Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
41961
 

Hyalüronik asitle tanışın, yaşlanmayın!

Hyalüronik asitle tanışın, yaşlanmayın!
 

Yaşlanan deride hyalüronik asit miktarı azalır.


Hyalüronik Asit (HA) yaşayan tüm organizmalarda mevcuttur.

İnsan eklemlerinin içinde bulunan ve onun kayganlığını sağlayan özel bir proteindir. Aynı zamanda vücuttaki lifler ve tendonlar gibi tüm bağlayıcı dokularda da bulunur.

Hyalüronik asit ticari anlamda ilk kez 1942 yılında Endre Balazs’ın, unlu mamuller içerisindeki yumurta beyazı yerine kullanılmak üzere patent başvurusu yapmasıyla kullanılmaya başlanmıştır.

1970’lerin başında kozmetik müdahalelerin artmasıyla sığırdan elde edilen, uygulamaya hazır kolajen üretilmiştir.  Sığır kolajeninin çabuk bozulması, alerji sıklığı ve deri testi gerektirmesi ise yeni dolgu maddeleri arayışına neden olmuştur.

Binlerce yıldır kullanılan kozmetik ürünlerinde bitkilerden elde edilen boya ile hayvanlardan elde edilen bazı etken maddeler kullanılmaktadır.

19. yüzyılın yarısından itibaren anestezinin geliştirilmesi ile yağ nakli uygulamaları başlamış; vücuttan alınan yağ, dolgu maddesi olarak kişilere enjekte edilmiştir.

Deride, gözü çevreleyen sıvıda, eklem sıvılarında, kemiklerin içerisinde bol miktarda bulunur. Deride jel benzeri bir yapıdadır ve derinin ikinci tabakası olan dermiste kolajen ve elastin lifler arasında kalan alanı doldurur.

Zaman içerisinde hyalüronik asit biyolojik olarak azalır ve cilt sıkılığının kaybolmasıyla ve kırışıklıkların ortaya çıkmasıyla sonuçlanır. Bu yaşlanma belirtileriyle savaşmak için derideki hyalüronik asidin yenilenmesi gerekir.

Hyalüronik asit dokuda düz zincirler halindedir. Ortalama 1-2 gün içerisinde parçalanır.  Bu sebeple deriye dışarıdan takviye edilen asidin, çapraz bağlanma ile deride uzun süre yaşaması ve jel yapıda suda çözülmeyen özellikte olması nedeni ile deride uzun süre kalması mümkün olur.

Yapılan çalışmalardan alınan sonuçlara göre hyalüronik asit kullanımının, çoğu insanda 2-4 ay süresince tedavi edici etkisinin görüldüğü, bu süre sonrasında etkisinin azaldığı ve hatta bittiği saptanmıştır. Bu yüzden takviyeli ve düzenli olarak hyalüronik asit kullanılması gerekmektedir.

Hyalüronik asidin, eklem rahatsızlıklarında ağız yoluyla preparat olarak alınmasının yanında enjeksiyon yöntemiyle de eklemler arasına verilerek rahatsızlığın giderilmesinde kullanımı mevcuttur.

Son olarak, hyalüronik asidin sağlığa faydalarına kısaca değinecek olursak;

- Cildi içten dışa nemlendirir.

- Kırışıkları düzgünleştirerek azaltıcı etki gösterir.

- Diz eklemlerinde esneklik problemi yaşayan kişilerde eklemlerin yumuşatıcı etkisini onarır.

Hyalüronik asidin, enjeksiyon yoluyla dolgu maddesi olarak kullanıldığı bölgeler:

    Kaş arası çizgileri
    Burun dudak katlantısı
    Alın çizgileri
    Dudak konturlama
    Dudak şekillendirme
    Kaz ayakları
    İnce çizgiler
    Boyun çizgileri
    El sırtı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3658
Kayıt tarihi
: 23.08.12
 
 

1972 yılında İstanbul'da doğdu. Anadolu Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler bölümden mezun olduk da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster