Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '14

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1598
 

Hüngür hüngür ağlatan film: ‘Birleşen Gönüller’

Hüngür hüngür ağlatan film: ‘Birleşen Gönüller’
 

Bu film, tamamen gerçek bir hikayeden alınmış... Aşk, dram, romantizm, savaş, aksiyon, vefa, sadakat, fedakarlık, hüzün, vs. herşey var bu filmde ...

“Bu hayatta gurbet olmadan sıla olmuyor, Sevdiğini beklemek yormaz, sevince beklersin...Bu söz filmdeki beni etkileyen bir replik...

İnsan hayat arkadaşına verdiği sözü ne kadar tutabilir? Bir yıl mı, beş yıl mı, on yıl mı? Filmin sonunda öğreniyoruz...

Hiçbir şeyin tesadüfen olmadığını düşündüren, kitabımda anlattığım yaşadığım o saf aşkı hatırlatan, yaşadığımız bu dünya hayatını sorgulatan muhteşem bir filmdi...


 

 


 

Yazıyı(filmi izledikten sonra) ertesi gün yazmaya başladım fakat hala etkisindeyim. 

Çocukluk ve gençliğim hastalıkla, çalışmakla geçti. Emekli olduktan sonrada birkaç ameliyat ve şeker koması ile geçti. Son iki yıldır kısmen iyiyim hamdolsun... Babacığım, Allah razı olsun, tekerlekli sandalyemle Cuma günleri namaza ve arada da sinemaya götürüyor.

Milletimiz özünde çok duyguludur. Ağlamayı çok sever. Acizane bende de bu his galiptir. Ağlamayı çok severim.Ağlamak bana baklavadan lezzetli geliyor.
Geçen hafta radyoda “Birleşen Gönüller” filminin galasına gidenlerin sohbetini dinledim. Hepsi de,  sinema tarihine damga vuracak müthiş bir film, salon dakikalarca hüngür hüngür ağladı, dedi.
 
Meraklandım ve babama rica ettim, dördümüz bu Salı günü (28 Ekim 2014) Ankara Eryaman’daki Optimum alışveriş merkezindeki sinemada filmi izledik.
 
Annemi de getirdik filme... Babamla ikisi eski Türk filmlerine bile çok ağlarlar. Annem önce nazlandı, ben sıkılırım sinemada diye ama sonra ısrarlarıma dayanamadı, gelmeyi kabul etti.
 

Yakın dostum Aydın Kaynarca beyde sinemada bize eşlik etti sağolsun. Filmi ben tekerlekli sandalyemde sahnenin önünde izledim. Aydın bey, babam ve annem salonun ortalarındaki koltuklarda izlediler.

 

Filmden çıktığımızda gözlerim ağlamaktan kıpkırmızıymış. Gerçek aşk işte budur, dedim. Annem bana: “İyi ki bu filme getirdin beni, hayatımda izlediğim en güzel Türk filmiydi” dedi.

 

Film çıkışında alışveriş merkezinde yemek yedik ve üstüne Aydın bey tatlı ısmarladı. Babam ve ben şeker hastasıyız ama hafif birer tatlı yedik; çünkü filmde ağlayıp üzülmüştük.

 

Geçenlerde radyoda, Muharrem ayı ve Aşure hakkındaki bir sohbette Ömer Tuğrul İnançer Hocaefendi açıkladı: Aşurenin olmazsa olmazı, şeker, bal veya pekmez katılarak tatlı olmasıdır...


Çünkü eskiden, Muharremin 10’u olan aşure gününde dergahlarda, öğle namazını müteakip Hz Hüseyin’in Kerbela’da şehadetiyle ilgili mersiye ve ağıtlar yapılırdı, herkes hüngür hüngür ağlardı. Sonunda da aşure dağıtılırdı... Neden biliyor musunuz?


Çünkü üzüntü, insan bedeninde kimyevi, biyolojik değişimler yapıyor. Bunu dengeleyip enerji almak için tatlı yiyoruz. Aslında cenazelerde helva ikramı yapılmasının sebebi budur,dedi.


İşte, bu yüzden filmden sonar biz de tatlı yedik :)

Sahip olduğumuz insanî değerler erozyona uğramaya yüz tutmuş, sınırsız bir dünyevîleşme ve maddileşme benliğimizi kaplamış durumda...
 

Bireysellik, bencillik, çıkarcılık, çekememezlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz değerler de ilişkilerimizde öne çıkmış durumda...

 
Bütün bu beşeri zaaflar toplumumuzda mutsuz, umutsuz, olumlu düşünemeyen ve paylaşamayan kişilerin sayısını artırmıştır.


İşte bu hal kalbimizi katılaştırıp öldürüyor. Kalbi yumuşatan en iyi ilaç gözyaşıdır. Gözyaşı kalbe abdest aldırıp temizleyen bir hayat suyudur.


İşte ağlayıp kalbinize abdest aldıracağınız harika bir film: “Birleşen Gönüller”

 


Güzeller güzeli hüzün peygamberi, Efendimiz SAV buyurmuş ki:

 

“Benim bildiğimi bilseniz, az güler, çok ağlardınız.”(Hadis-i Şerif)

“Ağlamayan gözden, huşû duymayan gönülden Sana sığınırım.”

“Sinek başı kadar bile olsa, gözünden Allah (CC) korkusuyla yaş çıkan ve bu yaşı yanak yumrusuna değecek kadar akan hiçbir mümin kul yoktur ki, Allah (CC) onu (ebedi) ateşe haram etmesin!”(Sahihi Buhari ve Müslim)


Filmle ilgili söylenecek çok şey var ama ben bu kadar yazayım. Şimdi filmin bir sinema sayfasından birkaç yorum paylaşmak istiyorum:

 
*** Kesinlikle müthiş bir film muhakkak izlenmeli. Türk sinemasını çıtasını yükselten, başyapıt olmaya aday bir film. GERÇEK bir aşk hikayesi ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Hikaye, kurgu, kostümler,çekimler ve oyunculuk harika. Sizi duygusallığın zirvelerine taşıyacak
not: mendilsiz salona girmemeniz tavsiye edilir...


*** Film harika olmuş.Gerçek bir hikayenin olması da insanı fazlasıyla etkiliyor.Son zamanlarda izlediğim en iyi TÜRK filmlerinden biri. Kesinlikle izlenilmeli.

 

***

Filmin konusu, izleyici yorumları ve fragmanı:

 


 

 

Celalin Penceresinden

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 455
Toplam yorum
: 113
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 728
Kayıt tarihi
: 04.09.12
 
 

1973 Konya Ereğli doğumluyum. Selçuk üni. MYO Elektronik bölümü mezunuyum. 1993'e Friedreich Atak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster