Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '07

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
401
 

Hız limiti

Ali yavaşlamadan önce takometreye baktı. Hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şansız olabilirdi. Ali arabasını sağa çekti. “ İnşallah şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer.” Diye içinden geçirdi. Polis elinde kalın bir not defteriyle arabasından indi. Ahmet?, “ Bu polis Ahmet değil mi? ” Ali iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Okuldan tanıdığı bir polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın, kendisini durduruyordu. Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için,

“ Merhaba Ahmet. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç. ”

“Merhaba Ali. Ahmet gülümsüyordu.

“ Beni, eve giderken yakaladın. ”

“ Evet öyle. Ahmet umursamaz görünüyordu.

“ Son günler eve hep geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca Ayşe bana bu akşam çok güzel bir yemek yaptığını söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun?”

“ Evet ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum. ” Diye cevapladı. Ahmet.

“ Eyvah bu taktik fazla işe yaramayacak gibi, taktik değiştirmek gerekli diye düşündü. ” Ali “ Beni kaç ile giderken yakaladın. ”

“ Yetmiş, lütfen arabana girer misin? Dedi Ahmet.

“ Ah Ahmet, bekle bir dakika lütfen seni gördüğüm anda takometreye baktım, sadece 65 km ile gidiyordum.

“ Lütfen Ali arabana gir. ” Diye üsteledi Ahmet.

Ali canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı. Ahmet not defterine bir şeyler yazıyordu.

Ahmet niye benim ehliyetimi, ve araba ruhsatını istemiyor ki “ diye düşündü Ali. Ne olursa olsun, bundan sonra bu adamı görmemek için bu yoldan bir daha geçmeyecekti. Ahmet kapıyı tıklatıyordu. Ali arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Ahmet Ali’ ye bir kağıt verdi ve gitti.

“Ceza değil bu “ diye kendi kendine söylendi Ali. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu:

“Sevgili Ali benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp onları tekrar koklayabildi. Ama ben… kızımı tekrar koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyordu. Bin defa adamı affetmeye çalıştım. Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır. Ama hala kızımı düşünüyorum. Lütfen benim için dua et. Ve dikkat et Ali tek bir oğlum kaldı. ”

Ali 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti. Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı.

Hayat çok değerli, sürekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster. Hiçbir zaman unutma, istediğin kadar araba satın alabilirsin, ama insan hayatını…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 375
Kayıt tarihi
: 17.01.07
 
 

Merhaba 1977 Edirne doğumluyum.. Öğrenimimi İstanbul ve Ankara'da tamamladim. Hobi olarak fotoğraf ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster