Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
1744
 

Horozlardan korkan yar

Horozlardan korkan yar
 

Saldırgan bir gülibik:)


İzmir’in, soğuk ve yağmurlu kış gecelerinde perdeyi usulca aralayarak sokağı gözlerdim. Solgun ışıklı lambaların aydınlattığı linyit kokulu ıslak sokaklar, pek ıssız olurlardı nedense…

Korkardım.

Ramazan davulcusundan; durmamacasına yağan yağmurdan; pencereden bakan Arap kızından; boyutlarını bilemediğim ama ayak seslerini duyar gibi olduğum o “dev’den”; mahalle aralarında koca popolarını sallaya sallaya dolaşan şalvarlı bohçacı kadınlardan, ağzında iki diş kalmış kundura tamircisi Hasan Amca’dan; sokaklarda yarı çıplak dolaşan Deli Mehmet’ten ve tabii ki yan komşumuz iğneci Muradiye Teyze’den…

Korkardım.

Babamın eliyle beslediği, fırsatını bulur bulmaz da orama burama gaga atan kibirli ve saldırgan horozundan; kırk yılda bir yumurtlayan tavukların yumurtalarını gövdeye indirmek için kümese dadanan yılanlardan; bahçedeki kuyuya düşmekten; karnede zayıf getirmekten…

Korkardım.

Üzerine yeşil örtü örtülmüş kıytırık tabutları taşıyan adamlardan, tabutun ardından ilerleyen cenaze alayının o kahredici sessizliğinden, allı güllü bayramlarda yapılan ve ömrümün yarısını alıp götüren kabir ziyaretlerinden…

Korkardım.

Bunca yıl sonra, Berlin’in, soğuk ve yağmurlu kış gecelerinde hiç kapanmayan perdelerime sürtünerek uzakta yanıp sönen ışıkları gözlüyorum şimdi.

Gerekçeleri değişse de…

Korkularım baki.

Biliyorum; ne kundura tamircisi iki dişli Hasan Amca, ne sokaklarda yarı çıplak dolaşan Deli Mehmet, ne de iğneci Muradiye Teyze hayatta… Kuyulu ve kümesli bahçesinde tacizkâr ve de kibirli horozların dolaştığı evimiz de yok artık.

Biliyorum ki artık yaşam; yavaş yavaş doğmaktır! Korkudan ziyade huzur veriyor bana artık beyaz mermerli mezarlar. Hem sonra pencereden bakan Arap kızları da görmedim uzun zamandır. O ayak seslerini duyar gibi olduğum “dev” de ablalarımın yalanı.

Ama korkularım baki!

İzmir’in soğuk ve yağmurlu kış gecelerinde perdeyi usulca aralayarak sokağı gözlemek istiyorum şimdi. Solgun ışıklı lambaların aydınlattığı linyit kokulu ıssız sokaklarda dolaşmak istiyorum.

Gözyaşlarımı gizleyen yağmurlar yağsın istiyorum.

Korkularımı çitiliye çitiliye yıkamak…

Geçmişe bir an dönüp o bereketli yağmurlarda ıslanmak…

Islanmak…

Islanmak istiyorum.

fbarlas, OKAN TINMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu akşama da hüzün düşer..: )Selamlar..

Profilsiz 
 03.01.2014 22:41
 

yazınız bugün yine denk geldi ve yine okudum.. ve aynı keyifi yine aldım. Ve yineleyecegim yine aynı cümleyi... elinize sağlık çok güzel bir yazı. selamlar.

sema öztürk 
 16.11.2009 19:50
Cevap :
Teşekkürler Sema Hanım. Bu eski yazılara nerede denk geliyorsunuz, çok merak ediyorum doğrusu:) İnanın ben hiç denk gelmiyorum. Okuma lütfunda bulunduğunuz için tekrar teşekkür ederim. Selamlar, sevgiler.  16.11.2009 21:27
 

Bu akşamdan itibaren büyük bir heyecanla ve korkuyla ! siz değerli usta kalemlerden gelecek eleştirileri beklemek olacak bundan emin olun Sevgili Adaşım..:) Evet her nedense bu günümün tamamını başta siz olmak üzere M.B bloguna ayırdım...Kopyacı değilim kesinlikle.Kendime has bir tarz yaratacağım diye de bir iddiam yok aslında:))) Çalakalem yazacağım işte.Malum serde işsizlik belası var,hiç olmazsa öfkemi böyle yatıştırayım diyorum.Herhangi bir psikiyatr ya da psikoloğun vizite ücreti ne kadardır ,haberiniz var mı acaba? Burası benim yeni terapi merkezim olacak bu gidişle.Çok keyif aldım bugün özellikle..Ne iyi ettiniz de buradasınız?? Hepiniz varolun....Dua edin de yazılarım onaylansın ,ben de büyüüük bir şevkle yazabileyim:))) Muhabbetle.....

Ümit Emel Pusat 
 24.11.2008 2:07
 

Komik belki ama ben çocukken hiç bir şeyden korkmazdım.Hala da korkmuyorum...Ne çayırlıkta akan deredeki su yılanlarından ne kertenkelelerden ne sümüklüböceklerden ne kavgadan ne döğüşten ne sarhoştan ne ....Uzayıp gidiyor.İyi halt ettin korkmamakla ,sen de çocuk musun be? Der gibisiniz...Haklısınız...Keşke korksaymışım diyorum şimdi...O zaman bütün bu korkunç şeyler üzerime üzerime geldiklerinde sığınmak için bir kucak arardım belki de...Ama aramadım,ya da aramadım sandım..Şimdi ne korkular ne de sığınılacak kucaklar kalmadı Sevgili Tatar Suratlı..Korkular lazımmış insana...korkular insancılmış...geç öğrendim bunu......

Ümit Emel Pusat 
 23.11.2008 18:14
Cevap :
Anlaşılan siz bugününüzü benim yazılarıma ayırdınız:) Üyelik için ısrar edin bence, uyarılara dikkat edin. Sizde yazar potansiyeli var. SElamlar, sevgiler:)  23.11.2008 23:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1589
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster