Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
55
 

Historia est magistra vitae.

 Bugün 7 Nisan. İkinci karantinamda 5. günüm.

 Bu sabah geçmiş sabahlara kıyasla daha ümitli kalktım. Hiç değilse öksürmüyorum, ateşim yok. Arada göğsüm ağrıyor onu da evhama vurup geçiyorum.

 Dün akşam Burcu ile konuştuk uzun uzun gene. Zaten akşam üzeri saat 16.00 olunca bizim buralarda, hemen Burcu ile konuşmaya başlıyoruz görüntülü. İyi kı o da var. Bu konuşmamız kesintilerle ben gece yatana kadar devam ediyor. Kız iki küçük çocukla evde. Arada alt degiştiriyor, mama yapıyor ve bebeği besliyor. Ama bütün bunları yaparken telefonu bir yere koyup konuşmaya devam ediyoruz. Sanki aynı ortamda yaşar gibiyiz. 

 Burcu öksürük olmuş hafta sonu. Sanırım bahçe ev arasında koşturuken terli terli üşüttü. Diğer menhus mikrobu aklıma bile getirmek istemiyorum. Hem mikrobu nereden alacak. Bir aydan fazladır evde çocuklarla kapalı. Zaten etrafı da çok kalabalık değil. Amerika bizim kadar nüfüs yoğun değil bir çok yerinde.

  Bu arada diğer arkadaşlarımla yazışıyoruz Watsapp hatlarından. Evde eşi ve çocukları ile yaşayan dostlarım çok yorgunlar. Sabahtan akşama eşine yemek yapmak, bulaşık makinesi boşaltmak, çamaşır koymak, evi paspalamak epey yormuş onları.Bugüne kadar hepsi çocuklarını eşlerini işe okula gönderdikten sonra özgürdüler. Bu arada mikrop taşıyabileceği korkusu ile bir çok kişi yardımcılarını da getiremiyorlar . Dolayısı ile bütün evin ve ev ahalisinin sorumluluğu hanımlar üzerinde. Bütün bu yoğunluğa bir de dişardan eve gelen malzeminin dezenfeksiyonu eklenince hak vermemek elde değil kadınlara.

  Bu sabah yazıştığım genç arkadaşlarımdan biri evde çocuğun internet eğitimini kontrol etmek, home ofis olarak çalışan eşine çay kahve yapmak ve ev işlerinden çok bunaldığını anlattı. Arkadaşım bana 'Ne kadar şanslısın, İstediğin kadar okuyup, yazacak, televizyon izleyecek, müzik dinleyecek vaktin var. Sana gıpta ediyorum.'diye sözlerine devam etti.

 Buna benzer sözleri dün gece Burcu da söyledi sohbet sırasında.

 Birden düşündüm. Ben evde yalnız oturmaktan, tek başıma yemek yemekten, etrafımda  konuşacak kimse olmamasından  şıkayet ederken olayın bu cephesini hiç düşünmemiştim.

 Demekki hangi durumda olursak olalım bir teselli tarafı oluyor.

 Bu farklılığı değerlendirmem gerektiğini bir kez daha anladım. İşte bu sebepten hergün yazdığım günlüklerime kesintisiz devam edeceğim. 

 Bütün bu günler geçip eski özgür yaşamımıza  kavuştuğumuzda okuruz belki. Okuruz ve hatırlarız. Zira insan oğlu geçirdiği zorlukları çok çabuk unutuyor ve geçmiş olaylardan ders almasını bilmiyor.

 Yazımı Latince bir atasözü ile bitireyim.

  Historıa est magistra vitae.

  Tarih Hayatın öğretmenidir..

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 825
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1030
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster