Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
5230
 

Hocayla zekat konusunda sohbet...

Hocayla zekat konusunda sohbet...
 

forumdas.net


 

"Selamünaleyküm hocam, hayırlı Cuma'lar"
 
"Aleykümselam evladım, senin de Cuma'n hayırlı olsun"
 
"Hocam bugün zekat hakkında konuşalım mı?"
 
"Olur evladım."
 
"Zekatı nasıl tarif edelim hocam?"
 
"Zekat belirli bir malın bir kısmının Allah rızası için belirli kişilere verilmesidir."
 
"Zekat İslamın 5 şartından biri zaten değil mi hocam?"
 
"Evet evladım. Zekat hicretin ikinci yılında Medine'de farz kılınmıştır."
 
"Zekatla ilgili hangi ayetler var hocam?"
 
"Zekat kelimesi birçok ayette geçer evladım. Ben belli başlı 4 tanesini buraya yazayım. Onlar da şu ayetler:
 
Bakara suresi 43. Ayet
 
Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rukû edin.
 
Bakara suresi 110. Ayet
 
Namazı dosdoğru kılın zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz.Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.(2/43)
 
Maide suresi 55. Ayet
 
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür, ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir. 
 
Araf suresi 156. Ayet
 
Bizim için bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik. Allah şöyle dedi. "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise herşeyi kapsamıştır. Onu bana karşı gelmekten sakınanlara. zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."
 
"Zekât kimlere farzdır hocam? "
 
"Bir kimsenin zekât vermekle mükellef olması için Müslüman, hür, akıllı, buluğ çağına erişmiş olması; borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da  kazanç sağlayıcı nitelikte nisap miktarı mala sahip olması gerekir."
 
"Nisap nedir hocam?"
 
"Nisap bir zenginlik ölçüsüdür. Borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak bu kadar mala sahip olan kişi dinen zengin sayılır."
 
"Bu ölçüyü kim belirlemiş ve bu ölçü ne kadardır?"
 
"Bu ölçüyü Hz. Peygamber belirlemiştir. Tabii, o zamanki şartlara göre bu ölçü 80,18 gr altın veya bunun tutarında para veya ticaret malı, 40 koyun veya keçi, 30 sığır, 5 deve. O zamanın zenginlik ölçüsüymüş."
 
"Altının ayarı ne olacak hocam?"
 
"Hiç farketmez, 80,18 gram altın olması gerekir."
 
"Tamam da hocam, o altın karşılığı para değeri değişir ama."
 
"O zaman şöyle yapabilirsin.   Bir cumhuriyet altını 7.216 gram fiyatı da bugün için 627 TL. Yaklaşık 11.20 tane cumhuriyet altını 80.18 gram altın ediyor.  Bunun da Türk lirası karşılı 7 bin TL. eder. Eğer bir kişinin 7 milyar parası ve borcu yoksa zekat vermekle mükelleftir.
 
"Peki hocam, bizim devemiz veya hayvanlarımız yok. O zaman altın hesabından gideceğiz öyle değil mi?"
 
"Evet evladım, 80,18 gram altın veya 80 gram altın karşılığı gümüş, para veya ticaret malı zekatın ölçüsü oluyor."
 
"Peki zekatı, vergi gibi gelirlerimizden mi vereceğiz hocam?"
 
"Hayır, hayır, Kameri yıldan daha önce söz etmiştik. 1 kameri yıl önce mevcut olup da, halen elimizde olan, altın, gümüş, para, ve ticaret malının % 2,5 unu zekat olarak vermemiz gerekir. Bir kameri yıl geçmeden o malın veya paranın zekatı verilmez."
 
"Örneğin benim kira gelirim var. Ondan zekat verecek miyim?"
 
"Eğer kira gelirini ihtiyacında harcıyorsan, tıpkı ücretler gibi, o zaman onun zekatı olmaz. Zekat sadece elinde bulunan sermaye dediğimiz kısım üzerinden verilir. O da tekrar söylüyorum, altın, gümüş, para veya ticaret malıdır."
 
"Peki hocam, benim param var ama onunla ev almaya karar verdim. Onun zekatı olur mu?"
 
"Aslî ihtiyaçlar; ev, ev eşyası, giyecek, ulaşım ve yiyecek gibi hayatın güvenli ve sağlıklı bir şekilde devamı için gerekli olan şeylerdir. Bu ihtiyaçları temin etmek için biriktirilen paralarla onları karşılamak üzere sözlü ya da yazılı herhangi bir taahhüde girilmişse o takdirde bu paralardan zekât vermek gerekmez. Çünkü sözlü ya da yazılı taahhüde girildiğinde bu para, artık temel ihtiyaç için harcanmış demektir. Ancak böyle bir taahhüde bağlanmamış paranın, nisap miktarına ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi halinde, zekâtının verilmesi gerekir."  
 
"Peki hocam, benim 4 tane dairem var. Bunların zekatı olur mu?"
 
"Eğer dairelerin kiradaysa ve  bunların gelirleri sermayene eklenmişse onun zekatını verirsin. Ancak emlakçılık yapıyorsan, yani bu daireleri alıp satıyorsan, o zaman bu dairelerin cari değeri üzerinden kırkta bir oranında zekat vermen gerekir. Çünkü bu daireler senin için ticaret malı sayılır."
 
"O zaman bir gayrimenkul şirketinin veya herhangi bir ticari mal üreten, alıp satan bir şirketin ortağıysam, bunun zekatını nasıl vereceğim?"
 
"Fiilî olarak bir şirketin ortağı olan kişi, şirketin büro, alet vb. duran varlıkları dışındaki dönen varlığından kendi hissesine düşen miktarın, nisaba ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi halinde zekâtını vermesi gerekir."
 
"Peki şirketin borcu varsa?"
 
"Şirketin borçlarının düşülmesi gerekir. Daha sonra hissen oranında zekat verirsin."
 
"O zaman muhasebe diliyle anlatayım hocam. Bir şirket düşünelim. Şirketin bilançosunun aktif tarafında mevcutlar, alacaklar, pasif tarafında da sermaye ve borçlar var. Şimdi duran varlıklar dışında bilançonun aktif kısmından borçları düştüğümde çıkan sermaye üzerinden, hissem üzerinden zekat vereceğim öyle değil mi?"
 
"Evet evladım, aynen öyle."
 
"Peki anonim şirket ortağıysam, yani borsada hisse senedi alıp satıyorsam."
 
"O zaman hisse senetlerinin bugünkü değeri üzerinden % 2,5 zekat vereceksin."
 
"Ama hisse senedini en az bir yıl önce almış olmam gerek. Değil mi hocam?"
 
"Tabii, hisse senedini aldıktan sonra 1 yıl geçmedikçe zekat farz olmaz."
 
"Tamam da hocam, ben devamlı olarak değişik hisse senetleri alıp, satıyorum. Bunu nasıl takip edeyim ki? "
 
"Hisse senedinin bir kısmını satmışsan o zaten sende para olarak duruyordur. Eğer zarar etmişsen varlığında bir azalma olmuştur. Şimdi şöyle bir şey yap. Başlangıç noktasını Ramazan ayı olarak al. Bu Ramazan'da kaç liralık hisse senedin var? Örneğin 10.000.- TL.lık. Eğer 1 yıl sonraki Ramazan ayında bu 5.000.- TL. ya düşmüşse 5.000.- üzerinden, 15.000.- TL.sına çıkmışsa 15.000.- üzerinden zekatını verirsin."
 
"Ben yıl içinde de hisse senedi alıp, satıyorum. Bazıları bir yıl önce, bazıları 6 ay önce alınmış oluyor."
 
"6 ay önce aldığın hisse senedinin zekatını bir altı ay sonra vermen gerekir."
 
"Bu bana çok karışık geldi hocam. Bunlar için özel muhasebe kayıtları tutmam gerek herhalde. Neyse hocam, ben başka bir şey daha sorayım. "
 
"Sor evladım."
 
"Pırlantanın zekatı olur mu?"
 
"Sadece altın ve gümüşün zekatı olur. Örneğin pırlanta zinet eşyası sayıldığından onun zekatı olmaz. Ama bazı müelliflere göre altın ve gümüş içeren zinet eşyalarının da şahsi mal olduğu öne sürülerek zekatı olmaz diyenler de var."
 
"Cumhuriyet ve Reşat altınının zekatı var o zaman değil mi hocam."
 
"Tabii, tabii onun zekatının verilmesi gerekiyor."
 
"Peki hocam, büyük emlak inşaatları yapan müteahhitler var. Onların anonim şirketlerinin bazıları  aile şirketi şeklinde. Şimdi bu kişilerin kişi başına düşen 400 dairesi varsa 10 dairesini zekat olarak veriyor mudur?"
 
"Ne bileyim evladım. Veriyor mu? Vermiyor mu? Ama gayrimenkul ticareti yapıyorsa dinimize göre vermesi gerekir."
 
"Veya adam araba alım satımı yapıyor. Galerici. 40 arabası var. O zaman her yıl bir arabasını zekat olarak verecek. Öyle değil mi?"
 
"Mal olarak veya malın değeri karşılığındaki bir parayı zekat olarak vermesi gerekir."
 
"Zekat kimlere verilir hocam?"
 
"Zekât ve fitrenin kimlere verilebileceği Kur'an-ı Kerim'de belirlenmiştir (Tevbe 
Sûresi, 60). Bunlar; fakirler, düşkünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu düşenler, Allah 
yolunda cihada koyulanlar (mukaddesatı korumak için mücadele verenler, ilim tahsil 
edenler), yolda kalmış olanlar, zekât toplamakla  görevlendirilen memurlar ve 
müellefe-i kulûb adı verilen, kalpleri İslam'a ısındırılmak istenen kimselerdir."
 
"Peki zekat kimlere verilmez hocam?"
 
"Zekât ve fitrenin, Tevbe suresinin 60. ayetinde sayılanlar dışında kalan kişi ve 
kuruluşlara verilmesi caiz değildir. Ayrıca zekât verecek kişi, bu şartları taşısa bile;  
1) Ana, baba, büyük ana ve büyük babalarına,  
2) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklarına,  
3) Müslüman olmayanlara, 
4) Karı-koca birbirlerine, "
 
"Kayınpeder ve kayınvalideye zekat verilebilir mi?"
 
"Kayınvalide ve kayınpeder, kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerden 
olmadığı için, fakir iseler kendilerine zekât verilebilir. "
 
"Peki hocam, alacaklar zekata mahsup edilebilir mi?"
 
" Ödeme güçlüğü çeken borçlu olan kişi, kendisine zekât verilebilecek kişilerden ise, alacaklar zekâta mahsup edilebilir. "
 
"Peki hocam. Son bir soru. Zekat taksitle verilebilir mi?"
 
"Kredi kartına slip mi çektireceksin?"
 
"Oluyor mu öyle hocam?"
 
"Bu defa da ben espri yaptım. Ama dediğin doğru. Asıl olan kişinin üzerine terettüp eden zekâtı ödemesidir. Bu itibarla, zekât bir defada ödenebileceği gibi, taksitle de ödenebilir. 
 
"Sağolun hocam. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Allah'a emanet olun. Cuma'nı mübarek olsun. Hayırlı Ramazanlar."
 
"Senin de Cuma'n mübarek olsun evladım. Sen de Allah'a emanet ol."
 
 
 
  
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

isik hocam birazcik kafam karisti! Zekatin o yil icinde elde edilen gelirin %2.5 mu yoksa tum mal varliginin %2.5 oldugu konusunda. Eger mal varligi ise pratik olarak 40 sene sonra sifirlanir! Yok gelir ise odenen verginin ve dolayli vergilerin 50 leri buldugu kabaca varsayalim! Eger sistem icinden 2.5 ayirip ihtiyaci olana ayiramiyorsa bu sistemin sucu degil mi? Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 28.07.2012 21:25
Cevap :
Zekat gelir üzerinden değil sahip olduğunuz altın, gümüş ve paranızın toplamının kırkta biri (%2,5) oranında hesap edilir. Eğer ticaret yapıyorsanız borçlarınız düştükten sonra ticaret malınız da matraha ilave edilir. Yoksa evin araban ve eşyaların zekata tabii değildir. Sonra zekatın bir özelliği vardır, malı eksiltmez, zekatı verilen mal her geçen süre daha çok artar. Dinimiz böyle emreder. Teşekkürler sayın Newyorker. Saygılar, selamlar....  29.07.2012 16:18
 

Alaettin Morgül beyin zekat konusundaki tezine katılıyorum.Çalışarak gelir temin eden her vatandaş normal şartlarda kazancının belirli bir miktarını devlete 'vergi' olarak ödemektedir. 'Sosyal Devlet' sistemi prensip olarak başka deyişle bu açıdan bakıldığında islami kuralları uyguluyor. Bu ülkeler, bu paraların bir kısmını yoksul -geliri düşük insanlara 'sosyal yardım hizmetleri' niteliğinde geri dönüştürmektedir. Vergiler mantıksal açıdan bakıldığında bir nevi 'zekat' niteliği taşıyor. Ancak yakınlarımıza ve ihtiyacı olan insanlara destek vermek amacıyla zekat ve fitre vermemizi gerektirmez anlamı taşımamalıdır. Maddi ve manevi desteğe ihtiyacı olduğunu bildiğimiz bir insana verdiğimiz desteğin, memnuniyet ve huzur verdiğini bilmek, hissetmek bir başka mutlu eder insanı. Her şeye değer. Başını yaştığa koyduğunda veren de alan da mutlu uyur. Ahmet Yılmaz beyin ve Sizin de dediğiniz gibi herkes zekatını verse, ülkede fakir insan sayısı yok denecek kadar azalır. Selam ve saygılar

mine objektif 
 28.07.2012 14:59
Cevap :
Benim bankada bir müşterim vardı Mine hanım. Parasının bir bölümünü vadeli mevduat şeklinde yatırır ve oradan aldığı faizle vergisi öderdi. Ben kendisine "Sizin düşüncenize göre faiz haram değil mi?" diye sorduğumda, "Faiz de haram, vergi de haram. Bu yüzden ben vergimi aldığım faizlerde ödüyorum." demişti. Esas olarak verilmesi gereken yardımın zekat olduğunu ileri sürüyordu. Verginin zekat yerine geçmesi konusunda ise, devletin bütçe harcamalarını nasıl yaptığına bakmak gerekir. Acaba devlet bütçe gelirleri karşılığında harcamalarını fakirliği ortadan kaldıracak şekilde değerlendiriyor mu? Bu sorunun cevabı herhalde hayır olacaktır. Zekat oranına bakıldığında verilecek miktar % 2,5 gibi küçük bir orandır. Sonuç olarak herkes üzerine düşeni yapsa fakir kalmaz noktasında hepimiz birleşiyoruz. Teşekkürler, saygılar, selamlar  28.07.2012 20:14
 

Ekonomik yönden güçlü bir sosyal devlette ''Zekât'' verecek kimse bulamazsınız ki...''Komşusu açken uyuyan bizden değildir'' sözü sadece bir ''şaka'' olmalı...Bana halkının çoğu müselman,insan haklarına saygılı,evrensel hukuk ilkelerinin geçerli olduğu ve dünyanın tanıdığı bir ülke/devlet söyler misiniz???...Hocam'dan yardım almak da serbest:))))...bağışlayın ama gerçek be ya ne kadar üzücü olsa da...eyvallah...

nedim üstün 
 28.07.2012 11:21
Cevap :
Tam anlamıyla sosyal devlet derseniz benim aklıma gelen tek bir ülke var. O da İsveç'dir. Uyuşturucu müptelalarına bile kontrollu olarak uyuşturucu veren bir devlettir sözünü ettiğim ülke. Ama onlar da müslüman değil. Yoksa sizin dediğiniz bütün şartlara uyuyorlar. Hiç vergi alınmayan müslüman ülke ise Kuveyt'dir. Herhalde orada zekat verecek kimse bulamazsınız. Ama orada da evrensel hukuk ilkeleri uygulanıyor mu derseniz o soruya da evet diyemem. Ülkemizin durumunu ise ne siz sorun ne de ben söyleyeyim! Saygılar, selamlar....  28.07.2012 20:21
 

(3) Zekatın nasıl verileceğini Peygamberimizin hadislerinden öğreniyoruz. Kısa formül, kırkta bir, yani yüzde iki buçuk. Herkes varlığını Yüzde iki buçuğunu her yıl zekât olarak verecek.. Düşünebiliyor musunuz Erol bey, bütçenin yüzde iki buçuğu her yıl yoksullara dağıtılıyor. Memlekette fakir kalır mı? Üstelik resmi rakamlara yansıyan gelirden değil, gerçek gelirden.. Çünkü bu Allah rızası için yapılan bir işlem. Allah her şeyi bildiğine, gördüğüne göre, kazancımızı ondan saklayacak halimiz yok ya, yılda ne kadar kazanıyorsak o kadar vereceğiz. O zaman İslâm'ın bu emri tam olarak yerine getirilmiş olur diye düşünüyorum. Siz yine isterseniz Erol hocaya bi sorun... Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 28.07.2012 1:47
Cevap :
İnternette olsun kitaplarda olsun zekat konusunda bir çok yazıya rastlayabiliriz. Ama birçok kişi zekat konusunu kaynağından okumak yerine, duydukları ve görsel olarak programlarda izledikleri ölçüsünde öğrenmeyi tercih ediyor. Ben burada yarattığım hoca karakteriyle bir diyalog şeklinde bu konuları dile getirdiğimde yazıların okunması ve anlaşılması daha kolay oluyor. Tabii, benim zekat konusunu altın, gümüş, deve gibi örneklerle verirken bu bilgilerin kaynağını diyanetin internet sitesinden alıyorum. Ayetler ise bildiğiniz gibi yine diyanetin Kuran-ı Kerim mealinden alınmaktadır. Yazılarımda ise yorum yapmaktan ziyade konuları özünden sapmadan açıklamaya çalışıyorum. Eğer sizin de dediğiniz gibi herkes üzerine düşen zekatı tam anlamıyla vermiş olsa ülkede de fakir insan sayısı yok denilecek şekilde azalır. Özellikle 400 dairesi olan müteahhit acaba 10 dairesini zekat olarak verir mi derken bu konuya vurgu yapmak istemiştim. Yorumunuza da katılıyorum Ahmet bey. Saygılar, selamlar...  28.07.2012 11:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7879
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3374
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster