sonra Mahatma Gandi önderliğinde 1947 de istiklallerini kazanmışlar, silah kullanmadan İngilizleri pes ettirmişler. Sonra Müslümanlar Pakistan olarak ayrılmışlar.

Bütün Hindistan’ın ve belki de bütün dünyanın en güzel anıt kabiri, belki de en güzel binası Tac Mahal, mahal saray demek. Tac Mahal’i Şah cihan genç yaşta ölen çok sevdiği karısı Ercümend Begüm Banu Mümtaz Mahal için yaptırmış. Malüm, mümtaz seçkin demek; Mümtaz Mahal de sarayın seçkini anlamına geliyor. Efendim, ben zaten kitaplarda, resimlerde, TV de, internette gördüm olmaz, Tac Mahal’i ölmeden önce mutlaka kendi gözlerinizle görmeniz lazım; çok etkileyici, duygulanıyorsunuz, gözleriniz yaşarıyor, harika bir duygu. Tac Mahal’in yapımında Hindistan’dan, Arabistan’dan, İran’dan, Osmanlı’dan gelme yüzlerce sanatkar çalışmış. Tabii çok pahalıya mal oluyor. Şah Cihan bu tip harcamalar eğilimi yüzünden bir hükümet darbesiyle iktidardan indiriliyor ve sarayın bir bölümünde mecburi ikamete zorlanıyor, bir nevi hapis hayatına. Tek isteğim var diyor, Tac Mahal’i görebileceğim ve sabahtan akşama onu seyredebileceğim bir yerde bulunmak. Öyle de yapıyorlar. Ömrünün son zamanlarını sabahtan akşama Tac Mahal’i seyrederek tamamlıyor.

Hindistanda gezilecek görülecek yerleri buraya yazarsam bu yazı çok uzar ve ihtimal sıkıcı olur. Pek çok tarihi yer var. Bunları da internetten bulup okuyabilirsiniz. Umarım sizi sıkmadım, kalın sağlıcakla.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 316
Toplam yorum
: 176
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 866
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster