Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
209
 

Hız yetmiş, İş bitmiş

Hız yetmiş, İş bitmiş
 

Türkiye’de yaşananlara akıl-sır ermiyor. Gün geçmiyor ki, ilginç olaylar yaşanmasın. Her yeni güne uyanışımızda, yeni ilginçliklerle karşılaşıyoruz.

İçişleri Bakanı Beşir ATALAY, yaklaşık on yıldır toplanmayan Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu’nu, önümüzdeki günlerde yeniden toplayacakmış. Bakan ATALAY, bu kurulu aktif hale getirmeyi planlıyormuş. Bu, çok iyi bir gelişme. Çünkü karayollarında can veren insanlarımızın sayısı bir hayli fazla; artık bunu asgari düzeye indirmemiz gerekiyor.

Bu kurul, Başbakan başkanlığında ve birçok bakanın katılmasıyla toplanacak. On yıl aranın ardından yeniden toplanacak kurulun gündeminde ise karayollarında seyreden araçların hız limitleri görüşülecek.

Araçlar için şehir içi hız limiti elli idi. Kuralın bu haliyle bile, şehir içlerinde birçok kazalar meydana geliyordu. Meydana gelen bu kazalar sonucunda birçok insanımız yaralandı ve hayatını kaybetti. Kurulda görüşülecek en ilginç konunun da, şehir içi hız limitinin elliden yetmişe çıkarılması gibi gözüküyor. Mevcut durumda bile, birçok kaza meydana gelirken, hız limitinin arttırılması da nereden çıktı?

Maalesef ülkemizde, insan hayatının değeri yok gibi. İsterseniz hız limitlerini, araçların azami hız limitlerine eşitleyin. Hatta hız limiti kavramını lügatımızdan da çıkarabiliriz. Çünkü ülkemizde birçok şeyin önemi yok. “Kuralmış!!! Ne kuralı be… Kurallar zaten çiğnenmek için vardır” zihniyetiyle yaşayan insanların çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Duyarlı, karşısındaki insanın haklarına saygılı ve kurallara uyan bir millet miyiz ki? Kural falan işlemez bize… Kafamıza eseni yapar, istediğimiz gibi hız yapar, cezasını da öderiz(!). Trafik cezalarını nasıl ödediğimizi, hemen hemen herkes çok iyi bilir.

Diyelim ki, hız sınırını yetmiş yaptık. Herkes de kurallara uydu; tabii istisnalar kaideyi bozmaz, ara sıra kural dışı hareket edenler olabilir. Peki o zaman sokak aralarında oynayan çocuklarımızı ne yapacağız? Ya da şehir içinde saatte yetmiş kilometre hızla giden bir araç, aniden durmak zorunda kalsa, ne kadar mesafede durabilecek? Otuz beş metrede mi, otuz metrede mi, yoksa yirmi beş metrede mi? Sadece sokaklarda oynayan çocuklar değil mesele. Annesinin elinden tutmuş bir çocuk, aniden yola fırlayabilir. Yetmiş kilometre hızla gelen bir araç, o çocuğu ezmeden nasıl durabilir?

Yetmiş yaşına gelmiş yaşlı bir dede için kullanılan ir tabir vardır; herkes bilir: Yaş yetmiş, iş bitmiş! Şimdi ben bunu, görüşülecek olan yeni trafik kuralı için değiştiriyorum: Hız yetmiş, iş bitmiş! Çünkü şehir içi asgari hız limiti yetmiş olursa, şehir içlerinde yaşanan trafik kazalarının sayısının artması da muhtemeldir. Üstelik trafik kazalarının sayısı artmakla kalsa iyi; bir de kazaların niteliğinin değişme olasılığı var ki… Hasar miktarlarının artması beklenebilir. Şehir içinde yaşanan trafik kazalarında, ölümlü kazaların sayısının artması da kuvvetle muhtemeldir.

Artık kurallarımız, yasalarımız vs. deneme-yanılma yöntemiyle yapılmamalıdır. Yapılacak olan yeni kurallar, toplumsal durumumuz da göz önüne alınarak yapılmalıdır. Kısaca, koyulan kurallar, belirli bir felsefe doğrultusunda olmalıdır. Çünkü insan hayatı bu kadar ucuz değildir. Çünkü her insan, hayata bir defa gelmektedir. İş bitmeden, koyacağımız kurallara dikkat etmeliyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 10.12.07
 
 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Kitap okumayı, yazı yazmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster