Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
506
 

Hukuken doğru, siyaseten yanlış…

Hukuken doğru, siyaseten yanlış…
 

Demokratik Toplum Partisi (DTP) kapatıldı. Ancak basına baktığımda, 1980 den beri Türkiyede oluşturulmak istenen zihniyet, dayatılmak istenen yönetim biçiminin bir çok yazarı esir almış, inandırmış, tek çare olduğunu kabul etmiş görmek ziyadesi ile üzücü.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasısının belirttiği yasama, yürütme, yargı, ülke yönetiminin temel direğidir. Birbirinden bağımsız yapıya sahip olan bu üç kurum el ele ve koordine içinde çalışmak zorundadır. Bir anlaşmazlık durumunda devreye hukuk girer. Bu uygulanacak hukuk sistemi ve şekli de anayasada belirlenmiştir. Herkesin de uyma mecburiyeti vardır.

Zaman içersinde Anayasanın ihtiyaçlara cevap vermediği düşünülebilir. O zaman değiştirilir. Bu iş için yetkili merci de TBMM dir. Mevcut bir Anayasa varken, siz onu değiştirmiyorken, çıkıp da yakınmanın, onun getirdiği kurallara aykırı hareket etmenin mazeretlerini üretmek topluma, ülkeye hiçbir yarar sağlamaz.

“Hukuken doğru, siyaseten yanlış” ne demektir. Yani hukuk ile siyaset birbirinin zıddı, düşmanımıdır? Günümüzde siyasetin hukuka saldırılarını meşru göstermekmidir? Eğer hukukun yaşama güvencesi olan yargı da siyasete savaş açarsa meşru mu olacaktır? Yönetimin üç ana unsuru olan yasama, yürütme, yargı biribirleri ile kavga ederse kazançlı kim çıkacak?

DTP nin kapatılmasında siyasetin sorumluluğu yok mudur? Parlemento, kendi bünyesindeki bu partiyi mevcut kurallara uymaya ikna etse, yargı kapatırmıydı? Veya DTP kanunların suç kabul ettiği eylemleri defalarca, adet edinmiş biçimde yapmasaydı kapatılırmıydı? O zaman siyaseten yanlış demek, diğer partilerinde ileride yapabileceği kural ihlallerine şimdiden kılıf hazırlamaya yönelik bir davranış değil midir?

“Egemenlik milletindir” ifadesi yıllardır kasıtlı olarak yanlış anlatılmış, maalesef günümüzde bir çok kişi de anlatıldığı gibidir düşüncesine inanmaya başlamıştır. Bir kişiye kırk gün deli dersen deli olur örneği gibi.

Milletvekillerini şeklen de olsa halk seçmektedir. O zaman milletvekilleri, partiler her istediklerini istedikleri zaman yapabilir mi?

Parlementoda sayısal çoğunluğa sahip bir parti kraliyet rejimi getirebilir mi? Hayır değil mi?

Hiç kimse kıvırtmasın, kendini ve kimseyi de kandırmasın. Yasama, yürütme ve yargı birbirlerinin zıddı, düşmanı değil tamamlayıcısıdırlar.

Bu itibarla, “hukuken doğru, siyaseten yanlış” demek olsa olsa gerçekleri saptırmaktır, takiyedir, halk dilinde ise saçmalamaktır.

2009-12-12

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kurulmasına bile izin verilmemesi gerekir. Bu parti resmen faşist bir pqartidir. Irk temeline dayanan siyaset eylem ve söylemleri hiç bırakmadılar. Selamlar...

Mesut KARİP 
 15.12.2009 18:20
Cevap :
Merhaba, Aman sınırsız, sorumsuz demokrasi havarileri duymasın. Saygı ve selamlar...  16.12.2009 14:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1657
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster