Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
201
 

Hoş görelim Canlar

Hoş görelim Canlar
 

Yanyana birlikte


Hoşgörü nedir? Bir insanın küçük bir dil sürçmesi veya yanlışlıkla birine çarptığında duyulması gereken bir şey midir? Yoksa gerçekten başka dinden, başka ırktan, başka mezhepten ve başka görüşlerden olan kişilerin birbirlerini olduğu gibi kabul ederek, saygı içinde birbirleriyle yaşamayı becerebilmeleri midir? Benden olmayan benim gibi düşünmeyenleri, beni sevmeyenleri de sevmek saygı duymak gibi bir yüceliği kim gösterebilir. Hoşgörü yüzeysel ve belli durumlara haiz değildir. İşte gerçekten hoşgörünün uygulama sahası bu günlerdir. Evet, Başbakan kendinden beklenildiği gibi hoşgörü göstermedi. Bütün milletini kucaklamadı, onları olduğu gibi kabul etmedi. Keşke Başbakan bunu göstermiş olsaydı ve bize de bir ders vermiş olsaydı.

Fakat yaşadığımız ortamda eğer yolunda gitmeyen bir şeyler varsa bundan sadece karşı taraf sorumlu değildir. Hepimiz önce kendimizden sorumluyuz, önce kendimize bakalım. Herkes kendine ait sorumluluk payına sahip çıkmalıdır. Haberler karşılıklı suçlamalarla dolu. Eğer herkes karşı taraftan beklerse ortama hoşgörüsüzlük hakim olacak ve sonunda yine benzer manzaralar ortaya çıkacak; savaşlar, birbirini katletmeler. Savaş bazen kaçınılmazdır. Savaşmak zorunda kalabiliriz ama savaşları biz çıkarmamalıyız. Savaşlar, savaşları doğurur. Savaşa başlamadan önce yapılacaklar vardır, bu yapılacaklar hakkıyla yapıldığı zaman ise savaşa gerek kalmayacaktır.  

Madem Başbakandan hoşgörü gelmedi o halde halk olarak hoşgörüyü; bu yüceliği, bu olgunluğu biz gösterelim. Başbakan bunu yapamadıysa bizler yapalım. O böyle düşünüyorsa O’nu bu düşüncelerinden dolayı hoş görelim. O halkını bağrına basmıyorsa, biz onu kucaklayalım. Şimdi Başbakan açısından bakalım; O kendisini iyi bir başbakan olarak görüyor ve bunun çok da somut delilleri var. IMF ye borçları bitirdi. Terörü bitirdi (inşallah), ekonomi alanında atılımlar yaptı ve diyor ki beni nasıl sevmezler, beni sevmemek, beğenmemek için vatan haini olmaları gerekir. Bundan ziyadesiyle alınıyor. Ve eğer izin verirse ortamın iyice kötüye gideceğini düşünüyor.  Hani anne baba olarak evlatlarımıza alınırız, ben ona emek verdim ama o bana saygı göstermiyor, biraz sert yapmazsam bu çocuk iyice zıvanadan çıkacak deriz ya, işte öyle bir şey. Tabi bütün bunlar bizim demokratikleşmediğimizi gösteriyor hala hükümetle ebeveyn çocuk ilişkisi yaşıyoruz, demek ki büyüyemedik yetişkin yetişkine ilişkileri geliştiremedik. Tabi ki Başbakan da halkı anlamalı, ideal olan budur. Halk ise her ne olursa olsun zorla, dayakla değil, Başbakanları tarafından insan yerine konularak, yetişkin muamelesi yapılmasını fikirlerine önem verilmesini istiyorlar; tıpkı çocuklarımız gibi. Ama başbakana şu anda ulaşamıyoruz; birileri ya da kendi zafiyetleri buna izin vermiyor. Kendimizi karşıdakinin yerine koymazsak asla insan olmayız. İddia ediyorum ki bir tarafın diğer tarafa karşı empati duyması her zaman işe yaramıştır. Empati, beraberinde hoşgörüyü getirecektir.

Ey Güzel Türk Milleti! Her zaman her şeyin üstesinden gelen güçlü akıllı ve özverili, vatansever, duyarlı halkımız, halk olarak hoşgörüyü biz gösterelim, empatiyi biz kuralım. Tarihteki gibi; savaş dönemlerinde bile yaptığımız engin, derin görüş ve düşünüşlerimizi, kardeşlik örneklerimizi ortaya koyalım. Yine yine yine. Bu bizi biz yapan değerlerdir. Ünlü Türk büyükleri gibi; Mevlanalar, Yunus Emreler, Bektaşiler gibi olalım. Biz sağduyulu olalım.  Elbette demokrasilerde gösteriler haktır ama hep bir arada olmazsak anlamını bulmaz, biz bir bütünüz ama bütünlük bilincine ulaşmamışız demek ki. Bir kısmımız hala demokratik olmayı hazmedemiyoruz. Hazmedemediğimiz kısımları hoş görmek, onlarında demokratik bilinç seviyesine ulaşmalarını sabırla beklemek ve yardımcı olmak durumundayız. Tıpkı yaralı kolumuzun iyileşmesini beklemek gibi. Eğer biz kendimizi değiştirirsek, Başbakanımızda değişir.

Hiç kimsenin kılına bile zarar gelmemesi dileğiyle…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1419
Kayıt tarihi
: 21.02.13
 
 

Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında lisans ve yüksek lisanımı yaptım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster