Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '21

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
65
 

Hoşgörü

Hoşgörü

Hoşgörünün sözlük anlamı, her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Sağlıklı ve erdemli bir insan davranışı olan hoşgörü; tahammül etme, katlanma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, farklılıklara saygı duyma, çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla ve anlayışla katlanabilmedir. Sosyal ilişkilerin temeli olan hoşgörü; kendini ifade etme hakkına saygı duyma, karşıtlarına izin verme, sabır göstermedir.

Mevlana :”Her şeyin sırrı sabırdır. İnsanlara sabredersin adı "hoşgörü" olur.  Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol, Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Toprakta biten güller solar gider. Gönülde biten güller ise kalıcı ve hoştur. Gül, o güzel kokuyu, dikenle hoş geçinmekle kazandı “ Gülü örnek alarak insanlar da birbirleriyle iyi geçinmeli.

İnsanları hoşgörülü olmaya yönlendirmiş de herkes Mevlana gibi olabilir mi? Ne dersiniz? Olmasa da Mevlana’nı önerilerine kulak verip içselleştirebilir; çünkü en yüce duygu hoşgörüdür. İnsan, yerinde hoşgörü gösterdiği oranda, çevresinde sevilir, saygı görür, yücelir. Bu kadar mı, değil.

Hoşgörü,kişiyi kin ve nefretten uzaklaştırarak rahatlatır. Oysa kin ve nefret, kişinin benliğine çöreklenir, onu sürekli tırmalar, güçsüzleştirir. Başka bir deyişle, bilinci yorarak psikoz ve nevrozlara neden olur.

Diğer yandan, hoşgörünün yaygın olduğu toplumlarda; kavga, gürültünün yerini sevgi, saygı, yardımlaşma, sağlıklı insan ilişkileri alır. Huzur toplumunun adımları atılır. Kişisel, politik çatışmalar azalabilir.

Kimi insanlar,  karşısındakilerinin,  ,arkadaşlarının, dostlarının kalplerini kırar, onları üzer. Salt bunları değil, ilişki kurduğu her insana karşı, kaba davranır; kimileyin de şiddet kullanır, hiç yoktan. Bunların yazılı basında görüyor, televizyonlardan izliyoruz.

Peki, bu insanların tümüne hoşgörü gösterelim mi? Yoksa bir incelemeden geçirip hoş- görülmeyi hak etmeyenlere, hoşgörü göstermeyelim mi? Kimlerdir bunlar? Eşine, çevresindekilere şiddet kullananlar; hırsızlık, yolsuzluk yapanlar; başkalarının hakkına saygı göstermeyenler, devlet olanaklarını çıkarları için kullananlar, teröristler, ülke düşmanları…  Aslında hoşgörü affetmek değildir. Suçluya, hoşgörü gösterilemez. Çünkü bunlar, toplumsal düzeni bozarlar. Suçunun karşılığında ceza almazsa toplumda adalet duygusu aşınır ya da yok olur. Ne yapmalı? Adalet duygusunu geliştirici eğitimi, eğitimin tüm aşamalarında yayınlaştırmalı; yöneticiler bu konuda topluma örnek olmalı; her insanın bir değer olduğu, bilinciyle hareket edilmeli.

 Hoşgörü, değersize de gösterilmeli mi?

Değersizlik duygusuise bu normal eksiklik duygusundan çok farklıdır. İnsanı daha fazla şeyler yapmaya ve yaratmaya güdülemediği gibi, bir kısır döngünün yaşanmasına neden olur. Değersizlik duygusu, bir insanı, çıkmaz sokaklara sürükler. Kendini, güçlü göstermek için başkalarını ezmeye çalışanlar vardır. Ezmeye çalıştıkça da topumdan uzaklaşır, yalnızlaşır.

.

Olumsuzlukları hoş görmek iyidir de insanların yaptıkları karşısında, dereler, ırmaklar dağlar, yaylalar, denizler bile isyanda; yağmur yağdığında derelerin, çayların, nehirlerin taşması; Marmara Denizi’ndeki salya bunun kanıtı. Doğa da artık kendine zarar verenleri hoş görmez oldu.

Böyle bir toplumda; hak, hukuk; sevgi, saygı kalmaz. Hoşgörülü olalım da sosyal düzenin, doğanın bozulmasına da göz yummayalım.

Hacı Bektaş-ı Veli, yaratılanı hoş gör, Yaratan'dan ötürü. Yunus Emre de yaşanabilir bir dünya oluşturmak için, insanlara hoşgörülü davranmalıyız, diyorlar da “hoşgörü” tasavvufta mı kaldı?

Hoşgörü,karşınızdakileri bizim istediğimiz gibi değil, kendi istedikleri şekilde mutlu edebilmek büyüklüğüdür. Bazı kimseler güllerin dikeni olduğundan yakınırlar, ben dikenlerin gülü olduğuna şükrederim. Sosyal hayatta en faydalı, yüce duygu toleranstır. Sevgi ve hoşgörü insanlıktır

Hepimizin hataları ve eksikleri var; gelin karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlayalım. Çünkü hoşgörü doğanın ilk yasasıdır.  Platon, karşımızdakinin yalnızca kendi budalalığımız kusurumuz ve kötülüğümüz olduğunu akıldan çıkarmayarak her insan budalalığına kusuruna ve kötülüğüne hoşgörülü bir şekilde yaklaşmalıyız.

  Mevlana, haydi şu benlikten kurtul, herkesle anlaş, herkesle hoş geçin. Sen kendine kaldıkça bir yalnızsın, bir damlasın, fakat herkesle birleştin kaynaştın mı, bir ummansın, bir madensin. İyiliğe iyilik her kişi niyetine. İyiliğe kötülük şer kişi niyetine. Kötülüğe iyilik er kişi niyetine.  Beydeba, en büyük ihtiyacımız hoşgörü, en büyük düşmanımız ön yargıdır.  Cemil Meriç, hoşgörünün gönlü topraktır, öfkenin ise ateş.

Arthur Schopenhauer, hoşgörü ya hepimiz için iyidir ya da hiçbirimiz için iyi değildir. Edmund Burke, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar, ağır ağır ölürler. Çünkü kötülüğü benliklerinin derinliklerinde sürekli taşıyanlar, bu yükün altında ezilirler. Pablo Neruda, affetmek, geçmişi değiştirmez; ama geleceğin önünü açar. Affedici, hoşgörülü olursak ,engeller kalkar; yolumuz aydınlanır.  M. Prior, bazı kimseler güllerin dikeni olduğundan yakınırlar, ben dikenlerin gülü olduğuna şükrederim. Gül, dikenleriyle kendini, kendini bilmezlerden korur. Kendini bilmezler de gülün kokusundan yararlanamazlar. Alphonse Karr, benim gözümde tolerans, erdemlerin en güzeli ve en soylusudur,

Hoşgörü; göremeyenlerin ve duyamayanların da duyumsayabilecekleri bir dildir. Hoşgörü, insanlığın bir parçasıdır. Bu ruhsal durum olmadıkça hiçbir şey olanaklı değildir, o tüm insanın en önde gelen sorunlardan biridir; tolerans hiçbir fikri reddetmez ve kötü ile anlaşma yapmaz. Tolerans, başkalarından nefret etmeden onların sizin gibi düşünmediklerini, kabul etmek demektir.  Paul H.Spaak ,bu çağın gereği ortak bir din değil, çeşitli dinlere bağlı insanlar arasındaki karşılıklı hoşgörü ve saygıdır.  Mahatma Gandhi, hepimiz hatalarla, yanılmalarla yoğrulmuşuz, birbirimizin budalalıklarını karşılıklı olarak hoş görelim, doğanın ilk yasası budur. Voltaire, hoşgörü, başka insanlın kusurlarında, kendinizin de payı olduğunu kabul etme olgunluğudur Saygı olan yerde korku olur; ama korku olan yerde her zaman saygı olmaz.  . Macintosh hoşgörü, karşınızdakileri bizim istediğimiz gibi değil, kendi istedikleri şekilde mutlu edebilmek büyüklüğüdür. A. John Robinson, hoşgörü, uygarlığın biricik sınavıdır.

Çocuklara dürüstlük, saygı, cesaret, hoşgörü gibi değerleri geliştirmeleri için yardımcı olmak, onlara okuma, matematik, fen öğretmek kadar önemlidir. Pek çok değerin yaşam içinde kaybolup gitmesi, konunun daha duyarlı şekilde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. ‘Dürüst ol!’, ‘Saygılı davran!’ gibi soyut yönlendirmeler yerine, uygulamaya yönelik yaklaşımlarla çocuk ve gençlere değerler aktarılabiliriz.

Son söz

Yerinde, zamanında hoşgörü, her alan ve görevdeki insanı yüceltir. Sevilip sayılmasına neden olur. Oysa hatayı affedemeyen, hoşgörülü olamayanlar, toplumdan dışlanır, yalnızlığın girdaplarında yok olur.

 

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben hoşgörüye sıcak bakmayanlardanım. Bunun için fazladan bir çaba harcamamak gerekir. Akıl zaten bize yapmamız gerekeni gösterir. Saygılar.

Kerim Korkut 
 09.09.2021 9:31
Cevap :
Kerim Bey,sorunları akılla çözeriz de karşımızdaki akıllı davranır mı? O zaman hoşgörüsüz davranırsak beklenmedik durumlarla karşılaşırız.  10.09.2021 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 378
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2364
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster