Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
13251
 

Hz. Muhammed neyi "Oku"du?

Hz. Muhammed neyi "Oku"du?
 

Herkes "bakar", ama bazıları "görür"! "Basar", bakar; "basîret" görür! Yani "görmek"ten murat, gördüğünün anlamını çözüp onu değerlendirmektir.......


Sevgili Milliyet Blog Okurları,

Yaşantımız içinde türlü türlü durum ve olaylarla karşılaşır, bazılarını çözüme kavuşturur, bazılarını da kavuşturmayız. Başarılı olduklarımız ve olamadıklarımız arasındaki fark, o mevcut duruma ait tüm verileri “OKU” yamamaktan kaynaklanır. Bir başka deyişle, mevcut durum hakkındaki bilgileri değerlendirme-analiz-sentez yetisini, aklı tam anlamı ile kullanamamışızdır.

Buna benzer bir durum da "görmek" ve "bakmak" arasındaki farkta açığa çıkar. "Bakmak" bakmaya dayalı bir biçimde olur ve herkes bakar ama “görmek”akıl gözü ile gerçekleşir. Basiretle görmeyi, akıl gözü ile görmeyi işaret eder. 

Bu kısacık bilgiden yola çıkarak, yaşadığımız sistem ve düzeni iyi anlamak için o sistem ve düzeni HAK’kıyla OKU’mamız gerektiğini de idrak edebiliriz sanırım. İçinde yaşadığımız sistem ve düzeni 1400 sene önce en mükkemmel şekilde Hz. Muhammed (s.a.v) OKU’muş ve bize en kapsamlı şekilde bildirmiştir.

Ben de bizlerin içinde yaşadığımız sistem ve düzeni en iyi şekilde değerlendirmemiz adına, bir farkındalık oluşturması için, değerli araştırmacı yazar Sayın Ahmed Hulûsi’nin “Hz. Muhammed Neyi OKU’du?” adlı makalesini Sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

https://twitter.com/sufafy 
 

***

HZ. MUHAMMED NEYİ "OKU"DU?

En çok sevdiğimiz şey tartışmak; en sevmediğimiz şey de tartıştığımız şeyin aslını araştırmaktır! Yaptığımız tartışmaların pek çoğu kulaktan dolma, duyuma dayanan verilere dayanır... Sözlerimizin, düşüncelerimizin ne dereceye kadar mantıklı ve makûl olduğunu hatıra bile getirmeyiz!

Bugün gerçeğini hiç düşünüp araştırmadığımız bir konuya dikkatinizi çekmeye çalışacağım...

Hz. Muhammed(aleyhisselâm) okuma-yazma biliyor muydu?

Hz. Muhammed(aleyhisselâm) neyi "OKU"du?

Yüzyıllardır insanlar ikiye bölünmüş tartışıyorlar; acaba Hz. Muhammed(aleyhisselâm) okuma- yazma biliyor muydu, yoksa bilmiyor muydu?

Kimi diyor, Okuma-yazma bilmiyordu "Ümmî"ydi!.. Kimi de diyor, biliyordu; "Ümmî"nin anlamı başkadır!

Bir an durun ve hatırlayın o an'a ait bilgileri!

"OKU" hitabı geldiğinde, Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'ın eline yazılı bir metin verilmiş miydi?

Elbette ki hayır! Allâh Rasûlü'nün eline verilmiş yazılı bir metin yoktu!

Peki, yazılı bir metin eline verilmediğine göre, o kişinin okuyup-yazma bilip bilmemesini tartışmanın âlemi var mıdır?..

Bundan sonra dikkatimizi çekmesi gereken önemli ikinci bir nokta daha vardır...

Eline yazılı bir metin verilmediğine göre; "OKU"uyarısıyla Allâh Rasûlü Muhammed(aleyhisselâm)'ın neyi "OKU"masıistenmişti acaba?..

"HZ. MUHAMMED NEYİ OKUDU" isimli kitabımızı yazmamıza sebep olan bu konuyu çok özetle biraz inceleyelim isterseniz...

"OKUMAK"kelime olarak iki anlam taşır... Birincisi, "bakmaya"dayalı bir biçimde baktığı şeyin ne olduğunu anlamak... İkincisi, "görmeye"dayalı bir biçimde baktığı şeyi "değerlendirmek"!

"Bakmak"ayrı şeydir; "görmek"ayrı şeydir!

Herkes "bakar", ama bazıları "görür"! "Basar", bakar; "basîret"görür! Yani "görmek"ten murat, gördüğünün anlamını çözüp onu değerlendirmektir...

Bir şeyi dinleyebilirsiniz, ama o dinlediğiniz şeyi anlayıp değerlendirebilmek güçlü bir akıl, mantık ve muhakeme kuvveti ister... Bunun gibi, baktığını görmekde ayrı bir özelliktir!

İşte "okumak"da bir anlamıyla baktığın yazılı metini deşifre etmek, çözmek anlamına geldiği gibi; bir diğer anlamıyla da baktığını görmek; güçlü bir mantık, muhakeme ile ondan yeni anlamlar çıkartmak suretiyle o şeyi değerlendirmekanlamını taşır...

Konumuz yazılı bir metni "okumak"olmadığına göre; Hz. Muhammed'e yapılan "OKU"hitabının anlamını acaba nasıl değerlendireceğiz?..

Konuyu bir misalle açıklamaya çalışalım... Maç spikerleri veya spor eleştirmenleri çoklukla teknik direktörleri değerlendirirken şu husus üzerinde dururlar... "Basîretsiz teknik adam maçı okuyamıyor!"ya da "maçın birinci devresini çok iyi okudu, buna göre verdiği taktikle takım ikinci devre çok iyi oynadı!"

Demek ki, "OKUMAK", yazılı bir metni çözmenin ötesinde, bir diğer anlamıyla, seyrettiğimiz şeyin nereden, neden, nasıl gelip, hangi hedefe yönelik akış içinde olduğunu kavramaktır!

Yani, "OKU" hitabıyla, Allâh Rasûlü olarak Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'ın, ALLÂH'ın yaratmış olduğu düzeni, SİSTEMİ OKUMASI istenmiştir!

"OKU"hitabının muhatabını iki şıktan biri olarak değerlendirmek zorundayız!

"OKU"istemi ya özel olarak yalnızca Hz. Muhammed(aleyhisselâm)'a aittir, genel olarak bizi hiç ilgilendirmez; "Oku"makgibi bir mükellefiyetimiz yoktur! Bu durumda, gerek Kur'ân-ı Kerîm'inve gerekse Allâh Rasûlü'nün ne dediğini anlamaya, kavramaya çalışmak gereksizdir! Bize düşen körü körüne, beyinsizce, eğitilmiş bir mahlûk gibi sadece denilenleri yapmaktır!

Ya da...

"OKU"istemi Hz. Muhammed(aleyhisselâm)'ın şahsında, tüm ümmetine yapılan bir hitaptır; Hz. Muhammed'e inanan herkesin "OKUMASI"istenmektedir!

Bu takdirde de, tüm inananlar, ALLÂH'ın yaratmış olduğu YAŞAM SİSTEMİNİ, ALLÂH DÜZENİNİ "OKUMAKLA" görevlidirler!

Bu hususu çok iyi düşünmeli ve anlamalıyız!

"OKUNMASI"istenilen SİSTEM nedir?..

AHMED HULÛSİ


 https://twitter.com/AhmedHulusi

http://www.ahmedhulusi.org/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

OKU ilk ayettir Ben de yıllarca bunu herkes gibi algıladım, ne yazık ki. Hiç derin düşünmeden. Belki de okullarda bize, okumanın önemini anlatmak için, iyi niyetle, KURAN'ın ilk ayetinin de bu olduğunu vurgulamak istediler... Kim bilebilir? Halbu ki biraz düşündüğümüzde, o anda ne bir levha, ne bir kağıt, ne de kitap vardı... Ancak bizler bunu düşünmemiştik ve birisi bizim adımıza, bir çok şeyde olduğu gibi, bunu düşünmüş, bizler de faydalanmıştık. Sevgili Üstad ne kadar değerli bir bakış açısı kazandırdınız bize, bunu tarif bile edemem. Çünkü o günden beri bu ''OKU'' olayına takmış vaziyetteyim ve bu çok işime yaradı. Nerede ne zaman olursa olsun, olaylara ve ortamlara konsantre olarak hep okumaya çalıştım. Ve bu bana bir çok şeyi yakalama ve başarı getirdi. Üstelik beyin hücrelerim de her daim egzersiz halindeler. Okuyamadan gidenlerden olmamak için muhteşem bir farkındalık yarattınız!

Kortan Tanaçyolu 
 16.02.2014 0:29
 

O denli önemli bir konu ki: OKUMAK! Düşünelim; gerçek anlamda okuyamadan gidersek, bu dünyada halimiz süper de olsa; boşa yaşamışız demektir. İsterseniz adınızın önünde, prof., dr., doç. Gibi ünvanlar olsun..! Ya da isterseniz, Kuran-ı Kerimi onlarca kez hatmedin! İsterseniz sabahlara kadar namaz kılın. Asıl olanı, yani; Allah’ın sistemini okumalısınız… İşte o zaman ölümü rahatlıkla tadar ve okuyanlardan olursunuz…

Saniye Düzgün 
 20.01.2014 23:18
 

Ben yıllarca din afyondur diyen bir babayla büyüdüm. Ne ironidir ki, afyonun bile ne olduğunu bilmediğim yaşlardan itibaren. Sonra ilkokul çağında AFYON bir şehirdi ülkemde. Kafam gene çok karışmıştı. Ta ki, ergen olup da, afyonun aynı zamanda bir uyuşturucu olduğunu anlayana dek. Gel de önyargılı olma! Gel de dinden öcüler gibi korkma. Bence, özellikle dinden öcü gibi korkanlar AHMED HULUSİ’yi okusunlar. Zaten anlamaya çalışmaktan ve bilgi bombardımanından vakit bulamayacaklar korkmaya. Makale bunun en güzel ispatı olmuş. OKU olayını hiç böyle düşünmüş müydük?! İyi ki paylaştınız ve iyi ki de okuduk.

Zeynep Kayacan 
 12.01.2014 21:37
 

Beyni sadece çöp bilgi olan( Sayın Yüksel, bu konuda bir makalenizi okuduğumu da hatırlıyorum), bir kişinin ‘Sistemi Okumak’ konusunda ne kadar yol alabileceği tartışılır. Fakat hiç değilse, okumak konusunun bilincinde olması bile bir artı değerdir! Maalesef, hiçbir şeyi seçmediğimiz (ya da bilincinde olmadığımız) bir ortamda bularak kendimizi dünyaya geldik. En azından, bir Afrika kabilesinde doğmadığıma şükrederim. Hele de en büyük şükrüm –öyle ya da böyle-, bir İslam ülkesinde doğmamdır. Hiç değilse, arayarak bulamayacağım bir çok doğruyu taklitle de olsa, gördüğüm, duyduğum ve uyguladığım bir ülke… Hele de Hz. MUHAMMED adının bilindiği, iman edildiği bir ülke… Daha sonra buna böylesi ÜST BİLGİLER, TEFEKKÜR EDEN DÜŞÜNÜRLER vs. eklenince sanırım artı değerlerim artmış oldu.. Yine de, ilerleyen yaşıma rağmen OKUMAK sanıldığı gibi başarılamadı. Çünkü hiç de kolay değil. Bu yüzden konuya BEYİN ile girdim. Çünkü şunu düşünüyorum, öncelikle ARINMAK, çöpleri temizlemek… Sonrasında yerini otomatik olarak okumak dolduracaktır… Umarım…

Mehdi Fidancı 
 10.01.2014 23:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1989
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10230
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster