Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
832
 

Hipnoz - I

Hipnoz - I
 

Hipnoz


"Gözlerini kapat ve 3... 2... 1... Parmağımı şıklattığımda uyanacaksın." Bunlar hipnozla ilgili bilinen, filmlerde rastladığımız klişeler. Yaklaşık iki yıl hipnoterapiyle danışanlarıma yardımcı olmaya çalıştım ve bu süre boyunca "hipnoz" kelimesini söyler söylemez danışanlarımın gözlerindeki korku beni bu yazıyı yazmaya yönlendirdi. Hipnozun tarihini internetten ve çeşitli kitaplardan rahatça bulabilirsiniz. Burada daha ilginç teknik ve deneyimleri paylaşmak istedim.

Hipnoz kelimesi uyku anlamına gelse de aslında bir uyku durumu değildir. Birçok yerde hipnozun farklı tanımlarına rastlayabilirsiniz fakat basit terimlerle ifade etmek istersek hipnoz "bilincin yönlendirilerek bilinçaltının yüzeye çıkmasını sağlamaktır". Aslında gün içinde çoğumuz hafif düzeyde otomatik trans durumları yaşarız. Örneğin evde maç izleyen bir grup erkeğin önünden geçerseniz çoğu zaman sizi görmeyeceklerdir veya duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyeceklerdir.

Bu konuda çoğumuzu yanılgıya düşüren birçok yaygın bilgi var. İlk ve en yaygın olanı hipnoz altındaki bir kişinin uyanmama riskiyle ilgilidir. Hipnoz süresince bir birey sizin onay vermenizle zihninizi yönlendirir ve eğer gerçekten istemediğiniz bir durum yaşarsanız (korktuğunuz bir olay örneğin) transtan iradenizle çıkabilirsiniz. Bunun için gözlerinizi açmanız yeterlidir. Tabi iradeden bahsediyorsak uyanamama gibi bir risk de ortadan kalkmış olur. Televizyonda izlediğimiz birçok "şovda" kalabalık arasından basit hipnotik testlerle hipnoza en yatkın kişiler seçilir ve onlara kedi, köpek, Kadir İnanır, vb. taklidi yaptırılır. Peki bu insanlar nasıl oluyor da o kalabalığın önünde kendilerini küçük düşürebilecek davranışları uygulayabiliyorlar?

Trans muhteşem bir rahatlık durumudur. Kişi öyle rahat bir duruma gelir ki sadece yönlendirmeleri dinlemesi (bazen buna bile gerek kalmaz) ve aklına yatanları uygulaması yeterlidir. Bir Kadir İnanır'ı hipnoza alıp Fatih Ürek taklidi yaptıramazsınız çünkü bu tahmin edileceği üzere genel anlayışı ve iradesiyle ters düşen bir durumdur. Köpek, kedi taklidi yapan insanlara gelirsek bu kişiler hipnoza yatkınlıklarından arzu edilen trans durumuna rahat geçerler ve yönlendirmeleri rahatlıktan dolayı itirazsız takip ederler. Hipnoz altındaki bir kişiye gidip başka bir kişiyi (örneğin çok sevdiği annesini) öldürmesini telkin edersek ne olur?

Eğer hipnoz kişiyi "tamamen" kontrol etme gücüne sahip olsaydı bu tekniği öğrenmemize FBI, CIA veya birçok dünya gücü zaten izin vermezdi. Bu konuda ikinci dünya savaşında ve sonrasında birçok araştırma yapılmış ve beyin yıkama amaçlı bu araştırmalar başarısız olmuştur. Böyle bir durumda kişi eğer gerçekten annesini öldürmek istemiyorsa bilinçli zihni duruma müdahale edip "kendine gel" diyecektir ve trans seviyesi azalacaktır.

Hipnoz kelimesinin yanında sürekli iradeden bahsediyoruz. Eğer iradeyle buna karşı koyabiliyorsak bize ne gibi bir faydası var? Psikoterapide de irade ön plandadır fakat akla yatkın önermelerle kişi karşısındaki engelleri aşabileceği kanısına varır. Örneğin sigarayı bırakmak isteyen bir danışanım geldiğinde ona soracağım ilk soru:"sigarayı bırakmak için ne verirdiniz?". Eğer "kolumu verirdim","herşeyimi verirdim" gibi bu yola başkoyduğunu anlatan cevaplar verirse onunla çalışıyoruz fakat şüpheleri olan ve gelgitlerle dolu bir zihinle sigarayı bırakması oldukça zordur.

Bir sonraki yazımda danışanlarımla yaşadığım tecrübelerden ve genel olarak hipnotik tekniklerden (geçmiş/regresyon ve geleceğe/progresyon götürme gibi) bahsedeceğim. Yazımı bitirmeden şunu belirtmeliyim ki hipnoz mucizevi veya doğaüstü bir teknik değildir. Her derde deva bir teknik hiç değildir. Bir psikoloğun veya psikiyatristin alet çantasında bulunması muhtemel faydalı tekniklerden biri olarak görülebilir. Bu konudaki tüm önyargılara rağmen danışanlarımdan onay aldıktan ve faydalı olacağına inandığım durumlarda oldukça etkili buluyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu konuda da doğru el-doğru insan çok önemli. Her iki taraf içinde geçerli bu. İkna edebilenin de ikan olanın da irade gücü doğru yollarla kanalize edilebilirse güzel sonuçlar çıkar ortaya ama değilse Allah korusun diyorum. Sağlıkla kal

kevser şekercioğlu akın 
 01.12.2009 16:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1971
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster