Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '11

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
591
 

Hür adam ve Tanrı

Hür adam ve Tanrı
 

İnsanın yaratan karşısında aciz ve zavallı olması gerektiği konusunda kuşkularım var. Kutsal kitapta verilen mesajlar da sanki biraz böyle bir kulluktan bahsediyor gibi ama bu belki de bizlerin ayetlerin içeriğini yanlış algılamamızdan olabilir. Allahütealâ kullarım huzuruma gelirken yerlerde sürünsün, diz çöküp iki göz iki çeşme ağlasın, böyle yaparlarsa onları daha kolay affederim demiyor. Yaramaz çocuk hafifliğinde ikide bir günah işleyip sonra süt dökmüş kedi gibi süklüm püklüm el avuç açarak “Tanrım beni affet” demek bence sahte Müslüman davranışı. Kulların af dilemesi ve Tanrının affetmesi bu kadar basit olamaz.

Öte yandan, Tanrı’nın yüceliği konusunda da sorun var. Elbette kâinatın yaratıcısının yüceliği tartışılamaz ama Tanrı karşısında kulların durumu soru işareti. Adam doğumundan ölümüne kadar yaratanın büyüklüğü ile yatıp kalkıyor. Sana ne Tanrının büyüklüğünden? Burada bir algı hatası var bence. Din sanki sadece Tanrıyı yüceltmek üzerine kurulmuş. Benim rahmetli babam 50 yılda belki elli bin defa Allah demiştir. Yaratanın varlığını, birliğini ve büyüklüğünü bilmek, unutmamak için elli bin defa Allah demeye gerek var mı?

Ve asıl sorun kulların Tanrı karşısındaki durumu. Kâinatın efendisi karşısında yaramaz çocuk gibiyiz. Bizler günah işleriz, yaratan da bizi cezalandırır. Tövbe istiğfar edip af dileriz, araya şefaatçiler koyarız, Tanrı günahımızı affeder. Şükredip tekrar günah işleriz. Biz çocuğuz, çocuk akıllıyız, hiç irademiz yok sanki. Böyle bir kulluk anlayışı olur mu?

Tanrı yüceyse sen de onun kulusun; o yüceyse sen niye yüce olmuyorsun? Bu kulluk anlayışında sorun var. Yaratanın karşısında aciz bir kul olarak eğilmek abartılıyor ve bu alışkanlık haline geliyor. Ondan sonra şeyh midir, derviş midir nedir şu tövbe estağfurullah hâşâ sanki Allahın ortakları olan zevattan bir sakallı görünce seninki “Hazreti pirim, mirim…” yalakalıklarıyla sanki huzura çıkmadan önce prova yapıyor. Ben cahilim arkadaş, karıştırıyorum. Allah gökte mi yerde mi? Ve en önemlisi hâşâ hangisi Allah? Allah’a ettiğin duayla hazretü şeyhe yaptığın dua aynı.

Yok böyle salya sümük zavallı kulluk. Bize öğretilen kul kavramında sorun var. Allah aciz ve zavallı bir canlı yaratmış olamaz. Tanrının büyüklüğü senin küçüklüğünü gerektirmez. Bence bu, bir kısım ulemanın inananlar üzerinde din sultası kurmak için uydurdukları bir şey. Adam cahil, Tanrının önünde eğiliyor, alışkanlık yapmış olmalı ki kulun önünde de eğiliyor. İnananları üzmeden söylemek istiyorum ki bugün Türkiye’de köle düzenin devam etmesinde dinimizdeki bu anlayışın çok büyük etkisi var.

Tevekkül ile beslenen bu aciz kul anlayışı insanları köle yapıyor. Ama burada bir küçük ayrıntı var. Dini bilenler, okumuş kültürlü dindarlar bu hataya düşmüyorlar. Allah’ı biliyorlar ama dünyada da başları dik. Diğerleri ise cami kapılarında ağlayarak, tekkelere, türbelere yüzlerini sürerek daha iyi Müslüman olacaklarını sanıyorlar.

Kendini önemli hissetmekle yaratana karşı gelmiş olmazsın. Hâşâ ben daha büyüğüm dediğin zaman sorun çıkar. Bu nedenle Tanrının gücü karşısında ve dinin yüce duygularıyla kendini aciz olarak görmen hatadır. Kul olarak Tanrı karşısında elbette acizsin. O, evreni yaratmış ben de yaratayım diyemezsin ama senin de yaratacağın evrenler vardır. Yaratanın büyüklüğü herkes onu tanısın bilsin diyedir; seni ezmek için değil.

Varlığını, birliğini, büyüklüğünü tanıyıp ahirette elbette hesap vereceğiz. Ama bu teslim oluş, insanlarımızın çoğunda öyle bir anlayış oluşturmuş ki sanki bizim hiçbir şeyde etkimiz katkımız yok. Tanrının takdiri varsa senin de çaban var. Müslüman ülkeler bugün dünyanın en geri ülkeleri. Nedeni işte bu cehalet dolu anlayışlar. Allah büyük, Allah rızkımı verir diyerek cami kapısında boşuna beklersin. Kadere boyun eğdiğin zaman boynun hep eğik kalır; hatta bir gün boynun kopar bile. Yaratan “ Ben sana her şeyi verdim” diyor. “Ne yapacaksan kendin yapacaksın. Ekmek için mücadele etmezsen ölürsün” Bak ekmeği olmayan ölüyor. Tanrı niye onlara ekmek vermiyor? Çünkü ekmek verilmez, kazanılır.

Allah’a teslimiyet ibadet anında olur. Diğer zamanlarda da yaratanı unutmazsın ama kendini ve her şeyi, hayatını, dünyanı ilahi güce teslim edersen bu dünyada yaşamanın anlamı kalmaz. Ailene, çocuklarına, sevdiklerine ve diğer tüm insanlara bir şey veremezsin. Dine kendini aşırı kaptırmış kimseler oturup sizlerle iki laf etmezler. Onların sanki hâşâ Allah’ın yanında işleri vardır. Emaneten gelmişlerdir dünyaya. Elbette herkes istediğini yapmakta hürdür ve sizler ilahi nizamın ruhları şad eden manevi ikliminde çok mutlusunuzdur. Halvete çekilip zikir ve dua içinde bulunursunuz. Ama bunu yaşadığınız her ana yayıp hayatın gayesi haline getirmeniz hiç mantıklı değil. Allah bizleri böyle isteseydi yanında tutar, bu dünyaya göndermezdi. İnsan gibi yaşayacak, kul gibi ibadet edecek, Tanrıyla insanları, ahiretle dünyayı karıştırmayacağız.

İnançlar özgür ortamlarda yaşanmalı. Sanılır ki inançlar üzerinde özgürlüğü kısıtlayıcı hareketler hep dışarıdan gelir. Oysa asıl baskı içeridendir. Yaratanın huzuruna çıkan kul ulemaların söyledikleri, Tanrının büyüklüğü konusunda maneviyatına işlenenler ve kendi günahları arasında kalmış olarak pek bir çaresizdir. Allah’ın büyüklüğü senin ezilip büzülmeni gerektirmez. Huzura çıktığında rahat olmalı, bir Müslüman’a yakışır şekilde başın dik olarak yaratanına yönelmelisin. Yaratanın senin varlık sebebin. Gereğinde şikâyet edersin, sitem edersin, dertleşir derdini dökersin. Şikâyet etme, sabırlı ol, katlan diyenleri boş ver. Ayrıca inançların bilinçsiz olarak yaşanmasının kişisel özgürlükleri kısıtladığı zaten bilinen bir şey.

Güçten ve büyüklükten bahsettiğin zaman hâşâ yaratanın azametini tanımadığın sanılıyor. Tanrının gücünü ve büyüklüğünü aştığını söylemediğin sürece istediğin kadar büyük ve güçlü olabilirsin. İnsan aklının alamayacağı şeyler başarabilirsin. Kim bilir belki Tanrımız insana kendine yakın bir güç vermiştir. Özellikle bilim alanında yapılanlar bizleri böyle düşünmeye sevk ediyor. İnsanoğlu insanı sıfırdan hâşâ kendisi yaratsa( yani yapsa) bile bunu Allah’ın verdiği akılla yaptığı için büyüklüğü yine de sınırlıdır. Hatta ben düşüncenin sınırlarını zorlayarak, biz insanların aslında bugünkünün 10 hatta 100 katı daha fazlasını yapabileceğimiz ve Tanrının evrendeki milyarlarca dünyayı bizlerin işlemesi için yarattığını ama bizlerin bunu yapmadığımızı bile düşünüyorum. Hiçbir şey sebepsiz olarak yaratılmış olamaz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarımın insanları rencide etmesini ve üzmesini istemiyorum. Elbette olumsuz ve karşı yorumlar olacaktır ama insanlarımız yazıdaki ifadelerden rencide olmamalılar.Ben gerçekten buna özen gösterdiğimi düşünüyorum.Yazdığım şeylerin insanlara aykırı gelmesi nedeniyle böyle tepkiler oluşuyor.Ama lütfen insaflı olalım.Ülkemizde hayatımızı etkileyen çok fazla yanlış anlayışlar da var.Biliyorum bunları düzeltmek benim haddim değil.Ben konuların uzmanı değilim.Ama örneğin din konusunda (dinin özünü olduğu gibi kabul ediyoruz) ya din tabu olarak görülüyor,bu konuda yazılamıyor,çizilemiyor.Ulema konuşsun dediğiniz zaman da ulema ülke nüfusunun yarısını yok sayarak kendi tutucu anlayışlarına göre konuşuyor.Ya da laikler,ateistler vs dine ağır saldırılarda bulunuyorlar.O ona zındık diyor,o da ona yobaz diyor.Ülkemin insanları inanan inanmayan diye kavga ediyor. Bu duruma razı olmadığım ve vicdanım sızladığı için ehil olmadığım halde halkı din konularında aydınlatıcı yazılar yazıyorum.

Kerim Korkut 
 07.05.2011 7:28
 

Ortalık yine toz duman. Yazınızı içten ve samimi bulduğumu söyleyebilirim. Konunun hassasiyeti düşüncelerinizi ifade etmenize engel değil. Ancak karşı düşünceler de olacaktır (zira olmuş). Hepimizin müslüman göründüğü bir ülkede, müslümanlığın binbir çeşit uygulanışı ve algılanışına rastlayabiliyoruz. Böyle manevi bir konuyu her birimiz farklı yorumluyoruz. Güzelliği de burada bence. İçten selam ve saygılarımla...

Aysel Kaygusuz 
 03.05.2011 10:12
Cevap :
Zor oldu bu yazıyı yazmak.Benzer yazılarımda vardı ama nedense onlara böyle itiraz gelmedi.Farklı düşünceler olacaktır tabi. Herşeyi konuşmalı tabuları yıkmalıyız.İnananların dini duyguları konusunda hassas olabilmek çok zor.Bir insan camiyi sevmiyorum diyebilir.Bu bile bazı kimseleri ayağa kaldırır.Peki ne yapacağız? Hiç konuşmayacak,yazmayacak mıyız?Yorum yapan arkadaşları aleyhte bile olsa saygıyla karşılıyorum.  03.05.2011 20:18
 

Hani demişsiniz ya; "Evet sitede benzer 5-10 yazı daha var diğerlerine yorum yok nedense" diye. Ben sizin sayfanızı takip ediyorum. Sizin sayfanızda yayınladığınız yazıları günü gününe olmasa mutlaka okumaya çalışıyor ve fikren faylanmaya çabalıyorum. Yukarıdaki cümlenize yüklediğiniz duygu nedir tam olarak bilemiyorum fakat yanlış izlenimlere kapılmayın diye yazdım bu yorumumu... Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 25.04.2011 11:33
Cevap :
Beyefendi gerçekten söylüyorum anlaşılma konusunda sorunlar yaşıyorum.Yazılarımı takip ettiğinizi bilmiyordum.Çok mahcup oldum.Hssensoz arkadaşımız konusunda sizinle aynı duygulara sahibim. Yanlış anlaşılma daha doğrusu anlaşılamama var.  25.04.2011 18:53
 

Diğer arkadaşımız ise sorgulama merhalesini aşmış, teslimiyet makamında zira, kendilerini takdir ve gıpta etmem de bundandır. Daha önce de yazdığım gibi "İnanç" soyut bir kavramdır ve herkes inandığı ölçüde yaşar ve hassasiyet sahibi olur... Umarım anlaşılabilmişimdir :)) Sağlıcakla ve Sevgiyle Kalın...

Yorum Dükkanı 
 25.04.2011 11:27
Cevap :
Değerli arkadaşımızın inanç noktasında sorunu yok.Tüm varlığıyla yaratanına bağlanmış. Ama Türkiye'de inançlarla ilgili sorunlar var. Yeni bir düzenden bahsediyorsak bu sorunların ortadan kalkması gerekli.Sen yetkili değilsin diyor anladığım kadarıyla. Bugün Müslümanlar Allahın emri olan örtünmeyi bile uygulayamıyorlar. Peygambere hakaret ediliyor,din aşagılanıyor,Müslümanlar terörist olarak görülüyor.Türkiye'de 100 yıldır bu sorunlar çözülemiyor.Adamın derdi sen islamı yaşamıyorsun o halde yetkili değilsin.İlla sakallı olacak.Ya sana ne benim ibadetimden.İbadetimi bırak hizmetime bak.Ben İslamı bu topraklarda ihya etmek istiyorum. Yazılarım ortada.Savunduğum düzen ortada.  25.04.2011 18:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6086
Toplam yorum
: 15070
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster