Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
3212
 

Hocayla Ramazan hakkında sıradışı bir sohbet...

Hocayla Ramazan hakkında sıradışı bir sohbet...
 

photoshopfons.com


"Selamünaleyküm hocam. Hayırlı Ramazanlar..."

 "Aleykümselam evladım. Hoşgeldin. Ramazan ayı hepimize hayırlı olur inşallah."
 
"İnşallah hocam. Yalnız Ramazan ayı hakkında size bazı sorularım olacak."
 
"Sor evladım."
 
"Hocam neden her yıl Ramazan ayı 11 gün geriye gidiyor?"
 
"Hicri takvimle Miladi takvim arasında 11 gün fark vardır evladım. Hicri takvim yılı 354 gün iken Miladi takvim bildiğimiz gibi 365 gündür. Hicri takvimde de yıl, 12 aya bölünmüştür. Ancak, Dünyanın Güneş çevresinde dönüşü değil, Ayın Dünya çevresinde dönüşü, aylar için esas alınmıştır. Ay’ın Dünya çevresinde dönmesi 29,5 gün sürdüğüne göre, bir ay 29,5 gün sayılmış, bir yılda, (12×29,5 = ) 354 gün olmuştur. Böylece bu takvim, güneş yılından 11 gün kısa olmuştur. Bu kısalık sonucu, bu takvimdeki aylar durmadan yer değiştirir. Meselâ Ramazan ayı, her yıl 11 gün, kıştan yaza ya da yazdan kışa doğru yer değiştirir. Hicri takvimin başlangıcı da peygamber efendimizin Mekke"den Medine'ye göç ettiği zamandır.
 
"Hicri aylar hangileridir hocam?"
 
"Muharrem, Sefer, Rebiülevvel, Rebiülâhir, Cemaziyülevvel, Cemaziyülâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce. Bunlara “Arabî aylar” adı verilir. Eskiden bizde de Hicrî takvim ve Arabî aylar kullanılırdı. Bugün yalnız dinî bayramlarda ve dinî günlerde kullanılmaktadır. Hicrî takvim yerine, bütün medenî dünyanın kullandığı Milâdî takvim, bizde 26 Aralık 1925 tarihinden itibaren kullanılmağa başlanmıştır.
 
"Peki hocam, Arapların İslamiyetin ortaya çıktığı anda kullandığı takvim nasıldı?"
 
"Arapların İslamiyet'in ortaya çıktığı zamanda kullandıkları ay isimleri şunlardır. Muharrem (saferülevvel), safer (saferüssani), rebiülevvel, rebiülahir, cemaziyelevvel, cemaziyelahir, recep, şaban, ramazan, şevval, zilkade, zillice."
 
"Yani islamiyetten önce de aynı takvim kullanılıyormuş. Değil mi hocam?"
 
"Evet, aynen öyle."
 
"Peki hocam, hicret ne zaman olmuş?"
 
"Rasûlullah (s.a.s.)'in hicreti Peygamberliğin 13'üncü yılında, 12 Rebiulevvel / 23 Eylül 622'de olmuştur."
 
"Hocam oruç ne zaman farz olmuş?"
 
"Oruç hicretin 2. yılında yani 624 yılında farz olmuştur."
 
"Oruç ve Ramazanla ilgili hangi ayetler var?"
 
"Ramazan ayı ve oruç Bakara suresinin 185 183 ve 184   ayetlerinde geçmektedir. O ayetler şöyledir:
 
Sure 2, Ayet 185 Bakara ..
 
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
 
2 Ayet 183-184 Bakara
 
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. (183) Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (184)
 
Bu yıl için ise fitre miktarı günlük en az 8.50 TL.dır.
 
"Peki hocam aklıma takılan bir soru var. Siz bu konuda yardımcı olabilir misiniz?"
 
"Nedir evladım?"
 
"Hicret, 12 Rebüevvel ayında gerçekleşmiş. Bu ay, kameri olarak üçüncü aya tekabül ediyor. Oruç ise hicretin 2. yılında farz olmuş. Ramazan ayı ise kameri yılın 9. ayına tekabül ediyor."
 
"Evet evladım, buradan nereye varmak istiyorsun?"
 
"Peygamber efendimizin zamanında Ramazan ayı hicretin yapıldığı üçüncü aydan 6 ay sonrasında kabul ediliyor ve bu ayda oruç tutuluyordu. Ancak hicretin 17. yılında Hz. Ömerin halifeliği zamanında hicretin başlangıcı kameri yılın 1. yılı olan Muharrem olarak kabul edildi ve Ramazan ayı bu tarihten 9 ay sonrasında olduğundan oruç da bu ayda tutulmaya başlandı. Öyle değil mi hocam?"
 
"Biraz daha açar mısın?"
 
"O zaman Miladi takvim üzerinden örnek vereyim hocam. Bir an için güneş takvimi kullandığımızı düşünelim. Peygamber efendimiz Mart ayında hicret yapmış olsun. Ramazan da Eylül ayı. Bu aylar miladi takvime göre sabit olduğundan. Her yıl Eylül ayında Ramazan ayı gelir. Yani Mart ayından itibaren sayarsak 6 ay sonrasına Ramazan tekabül ediyor. Şimdi Hicretin başlangıcını Ocak ayı kabul edersek, Ramazan ayı 6 ay sonrasına değil 9 ay sonrasına geliyor. Bu örneğe göre hicretin 16. yılında Ramazan ayı hicretin  6 ay sonrasındayken, hicretin 17. yılında hicretin 9 ay sonrasına geliyor"
 
"Yani bu durumda Ramazan ayının yarın başladığını kabul etmiyorsun bu örneğe göre."
 
"Benim varsayımama göre 2012 yılına göre Ramazan ayı 19 Temmuz da değil 22 Nisan da başlaması gerekir. Kadir gecesinin de 19 Mayıs olması gerekir."
 
"Ama Ramazan 19 Temmuz da başlıyor ve Kadir gecesi de 14 Ağustos'dur evladım. Bu 1388 yıldır bu şekilde devam ediyor. Bütün islâm alemi Ramazan'ı bu esesa göre eda ediyor evladım."
 
"Hocam bu konu çok aklıma takıldı ve. Diyanet işleri başkanlığının internet sitesine ben bu soruyu sordum."
 
"Nasıl bir soru sordun?"
 
"Ramazan ayı 2. Sure olan Bakara suresinin 185. ayetinde geçmektedir. Ve bu surenin Medine'de hicretin 2. yılında indiği söylenmektedir. Ancak hicretin tarihi 12 rebilüevvel'dir . Hicri takvim ise hicretin 17. yılında Hz. Ömer zamanında kullanılmaya başlanmış ve ilk ay Muharrem olarak tesbit edilmiştir. Bu durumda Ramazan ayının yeri Bakara suresinin indiği tarihte kullanılan takvimdeki ay mı? Yoksa hicri takvimde kullanılan ay mı? Bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz?"
 
"Yukarıdaki soruyu sordum hocam."
 
"Peki onlar ne cevap verdi?"
 
"Cevapları şöyleydi:"
 
"Ramazan orucu ilk defa Hicretin ikinci yılı Şaban ayı ortalarında farz kılınmış ve Müslümanlar bu Şaban ayını takibeden Ramazan ayında oruç tutmuşlardır. Miladi tarih olarak bu 624'e tekabül etmektedir. Hicri Takvim ise , Peygamberimiz(s.a.s.)in Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. İslamiyet'ten önce, her önemli olay tarih başlangıcı olarak kabul edilmiş, en son olarak da Fil Vakası takvim başlangıcı olmuştur. Ancak bu uygulama bir çok karışıklığa neden olduğundan Hz. Ömer(r.a.) zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla, Hicretin olduğu 16 Temmuz 622 tarihine rastlayan yıl, Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir."
 
Not: Diyanet işleri başkanlığının internet sitesi olan www.diyanet.gov.tr sitesinde dini sorular bölümü var. Oraya sorunuzu sorarken T.C. Kimlik numaranızı, adınızı soyadını ve telefon numaranızı girdikten sonra size bir soru kodu veriyorlar. Bana verdikleri soru kodu 29742774-C5DC-4FCC-8599-C720E7BAC5C2 idi. İsteyen arkadaşlar bu soru kodunu, soru koduyla ara sütununa girip benim sorduğum soruyu ve diyanetin verdiği cevabı okuyabilirler. 
 
"Açıklama yapmışlar işte evladım."
 
"Yalnız hocam, bütün kaynaklar hicri takvimin başlangıcını peygamber efendimizin hicreti gerçekleştirdiği zaman olduğunu söylüyor." 
 
"Onu ay olarak düşünme, yıl olarak düşün.  Çünkü ayları değiştirmek gibi bir şey olamaz."
 
"Hocam son bir soru. Kadir gecesinin zamanı belli mi?"
 
"Aslında Kadir gecesinin kesin tarihi belli değil. Ancak peygamber efendimiz onu Ramazan'ın son günlerinde arayın derken, gördüğü bir rüya sonunda bu günün Ramazan'ın 27. gecesi olduğu söylemiştir."
 
"Teşekkürler hocam, tekrar hayırlı Cuma'lar"
 
"Sağol evladım. Allaha emenat ol."
 
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

(2) Hz. Ömer'in hicreti takvim başlangıcı yapması, ayların yerini değiştirmesi gibi bir şey yapmış olması anlamına gelmiyor. Bu dinen de, aklen de mümkün olabilecek bir şey değil zaten... Neden derseniz, Araplar, bazı ayların yerini değiştirip bazı ayları uzatıp kısaltıp kendilerine göre değişiklikler yapıyorlardı. Mesela savaşılmaması gereken ayları öteleyerek gözüne kestirdiklerine savaş ilan ediyorlardı. Kur'an'da bunu kınayan bir âyet var biliyorsunuz hocam! Tevbe 37.. "Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir. İnkar edenler Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için, onu bir yıl haram, bir yıl helal sayıyor, böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Kötü işleri kendilerine güzel göründü. Allah inkar eden toplumu doğru yola eriştirmez." Bu durumda Hz. ömer'in böyle bir şey yapması mümkün mü? Yani sonuç olarak sizin tahmin ettiğiniz gibi aylarda bir kayma-kaydırma olmamıştır. Selam ve saygılar..

Ahmet YILMAZ 
 31.07.2012 18:35
Cevap :
Ben de zaten bu konuda "Hocayla Cuma sohbeti" başlığı adı altında bir yazı yayınlamıştım. Dediğinizi gibi tevbe suresi indikten sonra herşey normale dönmüş. Hicri takvimi ise ay olarak değil, yıl olarak değerlendirmek dediğiniz gibi en doğrusu. Açıklamalarınız için teşekkürler. Saygılar, selamlar...  03.08.2012 20:45
 

(1) Erol bey, sorunuzun cevabı Diyanet tarafından en güzel şekilde verilmiş. Anlaşılamayan nokta neresidir, doğrusu insan şaşırıyor. Sanırım siz şöyle düşünüyorsunuz: Hz. Ömer Hicretin başlngıcını esas alan takvim kullanmayı kararlaştırınca, içinde bulundukları ayı ve günü düşünmeden, "bugün 1 Muharrem arkadaşlar, bugünden itibaren hicri takvim kullanıyoruz!" Hz. ömer gibi birinden böyle saçma sapan, deli ibrahimin bile yapamayacağı bir garip uygulama bekleyebilir misiniz? Peyamberimizin Medine'ye hicretiyle, bu büyük olayın bir başlangıç sayılması ve takvimin buna göre düzenlenmesi gerektiği, daha peygamberimiz zamanında da dillendirilmiştir. Ama uygulama Hz. Ömer zamanında olmuştur. Sizin de belirttiğiniz gibi, zaten Arabistan'da müslümanlıktan önce de ay takvimi kullanılıyordu ve 12 ayın adı aynıydı. Hicretin yapıldığı yıl başlangıç sayılırken, elbette ay olarak da bir yerden başlaması gerekiyordu. İşte bu başlangıç önceleri de yılbaşı olarak kabul edilen 1 Muharrem olmuştur. (devam

Ahmet YILMAZ 
 30.07.2012 23:39
Cevap :
Araplar Nesî tabir edilen bir yöntemle haram aylarla, helal ayların yerlerini değiştirirlermiş. Bu uygulama hicretten sonra bile 3 kere yapılmış. Ancak tevbe suresinin inmesiyle birlikte bu uygulamaya son verilmiş. Ben de bir sonraki "Hocayla sohbet" başlıklı yazımla bu konuya değinmiştim. Bir de bazı kaynaklar, Hicri takvimin başlangıcını Hz. peygamberin hicret tarihi olarak gösterdiğinden burada yıl, ay olarak da anlaşılabilmektedir. Bu konudaki açıklamalarınız için teşekkürler. Saygılar, selamlar...  03.08.2012 20:44
 

Ne o Erol Bey, Kur'an ayetleri de sansüre üğruyorsa, neden onlardan söz edilir ki?

Alaettin Morgül 
 20.07.2012 16:47
Cevap :
Ona sansür demeyelim de, kuran ayetlerini kendi düşüncelerine göre yorumlayan kişilerin bilgilendirmeleri diyelim Alaettin bey.   20.07.2012 20:08
 

Bizim dinimiz tam bir muamma.Şu ayet öyle değil de, şöyle demiş diyecek olsan küfrederler. Kuran değişip günümüze uyarlansın desen, seni linç ederler.Dinimizi tam öğrenememiz içinde ille arapça okuyun derler.Türkçe olursa kimseleri kandıramayacaklarını biliyorlar.Madem dini araştırıyorsunuz ,sizden ricam,dinimiz başlangıcından bu güne hiç değişime uyramadan gelmesi mümkün mü?

Fatma Güneş ERGEN 
 19.07.2012 13:14
Cevap :
Biraz önce Cuma namazı çıkışında benim Diyanet Başkanlığına sorduğum soruyu caminin hocasına da sordum. Hocanın bana verdiği cevap "Ben bunu hiç düşünmemiştim. Bu konuyu araştırayım" dedi. Şimdi ben bu yazımın linkini kendisine göndereceğim. İnsanlar din konusunda kendilerine neler söyleniyorsa onlara inanıyorlar. Ancak dinî kitabımızda insanları düşündürecek o kadar çok şey var ki. Ezber yerine bu konular hakkında düşünmek ve araştırmak gerektiği kanısındayım. Teşekkürler Fatma hanım. Saygılar, selamlar....   20.07.2012 14:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 855
Toplam yorum
: 5682
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 1847
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Uzun yıllar finans sektöründe çalışmama rağmen, psikoloji konusunda çok fazla araştırmalarım oldu. H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster