Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '10

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
5209
 

İbn-i Fadlan Seyahatnamesinde Vikingler

İbn-i Fadlan Seyahatnamesinde Vikingler
 

İbni Fadlan


İbni Fadlan seyatnamesinde inanması güç olaylardan da bahsetmiştir. Bunlardan biri; Volga Bulgar ülkesinde iken, ilk günün akşamı, güneş battığı sırada gökyüzünde, büyük bir gürültü kopar. Kırmızı bir bulut içinde insan ve atlara benzeyen karartılar görürler.

Hepsinin ellerinde mızrak ve kılıçlar vardır. İbni Fadlan bizzat şahit olduğu olayın devamını şöyle anlatıyor: ” Onları açık seçik görüyordum. Sonra aniden ilkine benzer bir grup daha ortaya çıktı. Bu iki grup birbirlerine saldırdılar. Korku içinde dua etmeye başladık. Oysa o sırada ülke sakinleri bize gülüyorlardı. Çarpışan bu iki birlik birden kayboldu. Ülke Kralına bu durumu sorduk. O da: ’Bunlar mümin cinler ile kafir cinlerdir. Var olduklarından beri her akşam savaşırlar.’ dedi. “

Diğer bir inanması güç olay da şöyle aktarılmış. Ülkede olağanüstü uzunlukta bir adamdan bahsediliyormuş. İbni Fadlan bu adamı görmek istediğini Krala bildiriyor. Kral da görebileceğini ancak bu adamın öldüğünü söylüyor. İbni Fadlan’ı onun kemiklerinin yanına götürüyorlar. Bir ağaca asılı durumda. Boyu on iki kulaç uzunluğunda . Kazan kadar kafası, İki karış uzunluğunda burnu varmış.

Bulgar Kralı adamın hiç konuşmadığını söylüyor. Onu bulmuşlar ve halkının yanına getirmişler. Fakat bu dev adam gelir gelmez uğursuzluklar baş göstermiş. Ona bakan çocuklar ölmüş, hamile kadınlar bebeklerini düşürmeye başlamışlar. Dev yakaladığı insanları ölünceye kadar sıkıyormuş. Bunun üzerine onu öldürmüşler ve cesedini bir ağaca asmışlar.

Bu dev için daha kuzeyde yaşayan VİSU halkından bilgi istemişler. Visular, bu devlerin bir adada yaşadığını, hiç konuşmadıklarını ve aynı hayvanlar gibi yaşadıklarını bildirmişler. Devler acıkınca denizin kenarına gelip dikiliyorlarmış. Denizden büyükçe bir balık fırlayıp önlerine düşüyormuş. Devler yiyecekleri kadar eti balıktan kopartıyor, sonra balıkta bir şey olmamış gibi denize geri atlıyormuş. Bunlar Yecüc Mecüc kavmidir diye bilgi vermişler Visular. (Bu kavim inancımıza göre eskiden var olan, kıyamet öncesi yeniden ortaya çıkacaklarına inanılan kavim -bu kavim o kavim midir bilemiyoruz tabi)

Gelelim Vikiglere. İbni faldan ve ekibi daha kuzeye gidiyorlar. Vikinglerin ülkesine. Bugünkü Danimarka dolayları sanırım. Aynen şu cümle ile başlıyor onarlı anlatmaya: “Allahın yarattığı mahlukat içinde en pis yaratıklar. Ne tuvaletlerini yaptıktan sonra ne de cinsel ilişkiden sonra temizlenmezler. Başıboş eşekler gibiler.”

Vikinglerinlerin atletik yapıları İbni Fadlan’ın dikkatini çekmiş. Yarı çıplak dolaşıyorlar, toplu olarak yaşıyorlar. Kalabalık yatıyorlar, ortalık yere pisliyorlar, ortalık yerde cinsel ilişkiye giriyorlar diye bilgi veriyor. Bir sabah kalktığında şahit olduğu mide bulandırıcı olayı şöyle anlatıyor. “ Uyandıklarında bir hizmetli kız genişçe bir tas içinde liderlerine su getirir elini yüzünü yıkaması için. Lider kişi elini yüzünü yıkar, ağzını burnunu temizler, tasın içine sümkürür, saçlarını tarar, bütün pisliği tasın içine atar, akıtır. Sonra aynı tas, su değiştirilmeden oradaki onlarca kişi tarafından kullanılır. “ (Bu sahne 13. Savaşçı filminde aynen uygulanmış, hakikaten iğrençti.)

Anlaşıldığı kadarı ile İbni Fadlan, Vikingleri İslama davet etmiş ama başarılı olamamış. Son olarak Vikinglerin bir cenaze törenine şahit olmuş. Ölen kişi yakılmadan önce bir yas(!) töreni düzenleniyor. Savaşçılar hazırlanıyorlar. Büyücü acayip danslar yaparken, ölenin yanında gitmesi için bir kız seçiliyor, kurban edilecek. Bu kız kurban edilmeden önce bütün savaşçılar tarafından cinsel olarak kullanılıyor. Kız tek tek erkekleri dolaşıyor. Tamamlandıktan sonra büyücü tarafından bir hançerle öldürülüyor. İki ceset bir sal üzerine yanacak bir odun vb araçlar ile konarak, yakılıyorlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Metin Bey, bilirsiniz, medeniyet anlamını gerçeğinde genel olarak, şehir yaşamı, şehirlileşmekte bulmaktadır. Özetlenecek olursa bunlardan; kanalizasyon sistemleri, hamamlar, sokakların aydınlatılması, hastaneler, meydanlar, alışveriş için özel olarak yapılan yerler ve insana konfor getiren aletler-tezgahları sayabiliriz. Tarihi belge ve kazı sonuçlarına bakıldığında Doğunun şehirlileşmede bir adım önde olduğu görülmektedir. İslam dininin de, gerek kişinin kendisinin, gerek çevresinin temizliğine dikkat etmesi konusunda da önemli öğütler verdiği bilinmektedir. Bu çeşit eserlerin, bilgilerin karşılaştırılmasındaki önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Elinize sağlık sağlıcakla kalınız. Not; size bir link veriyorum, inceleyebilirseniz belki okuduklarınızı, daha kolay aktarmanıza yardımcı olabilecektir. " www.cpen.com/"

Canmehmet 
 17.12.2010 11:05
Cevap :
teşekkür ederim.  17.12.2010 11:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 161
Toplam mesaj
: 124
Ort. okunma sayısı
: 10569
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

Denizli'liyim. Tarih bölümünü bitirdim.MEB'de öğretmenlik yapıyorum. Araştırma tarih kitapları ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster