Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
859
 

Hoca Efendiye yeşil ampul! Bölüm 1

Hoca Efendiye yeşil ampul! Bölüm 1
 

-Bölüm 1-

FETHULLAH GÜLEN'E YEŞİL IŞIK

YARGITAY CEZA GENEL KURULU BERAAT KARARINI ONADI

Yargıtay bugün tarihi bir karara imza atarak Fethullah Gülen'in beraat kararını onayladı. Kararın 3 önemli boyutu var.

1. FETHULLAHÇILIK ARTIK SUÇ OLARAK ADLANDIRILAMAZ

Gülen cemaati ya da Fethullahçılık olarak adlandırılan oluşumun suç örgütü olmadığı en yüksek yargı organınca tescillendi. Yani bu oluşum bundan böyle TCK kapsamında, yasalar karşısında suç örgütü olarak görülemez ve bu kişilerin faaliyetleri de suç olarak adlandırılamaz.

2. GÜL'E YÖNELİK SUÇLAMA ORTADAN KALKTI

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki yasak talebinin en önemli gerekçesi ortadan kalktı.
Başsavcılık iddianameye Gül'ün dışişleri bakanı olarak büyükelçiliklere gönderdiği iddia edilen Fethullah Gülen kriptosunu koymuş ve bu kripto ile Gülen'in okullarının ziyaret edilmesinin istendiğini ileri sürmüştü.

3. FETHULLAH GÜLEN'İN TÜRKİYE'YE DÖNÜŞÜ ÖNÜNDE ENGEL KALMADI

Beraati ve hakkındaki suçlamaların en yüksek yargı organı tarafından reddedilmiş olmasının ardından Fethullah Gülen'in Türkiye'ye dönüşü önünde yasal hiçbir engel kalmadı.

HABERTURK.COM

İşte Tam metin ile Fethullah Gülen Davası İddianamesi...

F İ H R İ S T

Sanığın kimliği suç ve deliller

I- Nurculuğun tarihi gelişimi

II- Nurculuk hakkında Ceza Genel Kurulu Kararı

III- Fethullah GÜLEN Grubu

IV- Fethullah GÜLEN hakkında Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesi’nin Kararı

V- Bir Nur talebesinin anlattıklarıyla Fethullahçılık

VI- Kitaplarına göre Fethullahçılık

1)- Cihad
2)- Tebliğ
3)- Strateji ve Taktik
4)- Fethullah GÜLEN Said-i Nursi’nin devamıdır
5)- Örgütlenmede genel perspektif
6)- Fethullah GÜLEN’in inkılapçılığı
7)- Işık evleri, tekke, zaviye ve medreseler
8)- Hizmet erleri Şakirtler
9)- Dava Adamı, dava sistem
10)- Atatürk ve Laik Cumhuriyet
11)- Gelir Kaynakları
12)- Arapça Eğitim

VII- Fethullah GÜLEN’in konuşmalarını İçeren Video Kasetleri

1)- 9 numaralı ATV’de yayınlanan kaset
2)- 10 numaralı NTV’de yayınlanan kaset
3)- 8 numaralı kaset
4)- 4 numaralı kaset
5)- 3 numaralı kaset

VIII- Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki Okullar

IX- Maltepe Askeri Lisesine sızma çalışmaları

X- Fethullah GÜLEN'in onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın
18-19 Temmuz tarihinde Abant’ta tertiplemiş olduğu toplantı.

XI- Değerlendirme ve Hukuki Durum.

XII- Netice ve Talep.

T.C.
ANKARA
DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI

HAZIRLIK NO :1999/420
ESAS NO : 2000/
İDDİANAME NO. : 2000/

İ D D İ A N A M E
ANKARA ( ) NOLU DEVLET GÜVENLİK
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACI
:
K.H.

SANIK
:
FETHULLAH GÜLEN: Ramis oğlu, Rabia’dan olma, 1941 doğumlu, Erzurum ili, Caferiye Mahallesi nüfusuna kayıtlı olup, halen firarda.

GIYABİ TEVKİF TAR.
:
11.08.2000

S U Ç
:
Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak.

SUÇ TARİHİ
:
1989 Yılından itibaren

DELİLLER
:
A) Asrın Getirdiği Tereddütler. (4 cilt, ) Klasör 1, Dizi :1-4

B) İrşat Ekseni isimli kitap (Klasör 1, Dizi : 5)

C) İ’la-yı Kelimetullah veya Cihad isimli kitap (Klasör : 1, Dizi : 6)

D) Çağ ve Nesil (6 Cilt) isimli kitap (Masör : 2, Dizi : 7-12)

E) Prizma isimli kitap (3 cilt) Masör : 3, Dizi : 13-15)

F) Ölçü veya Yoldaki Işıklar (4 Cilt), Klasör 3, Dizi :16-17)

G) Hocanın Okulları isimli kitap (Klasör : 3, Dizi :18)

H) Fasıldan Fasıla isimli kitap (3 Cilt), Klasör : 4, Dizi : 19-21)

I) Küçük Dünyam isimli kitap (Klasör: 4, Dizi: 23)

J) ATV’de yayınlanan 9 numaralı kasetin çözümü, (Klasör:7 Dizi: 220)

K) NTV’de yayınlanan 10 numaralı kasetin çözümü (Klasör:7, Dizi : 221)

L) 4 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi :216)

M) 3 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi: 215)

N) 8 numaralı kasetin çözümü. (Klasör:10, Dizi: 708)

O) Diğer kasetlerin çözümleri. (Klasör : 7, Dizi : 213-214-217-218-219, Klasör: 10, Dizi : 653-707, Klasör : 11, Dizi:8 13, Klasör:12, Dizi : 980-1042)

P) Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Fethullah GÜLEN ve örgütü hakkındaki 21 Nisan 1999 tarihli raporu. (Klasör:5, Dizi :154-155).

R) Müşteki İsmet DEĞİRMENCİ’nin ifadesi. (Klasör : 5, Dizi: 405).

S) Emniyet Genel Müdürlüğü’nün raporu. (Klasör: 5, Dizi:128).

Ş) Maltepe Askeri Lisesi’ne sızma çalışması ile ilgili tahkikat dosyası. (Klasör: 5, Dizi: 30-78)

T) Genelkurmay Başkanlığı’nın raporu ve belgeler. (Klasör:6, Dizi :158-212)

U) Jandarma Genel Komutanlığı’nın raporu ve belgeler. (Klasör :11, Dizi 851-979).

V) Tanık Eyüp KAYAR’ın ifadesi. (Klasör:11, Dizi : 715).

Y) Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Fethullah GÜLEN’in şirketleri, okulları, dershaneleri, vakıfları ile ilgili tespitleri. (Klasör: 8, Dizi: 222-223-224-225 -226-227-229-263-264)
Z)Yurtdışındaki Nurculuk faaliyetleri ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yazısı ve ekindeki evrak. (Klasör: 9, Dizi: 274-289)

Aa) Doküman. (Klasör:10, Dizi: 335-630)

Ab) M.Emin DEĞER’in Bir Cumhuriyet Düşmanının Portresi yada Fethullah GÜLEN Hocaefendi’nin Derin Misyonu isimli kitabı. (Klasör :12, Dizi :1068)

Ac)Yeni Hayat Mecmuası'nın Haziran 1999-Ocak 1999-Şubat 1999-Eylül 1999-Şubat 2000 tarihli sayıları.(Klasör: 13)

Ad) Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın 1998 Abant Toplantısı ile ilgili doküman. (Klasör:12, Dizi :1066-1067.)

I-NURCULUĞUN TARİHİ GELİŞİMİ:

Nurculuk hareketinin kurucusu olan Said-i Nursi 1873 yılında Bitlis İli’nin Hizan İlçesi’nin Nurs Köyünde dünyaya gelmiştir.

Önceleri Said-i Kürdi olarak tanınan ve bu ünvanı kullanan, soyadı kanunu çıktıktan sonra doğduğu köye izafeten Nursi soyadını alan Said-i Nursi ilmi kariyeri olmayan bir kimsedir. Nitekim Nur risalelerinden Tizyak adlı risalenin 68 nci sayfasında risalelerini kendisinin yazmadığını, bunları yardımcılarının (Nur Şakirtlerinin) yazdığı bildirilmektedir.

Meşrutiyetin ilanından sonra Bitlis havalisinde Şeyh'lik faaliyetlerine başlamış, bilahare İstanbul’a gelerek siyasi faaliyetlere katılmış, İttihad-ı Muhammed-i Cemiyetinin kurucuları arasında yer almıştır.

31 Mart vakasından evvel Derviş Vahdeti ile irtibat kurmuş, o tarihte çıkan Volkan Gazetesindeki yazıları ile 31 Mart Vakıasını körüklemiş, yine o tarihlerde kurulmuş bulunan "Kürt Teali Cemiyeti’ne" girmiştir. 1912 yılında yazdığı bir kitabında “Uyan ey Selahaddin Eyyübi’nin torunları Kürtler” diyerek kürtleri Türklere karşı tahrik gayreti içine girmiştir. Mektubat adlı risalesinde ise “Kendisinin Türk olmadığını, Türklük ile münasebetinin bulunmadığını, Türkiye'de Kürt milleti diye ayrı bir milletin olduğunu” ileri sürmüştür.

İstiklal Savaşı sırasında, Ankara’nın halifeyi kurtaracağı inancıyla Ankara’ya gelmiş, ancak laik bir devlet düzeninin kurulması ve Cumhuriyet ilanı üzerine Ankara’yı terk ederek Van’a gitmiştir. 1925 yılındaki Şeyh Said isyanından sonra Isparta Barla’da daha sonra Kastamonu, Afyon ve Emirdağ’da mecburi iskana tabii tutulmuştur. Afyon, Denizli ve Eskişehir Cezaevlerinde mahkum olarak yatmıştır.

Said-i Nursi 23 Mart 1960 tarihinde Urfa’da vefat etmiştir. Ancak yetiştirdiği talebeleri (Nur Şakirtleri) onun felsefesini günümüze kadar taşımışlardır.

Nurculuk, bir tarikat faaliyeti olarak karşımıza çıkmasına rağmen, Nurcular bu hareketin bir tarikat olmadığını, Kur’an-ı Kerim’in 20 nci yüzyılda tefsiri üzerine kurulmuş bir okul olduğunu ve sayısı 130 lara varan Nur risalelerinin de Kur’an-ı Kerim’in tefsirini kapsadığını ifade etmektedirler.

İlk defa 1955-1957 yıllarında Kur’an-ı Kerim’in ve Nur risalelerinin yazılışı nedeniyle ortaya çıkan nurcular arasındaki gruplaşma, Said-i Nursi’nin ölümünden sonra daha bariz bir hal almıştır.

Birinci grup “Kur’an-a küfür yazısı ile hizmet olmaz” parolası ile ortaya çıkarak Risaleyi Nurların mutlaka Arapça ile ve el yazısı ile yazılmasını, bunun için de bütün Nurcuların Arapça öğrenmeleri lazım geldiğini savunmuşlardır. Bu gruba yazıcı Nurcular denilmiştir.

İkinci grup "Okuyucu Nurcular" diye bilinmekte olup, Latin harfleri ile yapılacak çalışmanın hedeflerine varmada yardımcı olacağını savunmuşlardır.

Okuyucu ve yazıcı grup arasındaki bu farklılaşma 1969 yılından sonra okuyucu grup içinde yer alan Fethullah GÜLEN grubunu ayrı bir grup olarak ortaya çıkarmıştır. Bu grubun özelliği öğrenci kesimine yönelik vakıf çalışmalarına ağırlık vermesi olmuştur.

1982 yılında yapılan Anayasa oylaması okuyucu grup içinde gazeteci ve Şuracı grup olarak yeni bölünmelere yol açmıştır.

Günümüzde Yeni Nesilciler olarak bilinen gazeteci grup, 1992 Anayasası’na hayır denilmesini, Şuracı grup ise Evet denilmesini savunmuşlardır.

Günümüzde Nurcular, “Gazeteciler, Şuracılar, Fethullah GÜLEN’ciler, Yazıcılar” olarak faaliyet göstermektedirler. Ancak Yazıcılar grubunun etkinliği azalmıştır.

Nurculuğun Laik Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı bir hareket olduğunu görebilmek için Nur Risalelerine bakmak gerekmektedir. Barla Mektupları sayfa: 53. Atatürk’ü kastederek “Tek gözlü Deccal, ya iman et, ya bütün Dünyanın maskarası olacaksın.” denilmiştir. Bu husus Metin TOKER’in "Sağda ve Solda Vuruşanlar" isimli kitabın 96 ncı sayfasında yer almıştır.

"Sönmez" adlı risalede (Sayfa:21-22), Atatürk kastedilerek “Ayasofya Camiini puthaneye, meşihat makamını kızlar lisesine çeviren bu adamı sevmemenin bir suç olması imkanı var mı?” denilmiştir.

“Mektubat” adlı risalede (Sayfa:401) “Türkiye kuruluşu itibariyle dinden uzak kalmış ve dine karşıdır. Laiklik ile dinsizlik arasında hiçbir fark yoktur. Hıristiyanlık dünyevi esaslara sahip olmadığı için, din ile dünya esaslarını birbirinden ayırır. Reform hıristiyanlıkta mümkündür. Türk inkılapları dahi hıristiyan reformlarının taklidinden ibarettir. Zira İslamiyet hiçbir reforma ihtiyaç göstermeyecek kadar mükemmeldir” denilmiştir.

"Tiryak" risalesinde (Sayfa: 65), “Türkiye’nin siyasi rejimi Nur saadetini söndürmeye çalışmaktadır. Kemalistler seviyesiz, anarşist kimselerdir” denilmiştir.

"Mesnevi-i Nuriye" risalesinde (Sayfa: 80-82), “Alem-i İslam’da yapılacak inkılaplar, İslam’i esaslara uygun olmak zorundadır. Aksi taktirde gayri meşrudur, bu bakımdan Meclis aynı zamanda hilafet görevi görmelidir” denilmiştir.

"Mucize-i Kur’aniye" isimli risalede (Sayfa:191-192), "Müslümanlara Kur’an dışında bir Anayasa lazım değildir, 1347 yılında felsefenin tahakkümü ile bu dindar millete ehemmiyetli tahayyüşler düçar kılınmıştır ve Anayasa’da devlet dininin İslam olduğu yolundaki hüküm kaldırılmıştır. Bu durumda gerçek kanuni esasi tatbik edilmediği gibi, Kur’an da belirtilen Şer'i inkılapta tahakkuk ettirilememiştir. Halbuki Kur’an, Cumhuriyet Anayasası gibi birkaç kişinin iradesi değil, ilahi bir iradenin sonucudur.” denilmektedir.

"Münazarad" risalesinde (Sayfa: 90-100), "İslam Devleti için tek milliyet İslam milliyetidir. İslam devleti sonunda bütün dünyayı hakimiyeti altına alacak ve İslam yapacaktır.” denilmiştir.

"Mektubat" risalesinde (Sayfa: 403), “İslam dininde inkılap yapmak, şeriat aleyhtarlığı olduğu için, İslamiyet dairesine aykırı, inkılaplar da İslamiyete aykırıdır.” denilmektedir.

"Hanımlar Rehberi" risalesinde (Sayfa: 57) “Çok kadın ile evlenmek İslami olduğu gibi Taaddüdü Zevcat tabiata, akla ve hikmete muafıktır.” denilmektedir.

Bu durumda Nurculuk:

Türkiye Cumhuriyeti’nin tamamen şeriat esaslarına ve İslami prensiplere göre idare edilmesini, hilafet ve saltanatın geri getirilmesini, inkılapların geçici olduğunu, Kur’an dışında bir anayasaya ihtiyaç bulunmadığını savunmaktadır.

Ancak Nurcular günümüzde risalelerden suç unsuru taşıyan kesimleri ayıklayıp baş taraflarına mahkemelerin beraat kararlarını eklemekte ve bu şekilde dayatmaktadırlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 675
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

İzmirli, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu, ekonomi ve siyaset ile aktif olarak ilgilen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster