Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
77
 

HIRSIN HIRSIZLIĞI

     Hırslı insanların başarıya ulaştığına tanık olmuşuzdur çoğu zaman. Dış dünya ile bütün bağlantısını keserek yaptığı işe odaklanan, kafasına koyduğu işi ne pahasına olsun sonuçlandıran hırslı insanların yüksek mevkilere ulaşması durumuna saygı duymamak elde değil doğrusu. Ancak yaşı kemale ermiş deneyimli insanların sıkça söylediği ‘Azı karar fazlası zarar’ sözünün doğruluğu bu noktada devreye giriyor. Hırslı olmak elbette olumlu bir özellik fakat aşırıya kaçıldığında iş içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor.

    Geçim derdi uğruna günün en verimli saatlerini iş yerinde geçirmek zorunda kalıyoruz çoğumuz. Birçok insanın daha çok para kazanmak, araba almak, ev sahibi olmak için çalıştığı aşikar. Bu durumu abartıp ‘evim var ama daha seçkin bir muhitte ev sahibi olmalıyım, ‘arabam var bir üst modeline sahip olmalıyım’, ‘daha çok para kazanmalıyım ’ gibi düşüncelerle sürekli hep daha fazlasını daha iyisini isteyenlerin sayısı göz ardı edilmeyecek kadar fazla. Daha fazla istemek zamanla rekabete ve yükselmek için etik değerlerin hiçe sayılmasına dönüşüyor. Bunun sonucunda da iş hayatıyla özel hayatı arasına denge kuramamış donanımlı ama ruh hali bozulmuş bireylerin oluşturduğu nevrotik bir toplum inşa edilmiş oluyor ne yazık ki.

  Efsane oyuncu Al Pacino’nun başrolde oynadığı ‘Scarface’ filminin hırs konusunda başarılı bir örnek olduğunu düşünüyorum. Gangster Tony Montana’nın ihtiraslarını ve servetine servet katmak için bir suç makinasına dönüşmesini konu alan bu filmde yönetmen Brain De Palma’nın başarısının yanı sıra oyuncu-yönetmen uyumunun sinemadaki olumlu etkisinden de söz etmek gerekir.

  Benzer biçimde asıl adı ‘Henry Beyle’ olan ama eserlerinde kendi adını değil de etkilendiği bir Alman kasabasının ismini kullanan Fransız yazar Stendhal , ‘Kırmızı ve Siyah’ adlı romanında hırs duygusunu başarıyla okuyucuya yansıtmış. Kırmızının askerleri, siyahın din adamlarını simgelediği eserde Julien Sorel isimli bir rahibin yükselme uğruna etik değerleri hiçe sayması ve sonrasında yaşananlar etkileyici bir üslupla işlenmiş. Bu romanı okumanın faydalı olacağına inanıyor ve herkese şiddetle tavsiye ediyorum.

   Hırs belki başarı konusunda bize çok şey kazandırabilir. Ancak aşırı hırsın trafikteki aşırı hız misali hırsızlık yapıp bizden çok şey çalacağını da unutmamak gerekir. Hırsın ailemizi, sevdiklerimizi, mutluluğumuzu ve hatta insanlığımızı bizden çalabileceği ihtimalini unutmamak gerektiği inancındayım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 67
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster