Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1078
 

Hocayla iyilik ve kötülük hakkında sohbet…

Hocayla iyilik ve kötülük hakkında sohbet…
 

“Hayırlı Cuma’lar hocam”

“Senin de Cuma’n hayırlı olsun evladım. Hoş geldin.”

“Hoş bulduk hocam. Nasılsınız? Afiyettesiniz inşallah”

“Allah’a şükür iyiyim evladım. Sen nasılsın?”

“Ben de iyiyim hocam. Sağolun”

“Sen boşuna gelmezsin. Bu gün neler soracaksın bakalım?”

“Hocam, kafam iyilik ve kötülük konusuna takıldı. Bu konuda Kuran-ı Kerim ve hadisler ışığında bana bilgi verebilir misiniz?”

“Bak evladım Maide suresinin 2. Ayetinin sonu şöyle biter:

İyilik ve takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

“Ben takvayı çok duymuştum ama anlamını bilmiyordum hocam. Takva “Allah’a karşı gelmekten sakınma mıdır?”

“Evet evladım, İslam terminolojisinde takva; kişinin kendisini Allah’ın korumasına, himayesine alarak ahirette azab ve cezaya neden olabilecek her türlü şeyden kendisini titizlikle koruması, günahlardan kaçınıp iyi ve faydalı iş/ eylemleri yapmasıdır.”

“Anladım hocam, Allaha karşı gelmekten sakınma dışında başka ne yapmalıyız?”

“Olabildiğince hayır işlemek gerekir evladım. Bak, Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

Hayra vesile olan, o hayrı işleyen gibi sevap kazanır.

“Hayır ve şer sahipleri nasıl anlaşılır hocam?”

“Bak evladım. Bir gün Peygamber Efendimiz oturmakta olan bir grup insanın yanına gelir ve onlara “Size hanginizin hayırlı, hanginizin şerli olduğunu söyleyeyim mi?” diye sorar. Oradakiler, “Söyleyin ey allah’ın Elçisi” dediklerinde, Kutlu Nebi, şöyle buyurur: “Hayırlınız, kendisinden hayır umulan ve şerrinden emin olunandır. Şerliniz ise, kendisinden hayır beklenmeyen ve şerrinden de emin olunmayandır.”

“Bir dakika hocam, ben bundan pek bir şey anlamadım. Bu sözleriyle peygamber efendimiz ne demek istemiş?”

“Alemlere rahmet efendimiz, bu sözüyle mümini, her daim çevresine güzellikler saçan, faydalı olan, hayır peşinde koşan, kötülükten, fitne ve fesattan uzak duran kimse olarak tanımlamıştır.”

“Şimdi anladım hocam. İyi ile kötünün mücadelesi ne zaman başlamıştır?”

“İnsanlık tarihi ile başlamıştır iyi ile kötünün mücadelesi. Atamız Hz. Adem’in çocukları Habil ve Kabil arasındaki müessif hadise, günümüze değin hayır ile şerrin sembolü olmuştur. Habil kendisini öldürmek isteyen kardeşi Kabil’e, “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin  Rabbi olan Allah’tan korkarım.” diye seslenmiştir.  Böylece Habil, asil duruşu ile, nesiller boyu iyiliğin sembolü, hayrın anahtarı olurken, ihtirasına yenik düşen kardeşi ise, şerrin kapısını açan ilk insan olma talihsizliğini yaşamıştır.

“Hayır, iyilik yapmak için nasıl bir yol izlemeliyiz hocam?”

“Yüce dinimizde, hayrın, iyiliğin sınırı yoktur evladım. İnancımızda, Rabbimizin rızasına vesile olan her bir davranış hayırdır, güzeldir. Şüphesiz hayır işlemenin hem maddi hem manevi  birçok çeşidi vardır. Hayır, herkesin gönlüne ve gücüne göredir. Hayır işlemek, kimine göre cami, hastane, okul yaptırmak, şehir kurmaktır.  Hayırda koşmak, kimi zaman mağdurlara, muhtaçlara el uzatmak, kimi zaman mahzun gönüllere neşe saçmaktır. Hayır, bazen bir yetimin, kimsesiz boynu büküklerin başını okşamak, bazen de kardeşimizin yüzüne tatlı bir tebessümle bakmaktır. Hayrın anahtarı olmak, bazen yolunu kaybetmiş birine yol göstermek, bazen de boynu bükük bir garibin ümidi olmaktır. Hayır, kimi zaman da mazlumu, mağduru, masumu gönlümüzde barındırmak, onların acısını yürekten paylaşmak, gözyaşlarına ortak olmaktır. Kimi zaman da hayır, zalimlere, yakıp yıkanlara, terör estirenlere, cana kıyanlara, insanlara hayatı zindan edenlere buğz etmek ve karşı çıkmaktır.

“Çok iyi anladım hocam. Peki imanın kendi arasında dereceleri var mıdır?”

“İman yetmiş küsur şubedir evladım. En üstünü “Allah’tan başka ilah yoktur” sözünü söylemektir. En alt seviyesi ise gelip geçenlere zarar veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır.” Hadisi, hayrın bitmez tükenmez çeşitlerine vurgu yapmaktadır.

“İman için sadece hayır yapmak yeterli midir hocam?”

“Hayra koşmak ve insanları hayra teşvik kadar, kötülükten uzak durmak ve insanları ondan alıkoymak da önemlidir. Dinimizde iyiliğe/hayra anahtar, şerre kilit olmak “emr-i bi’l-maruf nehy-i ani’l-münker ”kavramıyla ifade edilir. Buna göre, her bir mümin aslında, hayrın anahtarı, şerrin kilidi olmalıdır. Her mümin,  ahlakın, erdemin anahtarı, gayr-i ahlaki tutum ve davranışların, insanı alçaltan onursuzluğun kilidi olmalıdır. Peygamberimizin şu sözü de hayra öncülük edip şerre set çekenler için ne güzel  bir müjde; tersini yapanlar içinse ne düşündürücü bir uyarıdır:

“Hayır, hazineler dolusudur. O hazinelerin de anahtarları vardır. Ne mutlu allah’ın, hayra anahtar, şerre kilit kıldıklarına. Yazıklar olsun şerre anahtar, hayra kilit olanlara!”

“Peki hocam,  hayra anahtar, şerre kilit nasıl olacağız?”

“Hayra anahtar, şerre kilit olabilmek ancak dil ve gönül birlikteliği, sâfiyeti sağlandığında gerçekleşebilir. Hayrın anahtarı olabilmenin sırrı, bütün davranışlarımızda olduğu gibi ihlas ve samimiyette saklıdır. Gönlün derinliklerinden süzülerek eyleme dönüşen sözün gücü ile sadece dilde kalan sözün gücü bir olur mu? Zihin ve gönül dünyasını hayra ve iyiliğe kapatan birinin, hayır öğütlemesi karşıdakini etkiler mi? Allah rızasının gözetilmediği iyilikler, hayırlar hiç kalıcı kazançlar sağlar mı?”

“Sağlamaz tabii hocam. “

“O halde hayırlı hizmetleri sadece desteklemekle kalmayıp, bu hizmetlere anahtar olalım. Hayır peşinde koşalım ki, hayırla yâd edilelim. İyilik ve güzellikleri çoğaltalım ki fert ve toplum olarak güzelliklere kavuşalım.”

“Bunun için nasıl bir dua önerirsiniz hocam?”

“Allahım! Senden doğru söyleyen bir dil, sana teslim olan bir kalp istiyorum. Her zararlı şeyin şerrinden sığınıyor, hayırlı şeyi istiyorum. Her günah için beni bağışlamanı diliyorum.”

“Verdiğiniz bilgiler için sağolun hocam. Allah razı olsun.”

“Sen de sağol evladım.  Tekrar hayırlı Cuma’lar”

“Teşekkürler hocam. Hoşçakalın.”

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erol Bey, İyilik,kötülük; hayır,şer hocayla diyalog şeklinde çok iyi kurgulanmış.Bana göre tüm dinlerin temelinde de bu kavramlar vardır.Başka bir deyişle,dinler bu terimleri sıkça kullanırlar.Amaç,insanları kötülüklerden,şerden uzaklaştırıp güzelliğe,hayıra,iyiliğe yönelmektir.O zaman kavgalar,cinayetler,savaşlar azalır ya da son bulur mu,bilmiyorum.Önemli olan insanları eğiterek davranışlarını olumlu yönde değiştirmek değil midir?

Hüseyin Başdoğan 
 26.11.2014 18:50
Cevap :
Haklısınız Hüseyin bey, bütün dinler bu kavramları kullanırlar, da günümüzde yaşananlara baktıkça kötülükler hep ön plana çıkıyor. Sanki dünya malı kendilerine kalacakmış gibi, insanlar bir hırs içinde, birbirlerinin haklarını yemek için gayret sarf ediyorlar. Dini kendilerine göre yorumlayan, insanlara önce kafir damgası vuruyor, sonra da öldürüyorlar. Beyinleri olumsuz yönde yıkanan insanları eğitmek hemen hemen imkansız ne yazık ki...Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  27.11.2014 12:03
 

İyilik ve kötülük, ezeli iki savaşçı. Dileğimiz hep iyiliğin galip gelmesi Erol Bey. Ne yazık ki kötülük daha baskın sanki yer yüzünde, ne dersiniz?..Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 22.11.2014 23:36
Cevap :
Özellikle çağımızda kötülükler, iyilikleri bastırmış durumda Ayşegül hanım. Durum öyle gösteriyor ki, yıllar geçtikçe çevremizde kötülükleri daha fazla göreceğiz. Allah bizlerle birlikte gelecekte çocuklarımızı ve torunlarımızı korusun. Teşekkürler. Saygılar, selamlar....  23.11.2014 23:30
 

Merhaba Erol Hocam, iyilik ve kötülük üzerine ulemayıda işin içine katarak geliştirdiğin diyalog biçimli içeriği dop dolu blog yazın için tebrik ediyorum, iyilik ve kötülük çok gelişmiş erdemli, ahlaklı bir insanın vicdanındaki davranışların icmal sayfasıdır, selam ve saygılar.

Nizamettin BİBER 
 22.11.2014 20:08
Cevap :
Vicdanlı insanlar kötülük düşünmezler Nizamettin bey. Günümüzde kötülükler hep vicdanları körelmiş insanlar tarafından yaşama geçiriliyor. Kötü düşüncelere sahip olanlar da birilerine iyilik yapıp, o huzuru tadabilselerdi, belki de dünya bambaşka olurdu. İlginiz için çok teşekkürler. Saygılar, selamlar...  22.11.2014 22:42
 

Hayra anahtar, şerre kilit olmak aileden gelme kalıtsal gibi geldi bana. Çünkü böyle bir özellik ve eylem için aile modeldir yeni doğmuş bir çocuğa. ,her bir cümlesini ruhumla onayladığım yazınız içimi aydınlattı, gönlümü yüceltti Erol bey, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 22.11.2014 16:23
Cevap :
Aile, çocukların gözünü açtığı bir yuvadır Yurdagül hanım. Bu bakımdan çocuklar ahlaklı olmayı ilk önce ailede öğrenirler. Eğer temel sağlam olursa, çocuklar büyüdüklerinde karşılaştıkları olumsuz durumlardan etkilenmezler. Ama temel çürük olduğunda o insanların yoldan çıkmaları çok kolay olacaktır. Beğeniniz için teşekkürler. Saygılar, selamlar...  23.11.2014 23:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3392
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster