Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
433
 

Hodri meydan! Var mısınız?

Hodri meydan! Var mısınız?
 

Yazar; Kuşkucu ve araştırmacıdır. Zeki ve üretkendir. Karizmatik ve önderdir. Yapıcı ve paylaşımcıdır. Konuşkan ve sosyaldir. Duygusal ve alıngandır. Empatik ve pragmatiktir…

Dün (13.07.2008) sakin bir Pazar sabahında güne MB yazılarını okuyarak başlarken, “konuşkan” yazım diliyle daima neşe içinde okuyabildiğim değerli yazar dostum Sayın Gülgün Karaoğlu Hanımefendi’nin “Kavramları kavramsızlaştırmasak… Karıştırmasak…” başlıklı blog yazısı öncelikle hoş görseli ile dikkatimi çekti ve “yazar” bölümünde adını okuyunca, hiç düşünmeden daldım içine. Yine beni yanıltmamıştı. Buradan, bir kez daha teşekkür ederim kendisine.

Ancak bu paylaşımında, daha başlarken öncekilerinden farklı bulduğum bir tat hissetmiştim ki, yazının son yarısında bu hissiyatım daha da belirginleşti. Kısaca; ilişkilerden ve ilişkilerdeki beklentilerden anlatımına başlayan dostum, sonunda beklentilerdeki gizli çıkar hesaplarına karşı anlamlı bir serzenişte bulunarak yazısını tamamlıyordu. Dedim ya; anlatımdaki aura, alıştığım naturaya çıkışıyor görünmüştü sezgilerimde ve zaten son cümlesinde kendisi de bu hali anlatır gibiydi.

Değerli dostumun yazısından çıkardığım özetin ve değişken hal değerlendirmesinin tamamen sübjektif olduğunu burada özellikle vurgulamak isterim. Diğer taraftan, kendisine gönderdiğim yorumumu da burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Dostumun hepimizi ilgilendirdiğini düşündüğüm samimi yaklaşımını, tüm yorumları ile birlikte değerlendirmenizi ve yorumlarınızla katılmanızı öneririm.

“Yorumum: <ı>Köşe olmak için köşe beklentisi<ı> - bence, kesinlikle ileri gitmediniz. fikirlerini, eserlerini geniş kitlelerle paylaşma idealindeki bir yazar için "milliyette" bir köşe, bulunmaz fırsat değil mi? lakin "köşe olmak" için köşem olsun derseniz, ters köşe olursunuz. peki, bir de söyle düşünebilir miyiz? yeterince etkili bir kaleme sahipsek, MB de okuyucu kitlemiz sürekli artacak ve zaman içinde yeteneğimiz mutlaka ilgililerin de dikkatini çekerek, karşılıklı maddi çıkarlar doğrultusunda değerlendirilecektir. bir köşemizin olmasını istiyorsak, köşesi olanlardan daha iyi yazmamız yeterli değil mi? bir de öneride bulunmak isterim. dostlukları vesikalaştırmak ve pekiştirmek adına portalın imkanlarını daha etkin kullanmayı alışkanlığa dönüştürebiliriz. "önerdiğim yazarlar" bölümü birçok müdavim "dostum" da halen boş. hiç mi yok, öneriye layık bulduğumuz dost kalem. MB ’de yazmak için harcadığım zamandan çok daha fazlasını okumak için harcıyor ve seçici olmaya özen gösteriyorum. beğenime hitap eden dostlarımı, dinamik bir öneri listesi eşliğinde desteklemekse mutluluk verici… sevgiyle,

Valla bakıyorum da, neredeyse blogumda kendisine bir köşe açmış gibi oldum. Değil mi? :)))

Peki! Bunu neden yaptım? Çok basit. Yorumumdaki önerimi daha da perçinlemektir, amacım.

En iyiden başlatacağınız on kişilik “topten” öneri listenizi burada yorumlarınızla yazmanızı istesem, içimizden buna sıcak bakabilecek kaç kişi çıkar? Kimseyi küstürmemek adına daha listenizin başına yazacak ismi seçerken kilitlenirsiniz değil mi? Aynı zamanda, listesinin başında hatta ilk onunda dahi adını bulamadığı dostlarına küsmeye de hazırdır birçoğumuz.

Şimdi; ne bu kalınlaştırarak içini doldurulmaya çalıştığım paragrafın ne de, meydan okumalarda duymaya alıştığımız o kışkırtıcı başlığın samimi maksadı birilerini karşıma almak değil elbette.

Hepimizin aynı gemide seyrederken fikirleriyle bir diğerine yoldaş olduğuna inanıyorum.

Son olarak, bir kavrama bir de kelimeye kendimce dem vurayım izninizle. “Dostum” diyorsam size “ben sana dostum” manasındadır. “Merhaba” dediysem size, “benden zarar gelmez” anlamındadır.

Dostum hepinize Merhaba,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Can Bey'ciğim, öncelikle "Dostum" deyip, ardından kavramınızı açıkladığınız için çok mutlu oldum! Böyle açık, net insanlardan gelen dostluklara can kurban! Sonra da hakkımdaki güzelim düşüncelerizden, ki benimle de başka yorumlarınızda paylaştınız, dolayı tekrar teşekkürler... Üçüncü olarak da, ay ayol Can dostum, ilk kez bir yazıma atıfta bulunuyor, heyecan yapmadım desem yalan... Dördüncü olarak da, yeni başladığım okumalarımda gördüğümde atlamadığım bir kalemin, farklı bakış açısını böyle güzel ortaya koymasıdır ki, elma ile armutu toplamamak da tam da budur!... "Top ten" olayına gelince, şiir sitelerinden gözlemlediğim kadarıyla, elma ile armutu ayırmayanlar değildir söz konusu, Ümit Bey'in de dediği gibi, gruplaşma zihniyeti değişmedikçe, inan ki dostum, sinir etmekten başka bir yere varamıyor, maalesef...Öyle bir özel mail trafiği, öyle bir ilşetişim artıyor ki, bizler değil de bazı insanlar, yok artık dediğimiz bir yazı birinci bile seçilebiliyor. Sevgilerimle..

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 14.07.2008 21:49
Cevap :
değerli dostum, böyle bir paylaşıma ilham olduğun için teşekkür ediyorum. önceki yorumlara yaptığım açıklamaları okumuşsundur, burada tekrara düşmek karizmayı bozar. ulaşmak istediğimiz gerçek dostluklarsa ve mevcut dostluklarımızın kalitesini sınamak adına bazen iş bize düşer. bütün hasletlerden arınarak, irademizi gaflete düşürmeden elimizi vicdanımıza koyar listemizi hazırlarız. sonrasında ona sahip çıkmak zor olmaz. üstelik liste bizimdir ve sadece bizi bağlar değil mi? istediğimizde günceller daha iyisine ulaşırız. burada başka maksat aramaya gerek yok. ha tabi şu da var. yeterli sayıda liste oluşturulabilse, istatistik ilminin nimetlerinden yararlanarak muhtemel hormonlardan arındırılmış klasmanlar oluşturmak da zor değil. eğlenceli de olmaz mı? dedim ya burası hodri meydan. Ben de varım...:) sevgiyle,  15.07.2008 9:38
 

Zaten her yerde beğendiğim yazarları yazıyorum. Yorum yaparken de belirtiyorum. 10 tane de yok bu kişiler. Yine de benim farketmediğim, pek çok kıymetli kişi olabilir. Aslında bu iki yazıda bir şey mevcut. o da ilişkilerin altının boşluğu. Bahsettiğiniz yazıyı da okudum. Canım cicimlerin ne kadar sahici olduğunu vurguluyor bence. Yalnız herkes farklı karakterde. Ben sevmesem bile ya da sevmeme demeyelim tanımasam bile bir arkadaşımızın başarılı olmasından mutluluk duyarım. Solohan ve Sema daha önce kitap çıkardılar. Çok sevindim. Mehtap ınkini aldım. Başka arkadaşlarımız duymayabilir bu da onların bilecekleri işler. Ben burada zaman öldürüyorum. Aklıma gelen şeyleri de bazen paylaşıyorum. Onun dışında bir değer vermek bana gereksiz geliyor. ( siteyi kastediyorum) Sevdiğim kişiler oluyor . Hatta daha önce tanımadığım kişilerle bir araya geliyorum bu da mutluluk verici. Gerisi için (teferruatlar) kafamı yormaya gerek yok bence.

karga 
 14.07.2008 17:39
Cevap :
merhaba, etik değerlere göre ortaya konulan her görüş saygıyı hakerdiyor. ancak, önümüze konana alkış tutma geleneğinden gelen bir toplum olarak övgüde ise biraz daha cimri davranmayı öğrenmeliyiz. burada geçirdiğim her ana kıymet veriyorum, paylaşımlara da öyle. size de içtenlikle öneriyorum. daha fazla keyif alacağınızdan emin olabilirsiniz. mesele kimin daha başarılı olduğunu bulmak değil ki, sorumlu ve duyarlı davranma geleneği geliştirmek. başarı dinamik bir değişkendir. bugün başarmış olmanız yarın da başaranın siz olacağını garantiler mi? hayırsa, o halde bugüne ait başarısızlıklar da yarına sonuç üretmez. daima kendimizi yenileme sevdalısı olmalı ve toplumsal sorumluluklarımıza sahip çıkarak yaşamayı ilke edinmeliyiz. bunun zaman içindeki geri dönüşleri refah ve mutluluğumuzu mutlak arttıracaktır. "kalite ayrıntıda saklıdır" sözünü seviyorum. teferruatlarla ilgilenmeyi de...:) sevgiyle,  15.07.2008 9:21
 

Ben ne blog önermeyi...ne galeri açmayı..ne de okumak istediğim yazarların yazılarının bana haber verilmesi için.... yapmam gerekni bilmiyorum.Birkaç kez denedim ama başarılı olamadım... İlk ona gelince bunu söylemek gerçekten zor... İçimizde pek çok dostumuz var ki çok güzel konulara değiniyor ve çok güzel şeyler yazıyor.Ben de nacizane elimden geldiğince dilimin döndüğünce yazmaya çalışıyorum bir şeyler..Ama gerçek şu ki ortada kocaman bir sevgi ve büyük bir emek var.İsterim ki bir gün bu emeklerimiz karşılığını bulur... Kısmet gün olur devran döner... Bunu bendeçok isterim... Yazınız güzeldi...Sevgi ile kalın.

papatya altı yüz elli 
 14.07.2008 17:12
Cevap :
değerli Dostum, ziyaretiniz mutlu etti. portalın imkanlarını etkin kullandırmak adına hazırlanan yardım nemülerinin yetersiz olduğu bir gerçek. bununla birlikte çevrenizden alacağınız kısa desteklerle ihtiyacınızı giderebilirsiniz. izlemek istediğiniz yazarın yeni yayınlarından haber almak ise kolay. ana sayfasında ya da okuduğunuz blogunun içinde "blog habercisi" butonuna basmanız yeterli. daha fazla yardımcı olabilmeyi isterdim. "ilk on" listeleri hazırlamak kolay değildir elbette. ancak buna zaman ayırmak ve cesur davranmaksa bu tür kitlesel katılımlarda bir sorumluluk bilinci olarak geliştirilmeli diye düşünüyorum. sık olmayan fasılalarla bu listelerimizi gözden geçirerek güncellemeyi de ihmal etmemeliyiz. yazarım, gerisine karışmam demeyin. incitirim diye düşünmeyin. incinmeye de kalkışmayın. duygularımızı en yoğun haliyle yazılarımıza aktaracağız sadece. sonrasında bu mecradaki ilişkilerimizde akıl, sağduyu, sorumluluk bilinci ve cesaret hakim olmalı... sevgiyle,  15.07.2008 8:59
 

Sitedeki "klanlardan". Hormonlu dayanışma yorumlarının farkında. Klan içi okunma oranları da hormonlu. Bu şartlarda hazırlanacak "Top List"ler de hormonlu olacak haliyle. Bu konular tartışıldı, hem de defalarca. Ama yine de tartışılabilir tabii. Selamlar:)

Ümit Culduz  
 14.07.2008 15:45
Cevap :
değerli Dostum Merhaba, ilk yorumu sizden almak çok hoş ve anlamlı oldu benim için. yeni olduğuma aldanmayın gözlem yapmayı severim ve çabuk kavrarım. geniş katılımın sağlanması halinde, ortaya çıkan sonuçları klanların hormonlarından arındırmanın bilimsel yöntemleri var elbette. ancak birçok yerde olduğu gibi burada da çoğunluk sessizliği ile söze hakim görünüyor. bir de gözden kaçan mesele şu. burada yayınlanan bir çok blog, ertesi günlerde gazete köşelerine esin kaynağı olabilmekte. hatta daha fazlasını söylemek de mümkün! dolayısı ile dert etmeye gerek yok. taşlar yerine oturmuş artık ve sistem tıkır tıkır işliyor. kenetlenmiş azınlıklar, dağınık kalabalıklardan güçlü çıkıyor her zaman ve arkasına yaslanıp seyredenler çoğunlukta. belli ki, bunun da ayrı bir keyfi var...:)sevgiyle,  14.07.2008 16:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 61
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1218
Kayıt tarihi
: 25.05.08
 
 

İstanbul'da doğdu. Teknik Lise Elektronik Bölümünde okurken rakamlara olan ilgisini de keşfetti. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster