Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '21

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
67
 

HİTLERİN ELİT ORDUSU

Yeni dünyanın hafızasında "eskimiş bir halde" değil, "stanbay" da bekletilen bir haldir, Hitler'in bu sokaktan orduya kadar örgütlenme biçimi.

Aslında bir delinin dünya hafızasına armağan ettiği örgütlenme biçimidir. Tam deli veya tam akıllılar değil, yarım akıllı deliler ordusu işbirlikleri ile ortaya getirilen "yarım deliler sosyal inovasyonu" dur. Bir deli bir çukura atmamıştır bu taşı, "yarım deliler ordusu" atmıştır, dünya karanlık ve derin çukuruna.

Dünya da hangi yarım deliler "iş başına" gelirse Proje hazır!


-Çok hızlı gelişen parti iktidarı ( 1919 yılında NDSAP'a! katılması ve bir yıl içinde parti iktidarı ve SS ölüm mangaları temelinin atılması.


- Rakip siyasi hareketlerini domine ederek sokağı teslim almak.(Savunma ve Propaganda birlikleri-


Sturmabteilung (SA) Hareketi ile) ki bu sokak süprüntüleri zamanla kontrolden çıktılar onun korkusu ile Alman Silahlı kuvvetlerine sırtını dayadı. Sokakçılar kontrolsüzdür zamanla sahibini ısırır!


- SA zamanla SS olmuş, ordu Poliste "S" çemberi içine girmişti. Her şeyin doğasında bu vardır; güçlendikçe cüsse büyür ve hâkimiyet kurmak alışkanlığı edinir. Büyüyen cüsse obezleşir!
"Zamanla kurumsallaşıp, partinin ve sonra da devletin paramiliter gücü –ve aynı zamanda düzenli ordusu- haline dönüşen, Nazizm ideolojisinin kirli eylemlerini üstlenen ve soykırımın baş mimarı olan bu grubun varoluşunu, biçimlenişini, tarihini ve yapılanmasını hepimiz biliyoruz!"

- Öncelikle düşman belirlemek, felsefesinin çimentosudur (Yahudileri belirlediği gibi)
Bu çimento binanın, inşaa etmenin asli malzemesidir. Öbür türlü iskeleti olmayan yığıntıya dönüşür. Kolay malzeme çıkartmak, yarım delilerin sabırsızlığıdır. Zaman kavramı yoktur, akıl devamlı fokurdar köpüklü taşar!


Nazi yapısının varoluşunu, iktidara gelişini, muhaliflere ve Yahudilere karşı bakış açısını, şiddet eylemlerini ve soykırımı, resmi kolluk kuvvetlerinin tasfiye edilişini, hukuk, eğitim, siyaset, sosyal ve kültürel çalışmalarını, ekonomisini, askeri alt ve üstyapısını, uluslararası savaşlardaki etkisini SS’le ilişkilendirerek, bu yapının Hitler’le ve Nazi Partisi’yle bir bütün haline dönüşüp kurumsallaşma sürecinin günümüzde bir KUŞATMA TASARIMI gibi STANBAY" Beklemede olduğu gerçeği her zaman vardır. UNUTULMAMALIDIR!


Faşist idarelerin paramiliter kuvvetlerini oluşturma biçimiyle de aynılaşan bu katiller sürüsünün ana bilgeliği KÖTÜLÜĞÜN ÖRGÜTLENMİŞ HALİDİR. VE BU ÖRGÜTLENME KURUMSALLAŞMIŞ BİR ZULMÜN DE TEMSİLİDİR!


KÖTÜLÜĞÜN ÖRGÜTLENMİŞ HALİNDE Topyekûn bir iş birliği vardır.
Kötülükler ve kötüler çabuk örgütlenir. Çünkü sınır tanımazlar.
İnsani yapı ve onun içindeki iyiliğin sınırı, sabrı ve doğal süreci anlama kabiliyeti vardır. İYİLİK YAŞAM BOYU ÖRGÜTÜDÜR, SÜKUNETİ VARDIR.


Özetle:toplumun çocuklarla kurduğu sorunlu ilişkiye odaklanmalıyız. Problemli yetişkinler tarafından periyodik şiddete uğrayan bu çocukların, sonraki yıllarda Kötülükleri ortaya çıkaracağını bilir ve ona göre izlemeliyiz. Bu bize toplum tarafından bu şekilde yetiştirilen çocukların uzaydan gelmediğini ve “içimizden çıktığını” hatırlatır. Naziler, bu sosyolojik olguyu kendi ideolojisi oranında örgütlemeye girişen bir zulüm mekanizmasının en tepesindedir sadece. Kötülük, toplumun temeline çoktan sirayet etmiştir bile. Neticede faşizm de, bir kitle hareketi değil midir zaten?


Küresel ve uzak ayağına baktığımızda da, örgütlenen küresel kötülük, kırılgan ülkelerin zemininde bu topu çok kolay ve hileli oynatabilirler. Nihayetinde öyledir. Hitler ve benzerlerinin yarım kötücül aklı, bütünü projelendirmekten yoksundur ve PİYONDURLAR.
ÜST AKIL PİYONLARINI İYİ SEÇER! SONRA KULLANIR ATAR: SADDAM GÜNÜMÜZE SOMUT BİR ÖRNEKTİR. Tüm bu piyonların akıbetleri benzerdir.
Piyonlarin karekteristik yapısı, ülkelerinde kopyalarının çok olacağı garantisi vardır. Birbirini besleyen bu ironik hal ne yazıktır ki, tüm insanlığın "huzuruna" şiddetli tehdittir!
Ama ne olur tüm bunların sonunda: Koca bir YIKIM
ve bu yıkımın altında HEPİMİZ KALIRIZ (Almanya gerçeği)
Hepimiz aynı binadayız. Küçük bir sarsıntı da devrilecegini bildiğimiz bu binada oturmaya devam ettiğimizde, sonuçlarına katlanmalıyız.
Bir an önce yeni bir proje geliştirmek ve 9 şiddetinde dayanacak bir kollektif disiplin alanına geçmeliyiz.
Ondan sonrası "Kader"dir!
Ama şimdiki bu halimiz KADER'de değiliz, KEDERDEYİZ!


Son söz;
"Demokrasi ve demokratik devlet kavramlarının kullanımı konusunda büyük bir eksiklik vardır. Bu kelimeler açıkça tanımlanmadıkça ve anlamları üzerinde uzlaşılmadıkça insanlar bu anlam karmaşası üzerinde yaşamaya devam edeceklerdir ve bu tartışmalar demogoji yapanların ve despotların işine yarayacaktır." Alexis de Tocqueville


NOT:
Toplumları eğitim ve diğer tüm şekillerle sakat bırakan, onları (zihinsel)yoksunlaştıran güç odaklarının devamlı var olması, evrensel bir tehdittir. Bunların oyuncakları olmamak için, kendimizi beslemeliyiz. Bu imkân vardır. Bahane yoktur. Türümüzün yürekli bilgeliği bu arşivi bize sunmuştur. Hemen elinizin altında bir dünya kütüphanesi var. Tıklayın araştırın geliştirin kendinizi! Çünkü etrafımızda örülü bu şeytan üçgeni her Zaman varlığımızın yaşam hakkının VAKUMLARIDIR, girdaplar alır içine...
Düşme tehlikesi iki adım demesemde on adım yakınımızda. Bu on adımlık mesafe, aslında bizim bağışıklık güç mesafemizdir. Uyanık olursak bu bize dinamiklik katar, dinçlik ve istikamet katar.
Ne Mutlu kendini geliştirenlere,
Ne Mutlu bu şeytan üçgeninin farkında olanlara,
Ne Mutlu Güzel bir dünya'ya yemini edenlere...

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 236
Kayıt tarihi
: 23.02.09
 
 

Kalenderce yaşarım. Okurum, gezerim, Çocukluğum şanslıydı; özgürlük en büyük mükafatım. Hiç bir kal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster