Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
8473
 

Hitap ve davranış biçimleri

Hitap ve davranış biçimleri
 

Hitaplar,sözler haricinde ellerle,gözlerle tahkim ve tasdik edilmeli


 

İnsanlar, seslendirdikleri kelime, söz haricinde, göz, kaş, burun, el, kol ve ayak davranışları, duruş biçimleriyle de hitabın akışını şekillendirir.   

Hitap şekli:

Kişinin kültür yapısını, görgüsünü ve karakterini yansıtır. Hitap ve konuşma bir kültür, bilgi, zekâ ve görgü meselesidir.

Hitap esnasında, el, kol ve bacak hareketleri, gözlerin hedefi,  kaş oynatma,  yüz hatları,  suçluluk ve öfke durumu, sinirli gülüş, gereksiz tebessüm, ses tonu, düşünce, duruşu, başla tasdik etme, güven verme, vs gibi hususlar dikkat çeker.

Hitapta kullandığımız kelimeler, sözler karşımızdaki kişiye/ kişilere verdiğimiz değeri, duyduğumuz saygı  ve güveni yansıtır. Karşımızdakine gereken değeri verdiğimiz oranda sayılır, sevilir. Bu da kişilerle olan iletişimimizi kolaylaştırır.

Yakınlarımız haricinde (  hatta yakınlarımız dâhil  ) kişilere varsa önce unvanı, sonra ismiyle hitap etmek önemli bir husustur. Tanımadığımız kişilere ” sen “ diye hitap etmek, “ bu, şu” gibi zamirlerini veya “kız, lan “ kelimelerini kullanmak kültür, görgü kurallarına aykırıdır. Kişilere ismiyle hitap etmek toplumun kültür ve görgüsünü yüceltir.

El sıkışmak/Tokalaşmak: 

Kişilerin ilk kuracağı fiziksel temas selamlama aşamasındaki el sıkmadır. El sıkmak ile karşıdakine duyulan ilgi, kişinin gücü ve güçsüzlüğü yansıtır.

Genel olarak eli güçlü ve sıkı biçimde kavramak karşıdakine olan ilgiyi ifade eder. Zayıf ve güçsüz bir tarzda eli kavramak ise “kayıtsız “ duygulardan uzak bir mesaj olarak gösterilir.

Elin gereğinden uzun süre tutulması dolu, dolu içten bir kavrayış, karşıdaki kişiye duyulan yoğun dostluk ve güçlü duyguların işareti sayılır. Kişiler el sıkışınca elbette gözlerinde diğer gözleri görmesi gerekir ki buda kişiler arasındaki yakınlığı hissettirir.  

Kişilerde davranış biçimleri:

Sosyal bir varlık olan insan sürekli diğer insanlarla iletişim halindedir. Kişiler arası ilişkilerde etkileşim sırasında duygu, düşünce, istek ve diğer değişik davranışlarını ifade ederler. Bu davranış biçimleri pasif, saldırgan, manüplatif ve atılgan diye dört gruba ayrılır.

Pasif davranış;

Pasif davranış sergileyen bir kişi kendini değersiz hissetmektedir. Duygu, düşünce ve isteklerini ifade etmek yerine kendine saklamayı tercih eder. “ Hayır” demekte zorlanır, haklarını savunmaktan kaçınır, sorumluluk almak istemez.

Tepki vermesi gerektiği durumda bile sessiz kalır. Diğerlerinin isteklerinin ve duygularının kendininkilerden daha önemli olduğuna inanır. Başkalarının onun adına karar vermesine izin verir. Reddedilme, kötü izlenim bırakma riskini göze alamaz “Kaybet-Kazan“ ilişkisini hedefler. Pasif davranış sergileyerek karşısındakine “ Ben önemli değilim, sen önemlisin” mesajını verir.

Saldırgan davranış;

Saldırgan bir kişi diğerlerinin haklarını reddeder, duygu ve düşünceleri ile ilgilenmez. Kendi duygu düşünce ve isteklerinin başkalarınınkinden daha önemli olduğuna inanır. Başkalarının yerine karar verme eğilimi gösterir.

Karşısındakilere saygı göstermez, onları aşağılar, küçümser. Böyle davranarak baskın olmaya, değer kazanmaya çalışır. Emredici, savunmacı, düşmanca davranır. “ Kazan- Kaybet “ ilişkisini hedefler. Kişinin sergilediği saldırgan davranış karşısındakine “ Sen önemli değilsin, ben önemliyim” mesajını vermektedir.

Manüplatif davranış;

Manüplatif davranan bir kişi kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çevresindeki insanları kontrol etmekte, etkilemekte ve yönlendirmektedir. Gerçek öyle olmadığı halde diğerlerinin haklarına saygı duyar gibi görünür.

Duygu, düşünce ve isteklerini dolaylı yollardan iletir, imalı konuşur. Pasif saldırgan tepkiler verir. Karşı tarafı suçlu hissettirir. Kişi böyle davranarak karşısındakine “ Ben önemli değilim, sende önemli değilsin, önemli olan çıkar” mesajını vermektedir.

Atılgan davranış;

Atılgan kişi olumlu ve olumsuz duygu, düşünce ve isteklerini karşısındakine basit ve net bir şekilde, rahatlıkla ifade eder. Kendi ihtiyaçlarını belirleyip haklarını savunurken, başkalarının haklarına da saygı duyar. Kendine güvenir, gerektiğinde “ Hayır “ diyebilir. Kendi kararlarını kendi verir.

Davranışı başlatma, sürdürme ve sonlandırma becerisine sahiptir. Uyumlu ve karşılıklı güvene dayalı ilişkiler kurar. Atılgan davranış sergileyen kişi karşısındakine “ Ben önemliyim, sende önemlisin” mesajını vermektedir.

Görüldüğü üzere insanlarda hitap sadece kelimelerin sözlerin telaffuz etmesiyle bitmiyor. İnsanlar iç dünyasını, dış dünyasıyla tahkim etmeli. Davranış biçimleri hitabını onaylamalı. Vücut azalarının davranış şekilleri daha çok önem kazanır. Öyleyse insanlar sadece hitap etmekle değil davranış biçimleriyle de ölçülür.

 

Kıymetli Okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                       

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hitaplarım çok doğaldır ve karşımdaki kişiye "siz" diye hitap ederim, "sen" dediğim çok nadirdir o da en yakınımdakilere. Kız ve lan kelimeleri literatürümde yok ayrıca son zamanlarda ara sıra dizilerden veya genç kuşaktan işittiğim "saçmalama" sözcüğünü kullanmam ve kullananı da eleştiririm. Çok mu kuralcıyım bilmiyorum ama çok eskilerden aldığımız terbiye ve eğitim sisteminin sonucu belki de. Herhangi bir olaydaki lehde durumu önce karşımızdakine sunarız ailece. Ve dikkat edilirse "ben" sözcüğü yerine "biz" deriz zira Allah-ü Tealâ bile Kur'an-ı Kerim'de "ben" değil "biz" demektedir. Selamlar değerli kardeşime...

Yurdagül Alkan 
 08.04.2015 14:15
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan: Yüce Allah Kur-an'da "Biz " diye " Ben " demez hitap ve vücut hareketleri çok önemlidir.İnsan içten olmalı,söz ve söylemleri davranış biçimleri ile taktik etmeli.Bu bir kültür meselesidir ve ailede başlar. Hitaplarımız da yakışıksız sözlerimiz fazla.Saygılar sunuyorum.Bacıma ve tüm ailesine sağlık ile mutluluk diliyorum.   08.04.2015 15:45
 

Çocuklar görgü kurallarını ilk önce ailede alırlar sayın Burakgazi. Çocuk erişkin hale geldiğinde ise ailesinde gördüklerini uygular. Küçük çocuklar önce sen kelimesini öğrenirler ve çocuklara sen diye hitap edilir. Onların o yaşlarda kullandıkları o kelime sevimli gelir. Ancak erişkin çağı geçtiklerinde ilk gördükleri veya samimi olmadıkları büyüklerine karşı o kelimenin kullanılması itici gelir. Erişkinler arasında konuşmalarda örneği ben, bana ne şekilde hitap ediliyorsa aynı şekilde karşılık veririm. Sanıyorum birçok kişi de buna dikkat eder. Böyle konuları hatırlatmak zaman zaman iyi oluyor. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 06.04.2015 16:43
Cevap :
Kıymetli Erol Işık : Aranıza katılalı üç yıl geçti sizlere hitap etme şeklimden ödün vermedim.Yazı ile ilgili görseli özellikle seçtim ki tanıdığım, içini, dışını bildiğim insanlara böyle yakınlaşır, tokalaşırım.Hep söylerim aile ilk öğretmendir, dış eğitimdeki öğretmenler ayrı birer değerdir.Bilmiyorum " lan, kız, sen, o, gibi hitaplar ithal edilmemiş biz bunları nerede ürettik.Hitap ve davranış biçimi insanların kimliklerini de ortaya koymaktadır.Saygılar sunuyorum.Hep sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.   06.04.2015 17:18
 

Kişiler hatta toplumlar arasında kanunlaşmış kabul gören ya da göremeyen davranış kalıpları oluşmuş yıllar öncesinden,bir tanıdığın yanından selamsız geçilmez!, büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmaz!.. gibi bazılarının hükmü kalmasa bile, Yazınızla bu önemli konuyu güncellediniz değerli Mehmet bey, Sözler ve gözlerin dostluğu çok değerli bana göre, karşılaştığımız her insanla fiziksel iletişim olmasa da dostça bakan, güven duygusu uyandıran gözle, nazik bir selam yeterlidir toplumsal barışa ulaşabilmemiz için diyor sizi saygıyla selamlıyorum

Cemile Torun 
 05.04.2015 21:35
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın, Cemile Torun: Üç yıldan beri sizlere aynı sevgiyle, aynı saygıyla ve aynı hitapla hitap etmekten ödün vermedim.Bundan son derece memnunum.Yazarlarımızı özümdeki hitapla davranışlarla davranıyorum.Ne ithal sözler kullanırım, ne de yapmacık hareketler yaparım.Yukarıdaki görseli özellikle seçtim benim için çok şeyler ifade ediyor.İnsan içten olacak, yağcı tuzcu olmayacak.İç dünyasını dış dünyasına yansıtacak. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  06.04.2015 9:19
 

Ülke ve insanın gerçek kurtuluşu eğitim ve öğretimle olur.Onurlu ve erdemlice yaşamak için şarttır bu,yoksa gizli köleliğin hüküm sürdüğü bir karakter yaşanır,yaşatılır...Nazaket,incelik ve cazibe,kibarlık bilinçle yükseltilir.Güzel davrnışları olan biriysek karşımızdaki de güzel davranış gösterir.Hitap şekli de öyle...Elinize sağlık Burakgazi bey dostum.Unutmamalıyız ki olumlu düşünceler olumlu davranışları doğrurur daima.Selam ve saygılarımla.Sağlıcakla kalın.

Abbas Oğuz 
 04.04.2015 22:05
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın,Abbas Oğuz,Bizim asli değerlerimizin içindeydi hitap ve davranış biçimleri.Ne zaman ki özümüzde kileri bırakıp elin ithal davranışlarını ithal ettik işte o zaman hitaplarımız da, davranış biçimlerimizde değişti.Saygılar sunuyorum. Hep sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.   06.04.2015 9:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7052
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1846
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster