Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '09

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
9097
 

Hüseynik'den şeher yoluna...

Hüseynik'den şeher yoluna...
 

'Hüseynikten Çıktım Şeher Yoluna


Hüseynikten Çıktım Şeher Yoluna
Can Ağrısı Tesir Etti Koluma
Yaradanım Merhamet Et Kuluna

Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne

Telgırafın Direkleri Sayılmaz
Ati Hanım Baygın Düşmüş Ayılmaz
Böyle Canlar Teneşire Konulmaz

Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne

Lütfü Gelsin Telgırafın Başına
Bir Tel Versin Musulda Kardaşıma
Bu Gençlikte Neler Geldi Başıma

Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne'

Elazığ Türküsü, Derleyen: Hafız osman Öge

Hüseynikten şehre inen yolu bildiğimden midir? Türkünün rivayet edilen öyküsünü küçücük kulaklarımla dinlerken kocaman gözlerimle ağladığım çocukluk yıllarımı hatırlattığından mı? Yoksa kaçınılmaz sonlara duyulan kabullenme duygusu ve uysal isyanları anlattığından mı?

Bu türkü içimi acıtır...

Evde tek başıma geçirdiğim bir cuma akşamıydı dün, gözüm 'Hanımın Çiftliği' dizisine takıldı . Baş kahraman Gülü'ye çok aşık bir zavallı olan 'Zaloğlu'nun' kızı kaçırmasından sonra Güllü'nün 'kendine bir bak seni kim sever ki' sözüyle kızı geri getirişine denk geldim. Zaloğlu uğruna ölmeyi göze aldığı karşılıksız aşkını orada bıraktı. Bilenler bilir, dayısından temiz bir dayak yedi. Ölesiye dayaktan sonra kalkıp da uzaklaşmaya başladığında bu türkünün nağmeleri derin bir hüzünle başladı. Hemen tanıdım. Tanıdık bir burultu kapladı içimi, acıdı...

Bu türkü çocukluğumda dinlediğim gerçek öyküsünün dışında böylesi bir yenilgiye de yakışmıştı...

Kaçınılmaz sonları isyanla kabullenmeyi ve uysalca isyan etmeyi anlatıyordu ne de olsa...Sonun neyle olduğu, vedanın kime yapıldığı, yakarışın isyanın hangi makama olduğunun ne önemi vardı...

Rivayetten duyduğum asıl öykü mü?

Bir kadına duyulan çaresiz bir aşkla hiç alakası yok. Bu yaşanmış, türküyeyazmış olay bir postacının başına gelmiştir:

Hüseynik Harput'a yakın yükseklerde bir köydür. Postacı, oradan ovadaki şehre mektup taşırken ani bir kalp krizi geçirir. Issız yolun ortasında tek başına ölümün soğuk yüzüyle karşılaşan genç ve yağız bir delikanlıdır. Türkü de onun yolda bulunuşu sonrasında yakılmıştır.

Gencecik bir yaşamın beklenmedik sonu için isyankar bir kabullenişi, uysal bir isyanı anlatır...

Ötesi var mıdır?..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkü, buram buram Anadolu kokan türkülerimiz, Zaloğluda dizide gerçekten şu anki durumu insanlık dersi gibi, Orhan Kemal'in güzel bir eseri..sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 13.12.2009 9:20
Cevap :
Gerçekten de Hanımın çifliği edebiyatımızın sayılı bir eseri, hatırlarsan önceki dizi versiyonu da başarılıydı. Selamlar  14.12.2009 12:15
 

çok güzel yorumlamışsınız ağzınıza ve yüreğinize saplık:))

deniz rüzgarı 
 17.11.2009 15:44
Cevap :
Çok sağolun, selamlar:)  18.11.2009 9:19
 

Hiç tanışmadığımız halde aynı anda aynı duyguları paylaşmışız diziyi seyrederken, türküyü duyduğumuzda... Hüseynik yolunda tek başına ölen postacıya yakılan bu türkü aynı zamanda insanın yüreğindeki duyguların ölümünü de simgeler benim için... Paylaşımınız için teşekkürler... Saygı ve sevgilerimle...

tutaste 
 07.11.2009 22:12
Cevap :
:)...Türkü böyle bir şey. Selamlar, teşekkürler  08.11.2009 1:38
 

Türkülerin dili hep bana tanıdık gelir. Dinlerken hep susarım bildiğim bütün dillerde... Sustum, dinliyorum... Teşekürler.

Hasan KAYA 
 07.11.2009 13:34
Cevap :
Doğru söze ne denir...Sağolun, selamlar  07.11.2009 19:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1034
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster