Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
224
 

Hükümet, dindar nesil yetiştirebilir mi?

Hükümet, dindar nesil yetiştirebilir mi?
 

Toplum dindar olmalı mıdır?


Muhafazakar ve dindar nesil nasıl yetiştirilir? Son günlerin tartışması. Başbakan'a göre bugünkü hükümetin görevi muhafazakar ve dindar bir nesil yetiştirmeye çalışmak. Erdoğan'a göre ateist bir nesil yetiştirmemeli, neslimiz dindar, çağdaş ve muhafazakar olmalı.

Aslında kelime anlamına göz atmakta fayda var. "Dindar nedir, nasıl olunur?" sorusunu şöyle açıklamamız gerekir. Birincisi, dinin bütün buyruklarını yerine getirmek. İkincisi ise hayatınızı dinin buyruklarına göre şekillendirmek. Bu ikisi olmadan dindar olmanız mümkün değil. Dinin buyruklarını yerine getirmek her kişide olmayabilir. Ancak hayatınızı dinin buyruklarına göre şekillendirmiyorsanız dindar değilsinizdir. Dindar kişi, teslimiyetçidir, akıl ve mantık dine göre şekillenir, yorumlanır. Akıl dinin ekseninden çıkamaz. Böyle bir profilde asla ve asla çağdaş olamaz. Çağdaş kişi, akıl ve mantığı ön planda tutan, hayatını dine göre şekillendirmeyen, bilinçli davranarak yönlendiren kişidir. Buna göre görüyoruz ki, Başbakan'ın açıklamaları popülistlikten başka bir şey değil. Hem çağdaş hem dindar olunamıyor. Muhafazakar bir toplumun başbakanının bu tür açıklamaları tabi ki halkı hoşnut edebilir. Ancak hiçbir hükümet ne ateist, ne de dindar bir toplum yetiştirmez, yetiştiremez. İran gibi zorlarsanız eğer, toplumda mutlaka patlak verir. Baskıya karşı koyanlar ya ülkeyi terkederler, ya da baskıya karşı kendilerince savunma alanı oluşturabilirler. ( Saçı önden görünen baş örtülü kadınlar veya İran'dan çıkar çıkmaz, havaalanlarında süslenen, başını açan kadınlar...) Toplum dinamik bir sürecin parçası. Sürekli değişiyor ve yenileniyor. Toplumda ateistler olduğu kadar, dindarlar da, çağdaşlar da yer alabiliyor.

Osmanlı toplumu medreselerle dindar ve muhafazakar bir toplum yetiştirmeye çalıştı. Oldu mu hayır. Yanlış hatırlamıyorsam 1856'da Jöntürk hareketi başladı. Bu durum 1908'e kadar sürdü. Sonrasında da devam etti. Cumhuriyet'e de zemin hazırlanmış oldu.

Hiçbir hükümetin toplumun nasıl olması gerektiğiyle ilgili kendine misyonlar yüklememeli. Toplumun ateist mi, dindar mı olması yerine eğitimli olup olmamasına bakılmalı. Hükümette anayasal yürütme görevini toplumun eğitim seviyesinin nasıl yükseltilmesi konusunda çalışmalı. Türkiye'nin bildiğim kadarıyla yarıya yakını ilkokul mezunu. Bu oran lise mezunu olarak çıkartılmaya çalışılmalı. Sosyal politikalar oluşturulmalı.

Toplum ateist mi, dindar mı, çağdaş mı olup olmadığı ise insanlara ve topluma bırakılmalı. Dindar olmak veya olmamak kişileri bağlar, hükümetleri değil. Bu yüzden bu siyasi söylemler devam eder, durur. Toplum dinamik olarak da sürekli değişir ve gelişmeye çalışır.

Muhafazakar bir toplum olarak içimizde ateistler de, dindarlar da, çağdaşlar da yer alabilir, alabilmeli de. Her kişinin muhafazakar olduğu tarafları da vardır, kişiden kişiye de farklılık gösterebilir. Ateist bir toplum mu yetiştirelim sorusu sormak popülistlikten başka bir şey değildir. Bu sorunun cevabı yoktur aslında. 'Demokratik ve laik bir ülkeyiz' deniyorsa eğer, toplumda ateistlere de, dindarlara da, çağdaşlara da yer vardır, olmalıdır. Dindar olmak kişiye bağlar, toplumu veya hükümeti değil. Bir toplumun dindar olup olmadığını da sorgulayamazsınız veya atesit olduğunu. Bu kişilerin hürriyetine kalmışdır. Ancak analiz edebilirsiniz. Bu analize göre toplumsal eğilimler hakkında fikir sahibi olursunuz.

Özetle, toplumun dindarlığına, ateistliğine bakmak yerine, eğitim seviyesine ve bu seviyenin nasıl yükseltilmesi gerektiğine bakılmalı. Bu seviyeye göre toplumsal bilinç yükselecek, demokratik bir toplum oluşabilecektir. Eğitim seviyemiz yükselmediği müddetçe, demokratik bir toplumdan söz etmemiz mümkün değildir. Demokratik, laik bir devlet olmak, ancak demokratik bir toplum  oluşturmaktan geçer. Oluşmadığı müddetçe demokraik, laik devlet, söylem olmaktan, sözde olmaktan ileriye gidemeyecektir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 631
Kayıt tarihi
: 21.12.11
 
 

Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunuyum. Haliyle iletişimle ilgili her şeyle ilgiliyim. Bilgisayar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster