Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '09

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
1380
 

Hukuk ve iletişim

Hukuk ve iletişim
 

İletişim karşılıklı bilgi alışverişidir, yani tek yönlü bilgi aktarımı değildir. Hukuk ise her türlü ilişkinin düzenlemesini, koyduğu kurallarla üstlenmiştir. İletişimi Mc.Keschie ve Doyle (1966) yılındaki mahallelerinde bir göndericiden alıcıya mesaj iletilmesi olarak tanımlamışlardır. Tubbs ve Moss 1974 yılında kişilerarası iletişime katılanların yüz yüze olmaları gerektiğini savunmuştur. Bu tanımlama iletişim kavramına yüklenen anlamların süreç içinde değiştiğinin göstergesidir. Günümüzde internet bile artık kişilerarası iletişim olarak kabul görmektedir.

İletişimin karşılıklı olarak hayata geçirildiği andan itibaren ne söylenildiği kadar nasıl söylenildiği de önem kazanır. Genelde Yargıçlar Beraat kararını söylerken alçak sesle bir söylem benimsedikleri halde, daha sonra yüksek bir sesle bir daha yapmaz diye ikaz ederler. Çünkü son sözleriyle karşı tarafa otoritelerinin gücünü hatırlatmak isterler.

Giyimin iletişime olan etkisi de inkar edilemez. Örneğin Yargıçlar, Savcılar ve Avukatlar cübbe giyerek mahkemelerde ötekilere karşı iletişimde bir üstünlük kurabilirler.

Aynı zamanda Adliyelere adliye sarayı denmesinin nedeniyle de iletişimin etkisini kurabiliriz. Saray kültürümüzde padişahların yaşadıkları yer olması nedeniyle üstün olan otoritenin mekanı kabul edilir. Adliye sarayında sağlanan üstün iletişimden, yargılama yapılan mahkeme salonuna girdiğimizde, üstün otoritenin mekanıyla bir kez daha karşılarız. Yargıcın bulunduğu kürsü hem büyük hem de yüksektedir. İddia makamı olan savcı da yargıcın yanında oturur. Avukat ise yargılamaya konu olan vatandaşın temsilcisi olduğundan daha altta ve küçük bir masada yerini alır. Bu mekanların bu şekilde dizaynının hem savunmaya hem de vatandaşa karşı iletişimde bulunurken üstün durumda olunması için kurulduğunu düşünüyorum. Savcı ve avukat yargıçtan ayrık olarak yargılamanın tarafları olarak kabul edildikleri halde savcının yukarıda oturmasıyla ilgili olarak avukatlar arasındaki “marangoz hatası” esprisi adeta bu düşüncemi doğruluyor. Yerleşim anlamında dikkat çeken bir nokta da, hakim ve savcıların ötekilerden uzak oturmasının sağlanarak da o üstün bir iletişim kurmalarında yardımcı olma hedefidir.

Sonuç olarak iletişimin en gerekli olduğu yargı alanının felsefesi iletişimsizlik üzerine kurulmuştur.

Saygı dolu sevgiler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 669
Kayıt tarihi
: 26.12.08
 
 

İzmirde Avukat olarak çalışmaktayım. 54 yaşındayım İstanbul üniversitesi mezunuyum. Felsefe ve fotog..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster