Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
722
 

I am legend

I am legend
 

Filmin orjinal posteri.


Film, meydana getirdikleri virüsle kansere çare bulan bir doktorun tvde ki alçak gönüllü açıklamaları ile başlar. Onbinlerce insana uyguladıkları tedavi başarılı olmuş ve kanser tedavi edilmiştir. Fakat 3 yıl sonrasında, 2012 yılında işler tersine dönmüş ve 6buçuk milyar insandan ancak 500 milyonu hayatta kalmıştır. İnsan eliyle yaratılmış bu virüs öncesinde insanlık için umut iken...sonrasında sadece yıkım olmuştur.

Bu 500 milyon insanın da % 99’u büyük bir değişim geçirmiş ve gün ışığına duyarlı, son derece vahşi bir hale dönüşmüşlerdir. Parlak bir bilim adamı olan Robert Neville (Will Smith) bağışıklık sistemi dayanıklı olan pek az insandan biri olarak, New York şehrinde bir başına yaşamakta ve laboratuvarında bu salgına çare olacak formülü aramaktadır. Sonrasında neler olacağını ise artık seyredince siz görün.

Şehrin terk edilmişliği filmde son derece gerçekçi yansıtılmış. Her gün işleyen, bakımı yapılan, caddelerinden hayat akan şehrin, insanlar olmadığında nasıl da anında ıssızlığa ve bakımsızlığa büründüğü çok güzel gösterilmiş.

Filmin ilgi çekici diğer bir özelliği ise artık alıştığmız ve bir şekilde yön gösteren, hisli duyguları uyandıran arka fon müzikleri yok. Ancak oyuncular filmde bir parça dinlerse var…onun dışında dramatik katılımcı müzikler neredeyse hiç kullanılmamış. Filme iyice gerçeklik katılmış böylece.

İnsanın yalnızlığı ve nasıl da sosyal bir varlık olduğu ise güzel vurgulanmış.

Filmin yönetmeni Francis Lawrence’ı daha önce yönettiği ve Keanu Reeves’in oynadığı 2005 yılı yapımı “Constantine” filminden hatırlayabilirsiniz. Gösterime girdiğinde seyretmenizi tavsiye edeceğim bir filmdir. Filmi seyrederken biraz depresif duygular yaratacak olsa da, sonrasında düşündürttükleri bakımından seyredilmeye değer bir film.

Filmin fragmanını seyretmek isterseniz bu linki kullanabilirsiniz. http://iamlegend.warnerbros.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Henüz Türkiye'de gösterilmemiş olmamasına rağmen Net sayesinde izleme fırsatı bulduğumuz bir film. Fragmanını izlediğimde meraktan çatlamıştım. Ne zaman izleyeceğim bu filmi diye. Paylaşım sever arkadaşlar sağolsun. Boş caddelerde hızlı araba kullanımı ve ceylanların koşuşturması muhteşem.

Beytullah ARPACI 
 25.12.2007 12:32
Cevap :
Bos caddelerde ve hatta otlarin buyudugu caddelerde araba kullanmak hakikaten ilginc bir sahneydi. Seyretmenizi tavsiye ederim. sevgilerimle  25.12.2007 17:59
 

İyi ki blog evrensel bir platform.Bu sayede henüz Türkiye'ye gelmemiş bir filmi Amerika'da izleyip yorumlayabiliyorsunuz, ve bizde okuyabiliyoruz.Filmi zaten merak ediyordum, ama bu blog merakımı perçinlemiş oldu.

Sinefilozof 
 24.12.2007 11:55
Cevap :
Film seyredilmeye deger. Sanirim Turkiye'de de ocagin ikinci ya da son haftasi gosterime giriyor. Aslinda hep ayni zamanlarda izlenirdi...ama belki de noelden dolayi bu film bir kac hafta gecikmeli geliyor. Sevgi ve selamlarimla.  24.12.2007 16:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1298
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster