Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

22 Aralık '08

 
Kategori
Biyoloji
Okunma Sayısı
3487
 

Hormonların Cinsellik Faaliyetleri (1)

Hormonların Cinsellik Faaliyetleri (1)
 


Gerek erkeklerin gerekse kadınların, normal anatomik gelişmeleri ve üreme yeteneği kazanmaları, vücutlarındaki belirli salgı bezlerinin çalışmasına bağlıdır. Bu bezlerden bazıları, belirli kanallar vasıtasıyla sıvılarını vücudun yüzeyine salgılarlar (ter, tükrük, süt gibi)...


Bazı salgı bezlerininse kanalları yoktur. Bunlar sıvılarını doğrudan kana salgılayan iç salgı bezleridir ki, bunlara endokrin bezleri adı verilir ve çıkardıkları salgılara da hormon denir. Kişinin cinsel olgunlaşmasını sağlamak ve üreme faaliyetini düzenlemek de hormonların görevleri arasındadır.


Cinsellik ve üremeyle ilgili en önemli bezler, hipofiz bezi ile cinsiyet bezleridir. Hipofiz bezi, beynin hemen altında yer alır ve vücuttaki diğer endokrin bezlerinin de çalışmasını düzenler. Erkek ve kadın cinsiyet bezlerinin seks hormonu üretmelerini sağlayan da hipofiz bezinin salgıladığı bazı hormonlardır.


Cinsiyet bezleri erkekte erbezleri, kadında ise yumurtalık adını alır. Bunların ürettiği hormonlar esas olarak üç gruba ayrılır. Bilhassa yetişkin erkeklerde bulunan ve erkeğin cinsel faaliyetini düzenleyen bir grup hormona androjen adı verilir. Daha fazla kadınlarda bulunan ve onların cinsel faaliyetini düzenleyen bir başka hormon grubuna da östrojen denir. Kadınlarda, bundan başka üreme faaliyetini düzenleyen ve progesteron adını alan bir hormon daha vardır. Lâkin, androjen daha çok erkeklerde, östrojen de daha çok kadınlarda bulunmakla beraber, her insanda değişik oranlarda her iki hormondan da üretilmektedir.


İnsan embriyonu, ana rahmindeki ilk haftalarında cinsel bakımdan ayrışmamıştır. Cinsiyetin belirmesi ikinci ayın sonuna doğru başlar. Bu aşamada embriyonun gövdesinde testosteron hormonunun üretilmesi, cinsel organ bölgesindeki çıkıntının yavaş yavaş bir penise dönüşmesini ve alttaki girintinin kapanarak idrar yolu haline gelmesini sağlar. Yine testosteron hormonu sayesinde, erbezleri gelişir ve erkek bebeğin doğumundan evvel torbaların içerisine iner. Demek ki insan vücudundaki hormon faaliyeti doğumdan çok evvel başlamaktadır!..


Buna karşılık, dişi embriyonun cinsel gelişimi için herhangi bir hormon gerekmemektedir. Dişi üreme organlarının gelişimi bir bakıma otomatik olarak gerçekleşmektedir. Bir başka deyişle, androjenler tarafından özel bir uyarılma olmadığı takdirde, yâni erkek hormonlarının aşırı olmaması durumunda, başlangıçta farklılaşmamış olan cinsiyet dokuları kendiliğinden yumurtalık ve klitoris haline gelmektedir.


Doğumla ergenlik arasında androjen ve östrojen düzeyleri her iki cinste de düşük ve hemen hemen eşit kalır. Dolayısıyla, ergenlik dönemine kadar kız ve erkek çocuklarda çok büyük bir cinsel organ gelişmesi görülmez. Ancak sekiz yaşlarında hormon düzeyleri yavaş yavaş artmaya başlar ve bu artış 10-11 yaşlarında bilhassa kızlarda iyice hızlanır. Hipofiz bezleri bu yaşlarda daha etkin çalışmaya başlar; bunun neticesinde erkek çocuklarda androjen düzeyi östrojenlere oranla daha fazla artarken, kızlarda östrojen düzeyi androjenin çok üstüne çıkar.


Bu hormon gelişmesinin bir sonucu da kız ve erkek çocuklarda ikincil cinsel özelliklerin belirmeye başlamasıdır. Bu gelişme sinir sistemini de etkiler, böylelikle kız ve erkeklerin cinsel dürtü ve tepkileri artar.



Devamı gelecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3211
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster