Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1875
 

Hoşnutlar, hoşnutsuzlar

Hoşnutlar, hoşnutsuzlar
 

google alıntı


Hoşnutların demokratik sahte tavırları bürokratik kesimleri de kirleterek uygulanan kapitalist demokratik piyasa ekonomisi kimlik ve nüfuz kullanımı ile yağma ekonomisine dönüşür.

Hoşnutların bürokratlarla menfaat paylaşımı, aralarındaki büyük gelir  farklılıklarına karşı gösterdiği yüksek hoşgörü de bir vakıadır. Burada ; kamu bürokratları, görevlerini  kötüye kullanarak hoşnutlar lehine yasal düzenlemeler yaptırırlar.

Hatta bürokratların bazı şeyleri görmezlikten bile gelmeleri çok şeyin ifadesidir. Bu durum hoşnutların kendi kısımları içinde büyük gelir farklılıklarına karşı gösterdiği yüksek derecedeki hoşgörüyü de göstermektedir.

Bu menfaat paylaşımı içindeki hoşnutların ideallerine çoğu kez toplumun gözü, kulağı ve dili olan halka, yol göstererek yönlendiren, demokratik güçlerin en etkilisi olarak adlandırılan basın ve yayının da aracı olduğu görülür.

Halkın denetim elemanı sayılan demokratik güçler hoşnutların istismar kaynağı olarak sağır ve dilsiz olurlar. Genellikle hoşnutların sermayesi ile kurulan bu kesim, toplumdaki siyasi-politik-ekonomik ve çevre kirlenmelerine karşı devamlı kör, dilsiz ve sağır kalarak halkı bilinçlendirmezler. Hoşnutların bu arındırma silahları toplumu adeta uyuşturur ve haksızlık karşısında susan birer dilsiz şeytan haline getirirler. 

Aksi taktirde, hoşnutlar arasında yüksek hoşgörü çatışmaya dönüşse hepsinin ağzının yanacağını çok iyi hesaplamaktadırlar. Bu da onların sonunu hazırlayacağından ihtiyatlı bir hoşgörüyü, büyük gelir farklılıkları da olsa hazmetmeye mecbur olduklarını göstermektedir.

Bu hoşgörü, her derecedeki hoşnut kesimin kendi sosyal ve ekonomik statülerin daralmaması için katlanılan bir bedel olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise toplumun hoşnut kesiminin devamlı bir şekilde kendi aralarında nedenli hemfikir olduklarını ortaya koyar.

Siyasi iktidarların seçim zamanında hoşnutsuzların durumunu iyileştirmeyi vaad ederken, hükümet olduklarında hoşnutların çıkarlarına uygun tedbirler alması diğer kesim için hiçbir şey yapmaması kabul gören bir davranış olmaktadır.

Bunun için hoşnut olmayan kesimin hoşnut hale gelebilmesinin  çaresi, hoşnutları kollayan iktidarı değiştirmekten başka bir seçeneğin olmadığı kesinlikle anlaşılmaktadır. Seçmenler bugün sürekli iktidara getirdikleri partilerin dertlerine çare olarak sundukları  politikaların deva vermediğini geç de olsa anlamışlardır. Artık hasta derdine çareyi aynı ilacı yazan doktorda değil, farklı bir reçetesi olan doktoru (Siyasi partiyi )denemekte aramaktadır.

Vatandaşla kucaklaşmayan yani barışık olmayan bir idari yapı; halka nasıl hak, hukuk, adalet ve şefkatle muamele eder?  Bugün devletin halkla davalı-davacı olduğunu istatistik rakamları mahkemeler tarafından açıklansa devletin halkla barışık olmadığı ortaya çıkacaktır.

Devlet  halkla olan ilişkilerini bu istatistik rakamlarına bakarak  gözden geçirmelidir. Halkın iradasini  keyfi tutum ve davranışlarla kullanan bir devlet ne kadar şeffaf ve demokrat olabilir? Devletin düzenlemeleri  halkın dürüst olan yüzde doksanına göre değil, diger yüzde onuna göre yapılır. Bunun yanında devlet çalıştırdığı memur ve işçisiyle çatışma halindedir.

Ehliyete ve Liyakata dayanmayan seçicilik devleti adaletsiz ve keyfi kılmaktadır. Hak, hukuk, adalet, bilgi ve başarıya yani rekabete dayanmayan keyfi bir  kamu yönetimi kendi halkının gözünde güvensiz ve adaletsiz olarak sergilenmektedir. Bilenle bilmeyen aynı terazide tartıldığından tembellik, boş vermişlik ve bunun gibi çeşitli toplumsal hastalıklar meydana gelmektedir.

Böyle toplumda yaşayanların çoğunluğu mutlu olmayıp ancak küçük bir azınlık memnun kalmaktadır. Hoşnutların yönetimi olan iktidarların, kaybolan meşruluğunu tesis edebilmek amacıyla katılım konusunda parasal müeyyideler bile getirdiği görülür. Diğer yandan vatandaşın güvensizliği verdiği verginin yerli yerinde harcandığına güveni olmadığından vergisini ödemede bile çekimser kaldığı gözlenir. Üstelik devletin hoşnut kesimden alması gereken vergiyi  tahsil etmekte gösterdiği başarısızlık  ve isteksizlik bu çekimserliği güçlendirir.

Serbest düşünemeyen, sorgulamayan insanlara "kuzu gibi nerede istersen orada güt","Halkın üstüne ölü toprağı atılmış, uyuşturulmuş","Bunlarla bir yere gidilmez, bunlardan ne köy olur ne kasaba" gibi deyimleri kullanırlar. Sonuç olarak bütün iktidarlar yetkilerini hoşnutların lehine, hoşnut olmayanların aleyhine kullandıkları bir gerçektir. Milletvekili veya parti lideri bu güne kadar gerçekte halkın ve yörenin gözü, kulağı ve konuşan bir dili değil sadece kendi menfaatlerinin vekili veya lideri olduğu görülmüştür.

Türkiye de esas sorgulanması gereken konu; İktidarların neden hep hoşnutları kolladıkları, hoşnut olmayanlara  karşı hep sessiz ve isteksiz kaldıkları, neden her konuda tutarlı, istikrarlı ve kararlı olmadığıdır..  

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Mehmet Bey. Bu halkın yarısı hoşunt olduğuna göre, iktidarın uygulamalarından nasipleniyorlar demektir. Selamlar...

Mesut KARİP 
 24.09.2012 16:28
Cevap :
Kıymetli Mesut KARİP: Evet yağcılar, tuzcular, eğilenler, el etek öpenler hayli memnun ve nasipleniyorlar..Selam ve saygılar sunuyorum..  24.09.2012 17:12
 

Sevgili Mehmet abim, O kadar doğru tespitler yapmışsın ki bu yazıya şapka çıkartılır, hoşnutlar ile hoşnutsuzlar arasındaki korelasyonu, rabitayı en ince ayrıntısına kadar ifade etmen muthiş bir ustalık. Aslında birazcıkta niceliğin nitelik üstündeki baskısı var diyebilirmiyiz? Kutlarırm. Selam ve saygılar sunarım.

Nizamettin BİBER 
 11.09.2012 20:05
Cevap :
Kıymetli Nizamettin BİBER: Siz üstatlar gibi yazılar yazamam,derinliklere girmeyi sevmiyorum,derinlikler beni aşağı çekiyor yüzme bilmediğim için, derinliklerden hep çekinirim.Bazen Vicdan isyan edince yapılanları,olanları,kirli menfaatleri,mevki ve makamların nasıl harcandığını dile getiririm.Vicdanın isyanını ancak böyle susturuyorum.Biliyorum vicdan Eyüp vicdanı değil tahammül sınırları bellidir,İthal sözlerden uzak, Türkiye'nin özde diliyle yazılması sizin beğeninize mazhar olmuştur.Çok teşekkür ediyorum beni sevindirmeye devam ediyorsunuz,Selam ve Saygılar sunuyorum.   11.09.2012 21:57
 

Başakların içi dolu olanlarının boynu bükük durur..Çağdaş ülkelerde dolu başak olan erdemli ve yetkin kişilere devlet adamlığı teklif edilir..Bizde ise tam tersi..''Namussuzlar kadar,namusluların cesur olması gerek..'' (İNÖNÜ)El öpenlerin makama geçtikten sonra fukaranın ümüğünü sıkmaya başladığına tanık oluyoruz.Yazık bize!..Saygılarımla..

Mesut Selek 
 11.09.2012 12:43
Cevap :
Kıymetli Üstat Sayın Mesut SELEK:Hep kendilerini düşünürler,kendilerinden hoşnut olanları düşünürler.Halkın çoğunluğu, yoksulmuş,fakirmiş,Ülke ileriye gitmemiş, hep geri kalmış bunların hiç bir önemi yok,onlar ceplerini doldurur,yandaşlarını zengin yapar,istediklerini istedikleri makama getirirler,yetkiler kötüye kullanılır hoşnut olanların çıkarları için ellerinden gelen her şey yapılır.yorumunuz için teşekkürler,Selam ve saygılar sunuyorum..  11.09.2012 16:33
 

Evet Abi, muhalif olmayacaksın yani. Her dediklerini, her yaptıklarını kabul edip muhalefet yapmayacaksın. Bu durum insan karakteri ile de ilgili bir olay. Türkiye'de iktidarlar değişiyor, bazıları da iktidarlara göre anında yön değiştiriyor. Biz ise illa muhalif olacağız. Benim bir Alevi arkadaşım "Biz 1400 senedir muhalefetiz, yanlışlıkla bizimkiler iktidar olsa biz gene muhalete geçeriz" diye espri yapardı. Karakter meselesi işte. Bazıları iyi yağdanlık olabiliyorlar. Selamlar.

S Zobu 
 11.09.2012 9:18
Cevap :
Kıymetli Suat Zobu : Hoşnutlar her yönden devlet idaresini elinde bulunduranları etkiliyorlar,çıkarları için kanunlarda lehlerine değişiklik yapıyorlar.Hoşnutlar zengin kesimdir,derme çatma bir eğitim binası yapar,kazancından bir kuruş vergi vermez,kazancına kazanç katar.Hoşnut olmayanlar sadece İktidarın değişmesini ve nasıl değiştirileceğini düşünür yapacağı başka bir şey yok,İktidarlar seçim döneminde hoşnutsuz olanlara vaatlerde bulunur, iktidar olduklarında yine geçmişte hoşnut olanları kollar.Arkadaşınızı kutluyorum çok önemli,güzel bir espri lakin çok düşündürücü.Birde böyle hoşnutsuzlar var.Yorumunuz için teşekkür ediyorum,Selam ve saygılar sunuyorum.   12.09.2012 18:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7052
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1893
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster