Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '10

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1549
 

Hz. Peygamber (S.A.V.)'i sevmek ve anlamak...

Hz. Peygamber (S.A.V.)'i sevmek ve anlamak...
 

Allah Teala; varlığını ve birliğini biz insanlara duyurmak için yeryüzüne zaman zaman peygamberler göndermiştir. Bu peygamberlerin içerisinde Hz. Muhammed (S.A.V.)’in müstesna bir yeri vardır.

Hz. Adem (a.s.)’dan bu yana tüm Nebiler ve Resuller O’nun son peygamber olarak geleceğini belirtmiş, bütün semavi kitaplar O’nu müjdelemişlerdir.

Yani bütün nebiler O’nun teşrifatçıları, inen kitaplar da O’nun nübüvvetinin birer şahitleridirler. O imansızlığın, ahlaksızlığın, zulmün ve cehaletin insanlığı kapladığı bir zamanda, bir hidayet meşalesi olarak geldi. Peygamberlik kapısı onunla kapandı ve mühürlendi.

O, insanlığın da, peygamberliğin de zirvesindedir. Hiçbir kalem onu tasvir, hiçbir beyan onu tavsif edemez. Bizzat Allah O'nu övmüş ve yaratmıştır. O Allah Teala nazarında; Habib yani sevgili makamındadır.

Allah (C.C.), O'nun tarif ettiği yoldan gidilerek bulunur, yani Marifetullah’ı bulmak Hz. Muhammed (S.A.V.)’den geçer. Zat-ı Uluhiyeti tasdikle başlayan kelime-i tevhid; risalet-i Muhammediyeyi tasdikle son bulmaktadır. Bu demektir (S.A.V.)’siz tevfik olmaz, Muhammed (S.A.V.)' siz muhabbet olmaz.

Nitekim Allah Teala Kur’an-ı Kerim’in de; “De ki: Eğer siz Allah Teala’yı seviyor iseniz, bana uyunuz ki, Allah' Teala’da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın” (1) buyurmaktadır.

O, zahirde ümmi idi, okuma yazma bilmezdi. Gerçekte ise “Ümmü'l Kitap”tı. İlimler deryası idi. Zaten O’na kim hocalık yapabilecekti! Kim O’na neyi ne ile öğretecekti! Evet mevcut mahlukun hiçbiri ona hocalık yapamazdı. Zira O’nun Üstadı bizzat “Ezel ve Ebed” Sultanı olan Allah Teala’ydı.. O bütün ilimleri kuşatmıştı, ilimler O’nu kuşatamazdı.

O, diğer Peygamberler gibi bir kavmin, bir milletin değil, topyekün insanlığın peygamberidir. Bütün alemlerin Rahmet Peygamberi’dir. Cihan mürşididir. Zaman-ı saadetinden dünyanın sonuna kadar olan devir, “devr-i Muhammedi”dir.

O’nun bildirdiklerini kabul edenlere ümmet-i Cemaat veyaümmet-i icabe yani; Bir toplumun kendilerine gönderilen peygamberlere inananlar grubu. Ümmetin peygamberine inanıp davetine icabet eden kısmı demektir.

O’na Abdullah'ın oğlu Muhammed gözüyle bakanlar yanıldılar ve yıkıldılar, O’nda “Muhammedün Rasulullah”ı görenler bahtiyar oldular. O, Gülün, Güllerin Sultan'ı, Efendisi'dir. O’nun hayatı; edep, nezaket, iyilik, temizlik, sevgi, şefkat, merhamet, ihlas, samimiyet, vefa, doğruluk vb... diğer faziletlerle dolu bir hayattır.

Allah Teala başka bir Ayet-i Kerimesin de, O’nu beşeriyete takdim ederken: “Şüphesiz sen büyük ahlak, büyük seciye ve büyük fazilet üzerinesin.” (2) buyurmaktadır. Evet O; “Alemlere Rahmet” olarak geldi, sevgi ile baktı merhametle sinesini açtı, şefkatliyle dünyayı kuşattı.

Böyle bir peygambere ümmet olmak ne büyük bir bahtiyarlık ve ne büyük bir şereftir! İnsanoğlu gelişinde gidişinde, maddesinde manasında, edebinde, erkanında O’na uymadıkça hüsrandadır, felakettedir. Beşeriyetin ebedi huzur ve saadete kavuşması ancak O büyük insanı her zaman ve mekanda, her işte ve herhalde örnek almakla, anmakla ve anlamakla mümkündür.

O’nu anmak-anlamak demek; O’nu hayatımızın merkezinde tutmak, Sünnetlerini, Hadis-i Şeriflerini öğrenmek, doğru idrak etmek ve hayatımıza nakşetmekle mümkündür. O, bizim sebeb-i hidayetimizdir. İslam'ın hakikatini, hayatın ve mematın zevkini biz O’ndan öğrenmişizdir. Kalbimizin tek zineti O’nu hatırlamak ve anlamak olmalıdır.

Rabbim; cümlemize Fahr-i Kainat Önderimiz, Biricik Sevgilimiz, Peygamberimiz, Hz.Muhammedi-nil Mustafa (S.A.V.)’i anmayı, doğru anlamayı, Sünnet-i Seniyyesi üzerine bir yaşam idame ettirmeyi ve nihayetinde şefaatlerine nail eylesin İnşaallah...

“İnançlar” Kategorisindeki diğer bloglarımı okumak için tıklayınız...

Sağlıcakla Kalınız... Selam ve Dua ile....

DİPNOTLAR
1-
Kur’an-ı Kerim, Al-i İmran Suresi, Ayet No: 31.
2-Kur’an-ı Kerim, Kalem Suresi, Ayet No: 4.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Amin, amin. Bizim yapacağımız Alemlere rahmet olarak gelen sevgili peygamberimizin (S.A.V.)in sünnetlerini ve hadis-i şeriflerini uygulamak. En çok da terbiye ve edeb yolunda ve de geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza göstereceğimiz, sevgi, şefkat ilgi ve istikballerini hazırlama yönünde..Yaşamda bencilliği, tekil bireyciliği reddeden bir anlayışa sahip olarak, toplumsal, barışcıl, yardımlaşmacı bir yaşantının daha yaşanılır ve keyif verici olduğunu belirtmekte yarar görüyorum. Sevgi ve şefkat, yüreklerimizde, UMMAN gibi...İyilikler eşliğinde insanoğluna sunulmak üzere...Manevi zenginliği yoksa kişinin, maddi anlamda herşeyi olsa bile, hiçbir şeyi yoktur, fakirdir... En büyük zenginlik iç dünyamızın zenginliğidir. Ellerine, yüreğine sağlık ablam. Esen kalasın. Gül Alkan.

Yurdagül Alkan 
 13.02.2010 16:35
Cevap :
Değerli Gül Alkan Abla. Bloğuma ve duygu dümyama yapmış olduğunuz değerli katkılarınızdan dolayı Allah (C.C.) sizden razı olsun İnşaallah... Sağlıcakla Kalın... Selam ve Dua ile...  14.02.2010 13:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2290
Kayıt tarihi
: 05.04.08
 
 

1972 Haziranında  Eskişehir'de doğdum. Edirne'de ikamet ediyorum. Duygu ve düşüncelerimi yazıya d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster